başarı, çoğu zaman mutluluk değildir. insanın dayanabildiği yere verdiği addır. herkes kendi sınırını başka bir isimle çağırır. sevdiğini yapan azdır. çoğu insan, yaptığı şeyin içine yerleşir. önce katlanır, sonra alışır. alışmak zamanla sevmek gibi görünür. mutluluk dillerde bir anahtardır. elde dolaşır. ama çoğu kapı o anahtarı tanımaz. insan yine de cebinde taşır, boşuna olmadığını kendine kanıtlamak ister. başarı çoğu zaman bir varış noktası değildir. durabildiğin yerdir. daha ileri gidemediğinde orada kalabilmektir. herkes “başardın” der ayakta kaldığın sürece. içeride ne kaldığıyla kimse ilgilenmez. bazıları başarısız sayılır. çünkü yorulduğunu saklamaz. bazıları başarılıdır. çünkü susmayı öğrenmiştir. susmak zamanla bir meziyet gibi anlatılır. oysa çoğu zaman sadece daha derin bir yorgunluktur. ve bazı hayatlar hiç başarısız olmaz. çünkü başlamak için zaten çok geçtir. sevmek mi işi? bazen sevecek hal bile kalmaz. ama yine de kalkarsın. borcunla, utancınla, yarım kalmış hayallerinle. çünkü vazgeçmek de bir lüks ister. mutluluk anahtar degildir. kapı çoğu zaman kırıktır zaten. iceri girmek degil mesele, içerde kalabilmektir.
KİTAP İZLERİ
Nohut Oda
Melisa Kesmez
Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku