"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Bayram Kaya

Totemi Dil 24/e

Totemi nokta (totemi alan) öznenin, yani eylemli ben bilinci olan kişinin; elmayla, elmayı doğrudan yeme girişmesi arasına girip yemeyi engelliyordu. Kişi yeme işini, elmayı totem merkezine getirip de paylaşana kadar kişinin yemesini biraz geciktiriyordu. Sosyal etki sosyal öğrenmeydi.

Totemi Dil 24/d

Tekil kişi, tekil kişi davranışları ortam alanına ilave bir alan ve alan dalgalandırılmasıdır. Hemcinsler bir alan dalgalandırması olarak bir araya gelirler. Bir araya gelme bir güç birliği ortaya koyar. Bu güç birliği kolektif etkidir. Kolektif etki hareketinde ötürü, kolektif etki ortamın nötr alan salınımına ilave bir alan dalgalanması

Totemi Dil 24/c

Cennet ve cehennemin imgeleri hep bu dünyadandı. Köleci cehennem kolektif alandan ayrılmayı köleci cehennem ile açıklayamıyordu. Kolektif düzlemle aynı zaman içinde olan köleci cehennem cennetten çıkışı aldatılma yüzünden oldu diye açıklıyordu.

Totemi Dil 24/b

Sunular, yani kurbanlar veya hediyeler yamyamların aç ve saldırgan öfkesi olan gazabı dindiriyorlardı. Sunular üretici grubun başındaki yamyam belasını defediyordu. İşte kurbanların yamyam tehdidi gibi bir belayı defetme işine saddugu diyorlardı. Kurban sadakası diyorlardı. Yani sadaka verme veya şimdiki deyimle vergi verme, baç verme, haraç verme, komisyon verme

Totemi Dil 24/a

Bu nedenle geçmişinde; totemi bir meslek sahibi olması gereken, totemi bir yiyecek ayrılığı olması gereken, totemi bir renk, giyecek ayrılığı olması gereken, totemi düzleme göre cinsel bir seçilim ayrılığı ve cinsel yasakları olması gereken Yılan grubunu El mantığı; Âdem ve Hava gibi birbiriyle ittifak etmiş, Ortadoğu kaynaklı iki

Totemi Dil 23/c

Cennetten kovulmayı gerektirecek denli çiğnenen yasaklar neydi? Âdem ve Hava hikâyenin yukarıda beri anlatılan tarihsel geçmişi yoktu. Her şey birden puf diye öğretilmiş olarak ortaya çıkıyordu. Çünkü köleci mantık kendi öncesi tarihi yok sayıyordu. Ve köleci tarihi ezeli ve ebedi olan söylemleriyle tarihsel oluşu kendisiyle başlatan bir hilenin

Totemi Dil 23/b

Totem yasalardan beri oluşan cinsel kültürlü yasaların izole kültür üzerindeki baskı ve basıncı mülk sahibini tanıyan ahit anlaşmaları içine doğru geçerken geçiş ritüelleri içinde anlatıcılar kendilerini Adam olarak tanımlarken, karşı tarafı da Eva olarak yani cinsel partneri kadın olarak tanımlıyordu.

Totemi Dil 23/a

Âdem ile Hava hikâyesindeki (Dumuzi ile Geştinna; Gılgamış ile İnanna hikâyesindeki) cennet miti, köleci sistemin cehennem azabı içindeki insanlar için erken döneme ait hafıza kayıtlarından ilhamla kolektif yaşam imajlarından çıkarımlardı.

Totemi Dil 22/b

Sunular hep karşı Eva tarafından karşı Ademe gruba ya da grup temsilcisi ademe yapılıyordu. Sunan ve sunulanlar karşı gruptan karşı cinslerdi.

Totemi Dil 22

Âdem ve Hava birçok geçiş dönemlerini ifade eden hikâye sanatı söyleyişiydi. Hikâye bir ittifakı olay karşısında, eski totem yasağını aşma işiydi. Âdem ve Hava üreten zıt gruplardı.
Âdem ve hava üreten, kendi meslek çekiciliği içindeki zıtların izole ayrıştırıcı lığı ve yine zıtların cinsel çekiciliği üzerinde yakınsayan

Totemi Dil 26

Kolektif ise hiç kimsenin olmayan ve herkesle olan. Herkesle ortaya konandır. Tek başına hiç kimsenin kolektifliği ortaya koyması olanaklı değildir. Bu nedenle verili düzlem olan doğada hiçbir zaman emek yoktur. Dalda koparıp yediğiniz elmaya harcadığınız işe kimse emek diye, alın teri diye pay vermez.

Totemi Dil 25

Mülk sahibi zaten emek kavramının çağrışımlarını unutmanızı istiyor. Tıpkı rızk söylemiyle kolektif payınızı ve kolektif paydaşlığınızı unutturduğu gibi. Emek dendiğinde işverenin parası ya da mülk sahibinin mülkü karşısındaki alın terini anlamanızı istiyor. Burada kolektiflikten eser yoktur.
Kısacası tarihsellik emek dediğiniz zaman kolektif alanı, transfer kişi emeklerini,

Totemi Dil 21

Âdemin yasak elmayı yemesi, hafızalarda kalan yasak totem yiyeceğin ilahi ittifak adına delinmesini simgeleyen geçiş ritüelinin uzlaştırıcı ifadesidir. Âdem ve Hava ya da Dumuzi ve İnanna yasak olan yiyecek ayrılığını delmeyi simgeleyen, ittifak eden totemi mesleği sahibi geçiş dönemi gruplarıydı.

Totemi Dil 20

Köleci geçiş ritüelleri korunan eski müktesebatlar nedenle, haliyle yeni anlatımı çarpıtan yansımalardı. Bu nedenle önceden doğadan yansımalarla ifade edilen isim vermeler şimdi de üreten totem meslekli isimlerin aynısı benzer biçimde köleci sistem içinde de zikredilen anlatım ve kalıplardı.

Totemi Dil 19

Aldatma ve aldatılma tuzağı El mantığı içinde cari olan bir söylemdi. Böylece yasağı aşma zorunluluğu içinde yasak olan totem yiyeceği bir grup tarafında diğer gruba sunulması işiyle, seremoniye edilmişti.

Totemi Dil 18

Totem grup kendi totem dili içinde kendisiyle benzer ortamdaki her hemcins grubun bildiği bir yiyecek türü ile isimleşip, ayırt edici oluyordu. Totem dilinin hem grup içine hem grup dışına bir mesajı vardı.

Totemi Dil 17

Âdem totem adı yılan olan bir grup ya da grup temsilcisi kişi tarafından aldatılıyordu. Gerek Âdem gerek Yılan grup insancılığı ve grup temsilcilikler tekleşmiş yalınlaşmış giydirilmiş isimlerdi.

Totemi Dil 16

İnsanlar ittifak içinde iki isim kullanılıyordu. İsimlerden birisi totem grup aitliği olan İlahi isimdi. Örneğin, buğday totemdi ilahi grup adınızdı. Veya yılan totemdi ilahi grup adınızdı. Marul totemdi ilahi grupla sosyolojik totem grup adınızdı vs.

Totemi Dil 15

Köleci sistemin en büyük özelliklerinden birisi de sadaka kültürüydü. Sadaka kültürü ne totem dönem içinde ne totem meslekli ittifaklar içinde hiç bilinmeyen bir durumdu. Sadaka köle kişilere eşeğini buldurma hilesiydi.
Sadaka kültürü insanı aşağılayan, insanı minnet ve mihnet içine sokucu onur kırıcı bir durumdu. Sadakanın onur

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku
Başa Dön