"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

başarı denilen şey bazen sadece hayatta kalmaktır

Bu düşündürücü metin, başarı ve mutluluk kavramlarını sorgulayarak hayatın derinliklerine iniyor. İnsanların dayanabildiği noktayı başarı olarak adlandırdığını, alışmakla sevmeyi karıştırdığımızı ve çoğu zaman suskunluğun meziyetten çok yorgunluk olduğunu anlatıyor. Toplumun başarı algısını eleştiren, içsel huzur ve gerçek mutluluğun ne olduğunu düşündüren felsefi bir yaklaşım sunuyor.

yazı resim

başarı, çoğu zaman mutluluk değildir. insanın dayanabildiği yere verdiği addır. herkes kendi sınırını başka bir isimle çağırır. sevdiğini yapan azdır. çoğu insan, yaptığı şeyin içine yerleşir. önce katlanır, sonra alışır. alışmak zamanla sevmek gibi görünür. mutluluk dillerde bir anahtardır. elde dolaşır. ama çoğu kapı o anahtarı tanımaz. insan yine de cebinde taşır, boşuna olmadığını kendine kanıtlamak ister. başarı çoğu zaman bir varış noktası değildir. durabildiğin yerdir. daha ileri gidemediğinde orada kalabilmektir. herkes “başardın” der ayakta kaldığın sürece. içeride ne kaldığıyla kimse ilgilenmez. bazıları başarısız sayılır. çünkü yorulduğunu saklamaz. bazıları başarılıdır. çünkü susmayı öğrenmiştir. susmak zamanla bir meziyet gibi anlatılır. oysa çoğu zaman sadece daha derin bir yorgunluktur. ve bazı hayatlar hiç başarısız olmaz. çünkü başlamak için zaten çok geçtir. sevmek mi işi? bazen sevecek hal bile kalmaz. ama yine de kalkarsın. borcunla, utancınla, yarım kalmış hayallerinle. çünkü vazgeçmek de bir lüks ister. mutluluk anahtar degildir. kapı çoğu zaman kırıktır zaten. iceri girmek degil mesele, içerde kalabilmektir.

KİTAP İZLERİ

Yırtıcı Kuşlar Zamanı

Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'in Yeni Romanında Hafıza Bir Suç Mahalli Ahmet Ümit, sevilen karakteri Başkomser Nevzat'ı bu kez en karanlık dehlizlere, kendi zihninin tekinsiz koridorlarına sürüklüyor. Polisiye
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön