Belki de Ms
Tekrar yazayım... tıb ile ilgim hasta olmaktan ibaret... MS denilen rahatsızlıkla mücadele halindeyim... Şu anda tekerlekli sandalyedeyim...
"Sanırım zamanın ne kadar hızlı aktığını merak edenler, genellikle borçlarını ödemeyi unutmuş olanlardır." – Mark Twain"
"Sanırım zamanın ne kadar hızlı aktığını merak edenler, genellikle borçlarını ödemeyi unutmuş olanlardır." – Mark Twain"
Tekrar yazayım... tıb ile ilgim hasta olmaktan ibaret... MS denilen rahatsızlıkla mücadele halindeyim... Şu anda tekerlekli sandalyedeyim...
İslam'da şirk ve tevhid kavramları üzerine derinlemesine bir inceleme. Bu makale, Allah'a ortak koşmanın anlamını ve tek tanrı inancının önemini Kur'an perspektifinden ele alıyor. Günlük yaşamda bu kavramların nasıl yanlış anlaşılabileceği ve doğru inanç anlayışıyla bu yanılgıların nasıl önlenebileceği tartışılıyor. İslami inanç sisteminin temelini oluşturan bu iki kavramın
Devami yazı
Nurdan Gürbilek
Ceza infaz kurumları ve cezaevine ilk giriş ve müşahede koğuşlarında geçirilen ilk gece ve mahkum olmanın ve çaresizliğin en acı hissedildiği zamanlar
Bazen ben (.) koyarım ve orada bitiririm her şeyi. Kimi zaman da , (virgül) kardeş tam nokta koyulacak yerde, atar pençesini oraya ve bir şans daha verir hem cümleye hem de yaşanacaklara. Bir zaman ikimiz altlı üstlü bir araya geliriz bu virgül kardeş ile o zaman da adımız
Şunu çok iyi anlamamız gerekir: Biz bu dünyaya diğer insanları mutlu etmeye, onlara yaltaklanmaya ve yaşantımızı onların istediği şekilde sürdürmeye gelmedik. Dolu dolu yaşamak, sevmek, sevilmek, öğrenmek, bilgilenmek, olgunlaşmak ve hayattan keyif almak için geldik. Kendimizi her açıdan tamamlamak, tatmin etmek, sevgimizi ve umutlarımızı en derin ve en
Herşeyin özüne gitmeli insan, görünene değil. Bildiğin gördüğün kadardır çünkü, Gördüğün baktığın kadar ve baktığın düşündüğün kadar. Baktığını görmez, gördüğünü düşünmezsen eğer, Gördüğünün bildiğine sığmadığını da göremezsin ... Atakan Korkmaz
Önce ekmeği kızartmak, üstüne tereyağı ve incir reçeli sürmek sonra da sevişmek lazım/ Ekmek ile yarışmak/ Ağzın incir reçeli kokarken öpüşmek/ Severken sevilmek/ Koşabilirken koşmak lazım/ Aslında anlamak lazım: Yok'un var olabilmesi için 'var'lık şartsa ki şarttır: 'Var'ın yok olabilmesi olanaksızdır/
Yazmak deliliktir. Eğer ben akıllı bir adam olmuş olsaydım, yazılarımla bir tımarhane kurup, satır aralarından kendini akıllı sananlara göz kırpmazdım. Yazmak; sözcükleri, harfleri eze eze yazmak, içini dökmek, sayıp sövmek, sevmek, gömmek, diriltmek, ters köşe yapmak, dağılmak, toparlamak, çağırmak, itmek, ümit vermek, süründürmek, güldürmek, sırıtmayı yok etmek, saçmalamak,
Ben psikolog değilim ama belki yazmayı sevmemden biraz; şimdi umursanmak insanlar tarafından nedir daha doğrusu bağlı ve bağımlı olmak aynımı bir iltifat bir mesaja cevap gelmeyince hamen buarkadaş beni umursamıyormu yok efendim benle resim çektirmedi bunlar umursnama değil gel geç şeyler bu hayatta bir hedefi güzel bir uğraşısı
Russell, Kierkegaard, Tolstoy gibi düşünürler, dinsizlikten ziyade, dinin neden olduğu ahlaksızlık olgusuna ısrarla dikkat çekerek, çok önemli toplumsal bir gerçeği açığa çıkarırlar. O halde, eğer "dinin ahlaksızlığı" söz konusu ise, dinin, aslında "ahlaksızlığın dini" konumuna düşmesi de kaçınılmaz olabilir.
Oğuz Atay