..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hiçbir kış sonsuza dek sürmüyor, hiçbir ilkbahar uğramadan geçmiyor. -Hal Borland
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Orkun Levent BOYA
Orkun Levent BOYA - Sıradan
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Kutu Kutu Pense (Orkun Levent BOYA) 24 Ekim 2008 İronik 

“Apartmanları bilirsiniz… Hani o eski sempatik komşuluk ilişkilerini, içinde barındırdığı kutulara tepiştirerek yok eden apartmanları… Bırakın cücüğünü soğanın, zarının bile kapısından sarkmaya cesaret edemediği komşulukların yaşandığı; kapıların düşüncelerden önce sürgülendiği; yağmurun düşleri uyandırmasını önlemek için hava kararmadan çekilen rengarenk perdelerin süslediği apartmanlardan bahsediyorum… Nerede “Yırtık Saadet”, “Falcı Hatice”, “Bakkal Kemal”, “Sünnetçi Suphi” ve pijamasından önce yaşlanan “Esat Amca”… Hepsi, ama hepsi, anı artığı olarak süslüyorlar sadece kırılgan tebessümleri, apartmanlardaki onlarca kapının ardındakilerin kırılganlıklarıyla kol kola girerek… Ama ne yalan söyleyeyim, apartman yaşamının da kendine has sempatiklikleri yok değil… Mesela, hiç unutmam, birkaç yıl önceydi”

  Kış Günlüğü (Orkun Levent BOYA) 14 Eylül 2006 Anı 

Bir de; inceden bir yağmur düşüyor mangalın üstüne. Hani, senin o çok iyi bildiğin ve çok sevdiğin çisi türünden Ankara yağmuru var ya...

  Bozulmayan (Orkun Levent BOYA) 14 Temmuz 2006 Anı 

Onların arasından, kendimize yıldız seçip, her akşam aynı yaprakların arasından yıldızımızın bize görünmesini beklerdik. Gelmeyince ya da gecikince "başka yaprakların arkasına mı saklandılar acaba" diyerek, bu kez, onları biz aramaya çıkardık bakışlarımızla...

  İlk Öğretmenim (Orkun Levent BOYA) 29 Haziran 2006 Çocuk 

Günlerim neşe içinde geçiyordu. Annem de onunla olan ilişkimi kabullenmiş, izin vermişti; "Evin içine olmaz ama, akşamları bahçemize alabilirsin" diyerek...

  Hale'nin Papatyaları (Orkun Levent BOYA) 10 Şubat 2006 Sevgi ve Arkadaşlık 

"bana mutluluğun resmini çizebilir misin" diyene bu papatyaları göstermek lazım, diye düşündüm...

  Deve ile Yılan (Orkun Levent BOYA) 23 Ağustos 2005 Didaktik 

Pazar yerindeki sepetinden sızarak uzaklaşan kobrayla, kervandan kaçan deve şehrin dışında, çölün başlangıcında karşılaşmışlar. Yılan devenin tabanından ürkmüş, deve ise, yılanın dilinin ucundakinden.

  Çal Hanky Çal!.. (Orkun Levent BOYA) 3 Haziran 2005 Bireysel 

Çal Hanky, çal!.. Ne istiyorsan onu çal!.. Ne çalarsan çal, ama içinde yaşlılık olmasın Hanky. Çünkü, o zaten benim içimde... Dışımda... Sağımda... Solumda... Kahrolası, her yanımda!..

  Kendileri Babam Değildir, Sadece Soyadı Benzerliği (Orkun Levent BOYA) 12 Mayıs 2005 Başkaldırı 

Bir çocuğu daha bebek sayılabilecek yaşlarda ‘baba’ kelimesinden nefret ettirecek kadar, ‘iğrenç’ bu adam bir gün karşıma çıkacak ve bana, “ben senin babanım” diyecek!..

  Ufak Şeyleri Dert Etmeyin (Orkun Levent BOYA) 19 Nisan 2005 Yapıtlar 

Pek çok insan yaşam enerjilerinin büyük miktarını “ufak şeyleri dert ederek” harcadıkları için, yaşamın güzelliğini ve büyüsünü ıskalamaktadırlar.

  Anastasia & Pietro (Orkun Levent BOYA) 24 Mart 2005 Destan 

Yükseklik korkusu olan bir güvercin düşünebiliyor musunuz? Ben öyleydim işte! Ama bütün suç ağabeyim Sergey’deydi.

  Bendeki Karga ile Tilki (Orkun Levent BOYA) 18 Mart 2005 Didaktik 

Tilki, daldaki kargayı kandırır ve karganın ağzından düşen peyniri yer. O andan itibaren, tilkinin adının kurnaza, karganın adının ise aptala çıktığını hepimiz biliriz.

  Yeni Tanrı (Orkun Levent BOYA) 9 Mart 2005 Din 

Tanrı’ya ister inanın, ister inanmayın... Ama buna inanmalısınız. Bizden daha büyük bir gücün varlığına olan güvenimizi kaybettiğimiz anda, sorumluluk duygumuzu yitiririz.

  Mutlu Olma Sanatı (Orkun Levent BOYA) 7 Mart 2005 Yaşam 

Spinoza der ki, insanın tutkuları olmaması olanaksızdır, ama belki adam, ruhunda o kadar mutlu düşünceler yaratır ki, tutkuları bunların yanında pek küçük kalır...

  Küçük Deniz Kızı ve Sevgi (Orkun Levent) 16 Şubat 2005 Sevgi ve Arkadaşlık 

Açık denizlere kıyısı olan küçük bir köyde yaşlı bir balıkçı yaşarmış. Uzun yıllar, engin denizlerde oltası ile balık avlayan bu ihtiyar, etrafına sevgi saçan hayat dolu bir insanmış.

  Tiktak Tiktak (Orkun Levent) 28 Ocak 2005 Taşlama (Kinaye) 

Dünya dönüyor.../ Neden mi/ Tabii ki bilmediğinden... Ama çok tuhaf bir şey daha var Ne mi? Tabii ki kalbim

  Tanrı ve Test (Orkun Levent) 3 Ocak 2005 Soyut 

Dışsal etkenler ne olursa olsun, kendini arayan birinin öyküsüdür. "Hepimiz, diğer yarımızı arıyoruz" düşüncesiyle kaleme aldığım bu yazımda 2 kelimeyle ne aradığını bilen bir deliyi anlattım.

 

 



"hepimizin istisnasız yapacağı iki şey vardır; doğum ve ölüm!.. İkisinin arasında ise; yalandan biz!.."



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Orkun Levent BOYA, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 19.01.2022 06:20:50