Bir Şiir Emekçisi: İhsan Tevfik Kırca
İhsan, Su Şehri’nden bir arkadaştı. Doğduğu şehre adeta âşıktı. Sözünün bir cümlesi mutlaka Su Şehri idi. Orayı anlatmakla bitiremezdi.
"Yazmak, aslında ölümü aldatmanın en kibar yoludur. Ve evet, ben de bu oyunda iyi bir hilebazım." - Virginia Woolf"
"Yazmak, aslında ölümü aldatmanın en kibar yoludur. Ve evet, ben de bu oyunda iyi bir hilebazım." - Virginia Woolf"
İhsan, Su Şehri’nden bir arkadaştı. Doğduğu şehre adeta âşıktı. Sözünün bir cümlesi mutlaka Su Şehri idi. Orayı anlatmakla bitiremezdi.
Aydamak: Sürmek, haydamak...
Aykırlamak: Bir istikamete yönelmek, yöneltmek...
TRAKYALIYSAN PAYLAŞ
Domatiz: Domates.
Aretlik: Ahiretlik, can arkadaş, kanka...
nazım hikmet ran , cezaevlerinde kaldı ,yılmadı mahpusluk onu yıldıramadı dünyanın en üretken yazırlarından biri oldu
Muhtelif gazete ve dergide yazıları çıkmakla beraber, Yeni İstanbul ve Tercüman gazetelerinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. Orta Doğu gazetesinin kurucularındandır.
Anadolu Ajansı'nın Beyrut muhabirliğini yaptığı sıralarda, 1965 yılında seçimlere katılarak Adalet Partisinden Bursa milletvekili seçildi.Daha lise öğrencisi iken şiir ve yazı yazmaya başladı. İlk şiirlerini, 1950
Takrîr edemem çektiğim âlâmı felekten
Zirâ ki anın zikri de bir gûne elemdir
(Müverrih Râşid) İzzet Mollanın bir beyti ile girelim söze.
Der ki,
Gerdûn sitem-i baht-ı siyâh etmeğe değmez
-Ona göre,Felsefe kavramı üzerinde ortak bir tanımın verilmesi mümkün değildir.Öyle ki Felsefe üzerinde yorum yapan yada onu anlamaya çalışan iki filozof arasında bile ortak bir felsefe tanımı mevcut değildir.Bu sebeple herkesin kendine özgü bir felsefe tanımı ve anlayışı söz konusudur.
Kadın Şair Sappho, espri yeteneğini yer yer dizelerinin arasında okura hissettirirken evrensel özellik taşıyan aforizmalara da şiirlerinde yer vermiştir. Aşağıdaki mini dizeleri okuduktan sonra düşüncem şu olmuştu; doğunun felsefe babası Cibran ve asi Şairi Hayyam sanki kadın şairden esin almıştı.
Hayati OTYAKMAZın Hayatı:
Araştırmacı Yazar, Şair, Dergi Yönetmeni, Eğitimci, Çocuk Edebiyatçısı ve aynı zamanda iyi bir Hatip tir.
Hayati OTYAKMAZ:
1961 yılının Eylül ayının 15inde Yozgat ili, Sarıkaya İlçesi Emirbey Köyünde dünyaya geldi. Yazılarında: Mehmet Emirgil ve Mehmet Cihangir mahlaslarını da kullandı.
Ve öldüğünde onu sevenler ağladı. Hala da içi sızlar dizelerine gözü değerse insanın. Lakin biri var ki Dünya Edebiyatının önemli bir kalemi, adı Pablo Neruda da ağladı gönül dostunun ardından. Şiiriyle adeta yas tuttu:
Konfüçyüs, Hükümdarın isteği üzerine bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul etti. Yedi gün izledi. Yedinci gün yüksek memur Sao-Çengi idam ettirdi, cesedin üç gün açıkta kalmasını emretti.
Öğrencileri çok şaşırdılar, yanına gittiler, sordular:
Türkiye’nin tanınmış şairi Mehmet Nacar’ın
“Hasrete Yolcuyum” kitabının dil ve üslup özellikleri hakkında inceleme
iskenderun’da hatay tarihini araştırma alanında bir ilk gerçekleşti: tarih yapanlar tarih de yazdı: hatay’ın anavatana katılış mücadelesi; kurtuluş öncesi ve sonrası kitaplaştırıldı. bunu kınalıkuzular, mehmetçikler gerçekleştirdi...
Şarkılarını yoksul halkı için söyledi Victor Jara... Gitarının tınılarını, halkına ve ülkesine adadı. Açlığa, yoksulluğa, emperyalist sömürüye, barışa adadı kendini... Müziğin yanısıra, tiyatroyla, folklarla ilgilendi, üllesinin kültürüyle yoğruldu, sesiyle, sözüyle, gitarıyla evrenselleşti Jara.
Türk şiirinin üstatları birer birer aramızdan ayrılıyor.Bu durum Türk şiiri adına bir hayli endişelendiriyor bizi.Çünkü pınar baştan kuruyor.Yeni sesler ve yeni renkler geliyorsa da bunlar bir balon misali kısa zamanda sönüyor.
Bazı zamanlar,bir kısım duygu ve düşünceler dilimizin ucuna kadar gelir de bir türlü kelimelere döküp söyleyemeyiz onları…Ruhumuzdaki kıvılcımları dile getirmede sözcükler kifayetsiz kalır.
O zaman kurmaca bir eserle, bir gazete haberi ya da tarih kitabı arasında ne fark vardır? Onlar da sözcüklerden oluşmaz mı? Ve onlar da, anlatının yapay zamanı içinde gerçek zamanın sınırsız sağanağını kapsamazlar mı? Neyin gerçek olduğuna yaklaşırken zıt yapılar söz konusudur: Roman yaşama baş kaldırırır ve çiğner
Röportaja dönelim. Sen nereye bakıyosun öyle? :D
L-Ne hoş çanta :)
R-Sendeki bu çanta merakı nerden geliyo Levo?
L-Yav bu kızıl saçlarla bu mini eteği uyuzluk olsun diye mi kuşandın? Gözleri de yemyeşil lenslemişsin?
R-Biraz taciz ediyim dedim :D Beğendin