İletişim
İLETİŞİM
İletişim karşılıklı güven ve saygıya dayanan, uyum içinde olarak bilinen ahenkli ve yüksek kaliteli bir ilişkidir. Bu hem kendimizle hem de başkaları ile olan ilişkilerimiz için geçerlidir.
"Yarın o kadar da önemli değildir, hele de bugün hala dünse." - Douglas Adams (Kurgusal)"
"Yarın o kadar da önemli değildir, hele de bugün hala dünse." - Douglas Adams (Kurgusal)"
İLETİŞİM
İletişim karşılıklı güven ve saygıya dayanan, uyum içinde olarak bilinen ahenkli ve yüksek kaliteli bir ilişkidir. Bu hem kendimizle hem de başkaları ile olan ilişkilerimiz için geçerlidir.
Evrim hipotezi, canlılığın kökenini açıklama iddiasıyla bilimsel tartışmalara konu olmuştur. Amino asitlerin ilkel dünyada tesadüfen oluşabileceği varsayımı, matematiksel ve kimyasal açıdan eleştiriler almaktadır. Miller'ın 1953'teki deneyi evrimciler tarafından kanıt gösterilse de, bu deneyin gerçek ilkel atmosfer koşullarını yansıtmadığı gerekçesiyle birçok bilim insanı tarafından geçersiz sayılmaktadır.
Merhaba, Etik dersimiz yapmış olduğum bir çeviri metninin özetini sizlerle paylaşmak istedim... Burada hepimizin yapmak istedikleri, ama yapmamak için nelere sığındığımızı göreceksiniz...
Saygılarımla
Bu yazı, evrim hipotezinin en temel açmazını ele alıyor: Canlılığın cansız maddeden nasıl ortaya çıktığı sorusu. Özellikle Miller Deneyi'nin eleştirel analizi üzerinden, evrim hipotezinin başlangıç noktasındaki zorluklara dikkat çekiyor. Canlılığın kökenine dair fosil kanıtlarının yokluğu ve cevaplanamamış sorular, bilimsel tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Felsefe, bireyselliğin söz konusu olduğu bir uğraşı alanıdır. Ve bu alanda uğraşan insanların; içinde bulundukları topluma biraz daha dışarıdan (yukarıdan) bakmaları gerektiği konusunda hakim (yaygın) bir görüş vardır. Buna kısmen katılmak mümkündür. Felsefecinin ait olduğu toplumun sınırlarını zorlayabilen, hatta bu sınırları aşan bir yapıda olduğunu felsefe tarihi bize
Evreni anlamak isteyenlerle, anlamamazlıktan gelenlerin arasında süren düşünsel savaş sırasında bir çeşit Kwaii Milliye Köprüsü kurarak bu iki gurubu barıştırmaya çalışan bendenizin bir çalışması.
Bu metin, duyularımızın fiziksel dünyayı nasıl algıladığını ve beynimizin bu algıları nasıl işlediğini sorguluyor. İnsanın çevresini deneyimlemesinin tamamen beyninde oluşan elektriksel sinyallerin yorumlanmasına dayandığını vurgulayarak, algıladığımız gerçekliğin aslında zihnimizin bir temsili olduğu fikrini tartışıyor. Materyalist dünya görüşüne meydan okuyan bilimsel bir bakış açısı sunuyor.
Kuantum fiziğinin olağanüstülüğünü işittiyseniz,ünlü fizikçilerin bunun paralelinde yarattıkları kuantum felsefesi de eğer isterseniz size mutluluğun formüllerini verecek!
\*Bu konuda bir düşüncen yok öyle mi?O halde bu evde sana verilecek kız da yok,evladım!(Damat adayına söylenebilecek en entelektüel söz,kız babasını
kutlayalım okuyucular.)
Düşünmeye devam ediyorum arkadaşlar,yalanım yoktur bilirsiniz.Ben düşündüm mü tam düşünürüm
bunu da bilin...
..."Bütünüyle 'An'lık bir durumdur ömrümüz" Öncesini sorgular, sonrasını düşleriz. İçinde bulunduğumuz an'ı yalnızca yaşarız. Daha önceki biçimimiz yaşadığımız an üzerinde çok etkili olduğu için ilerisini anlamak zor olmayacaktır ancak bazı ayrıntılar vardır ki; Tesadüf ya da kader olsun, kimsenin anlamadığı bir biçimde hayatımıza yön verirler"...
"Felsefe-edebiyat ilişkileri" konusunda bir dosyaya yer veren, Özne, 3. yılında 6. sayısıyla girmiş oldu...
“Doğada rastlanan her taşın altına bakmalıdır. Çünkü gerçeğe bazen caddelerde değil, patika yollarda rastlanır” - Bacon
Bu yazıyı yazmamın amacı; Gerçeklik ve mutlu olmak kavramlarının insanın var olduğunu düşündüğü veya hissettiği dünyaya olan bağlılığına etkisini irdelemek.
Bazen hepimiz felseyi çok merak etmişzdir. İşte sizlere yaraladığım kaynaktan bir felsefi incelemesi paylaşıyorum.
Engin Geçtan