..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ben bir kuşum; uçtum yuvadan... Artık ben nerede, eve dönme isteği nerede?.. -Leyla ve Mecnun, Fuzuli
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




2 Ekim 2022
İttifaklar Bir Referans Noktasıydılar 18/5  
Bayram Kaya
Yani ilk kuraların çekildiği sırada çekiliş bir kereliğine ve sizin hiç bir emek harcanması yapmadığınız durumla size verilenlerdi! Köleci toplum da olsanız sistemin çevrimi için kolektif birikim mutlaka yapılıyordu. Ordu besliyorum, maaş veriyorum, istihdam alanı açıyorum vs. adı altında bir vergi almak yerine, tam 486 tane vergi alınıyordu. Bu da yetmezse "biz bize yeteriz" adı altında iban numaraları veriliyordu. Ne güzel değil mi?


:GH:
18/5
Yine El; “zenginin malı içinde fakirin payı vardır" dediği sözüyle "size verdiğim servet; şimdinin fakirleri için kolektif mirastan düşecek olan hak edişin ta kendisiydi", denmesinin ağızdan kaçırılması mıydı?

Yoksa sadakalar El takdiriyle kaosa dönüşen tedirgin edici stres kaynağı ortamdaki gerilime karşı, ortama bir nebze nefes aldıracak bir çözüm şeklini mülk sahiplerine dayatmanın çözüm önerisi miydi? Bilinmez!

Ya da El "zenginin malı içinde yoksulun da payı vardır" denmeyi kaş yapayım derken göz çıkarma olarak mı ortaya koymuştu. Böyle de olsa açlığı ile terbiye edilen köleler bunu anlayacak kudrette değildiler.

Bir iş ile yapılan yanlışlar, gizlenen hakikatler, doğruymuş gibi yalan olarak söylenir. Doğru gibi söylenen yalanlar kişi hafızası içindeki geri gönderili gerçek kolektif hafızayla eşleşme yaparlar.

Zıtlar kuralına göre, doğru gibi söylenen yalanın çağırdığı bilinçaltı eşleşmeler, örnekteki gibi doğruları ağızdan kaçırma mıydı?

Ağzından kaçtı diye söylenenler; yani ağızdan kaçırmalar, bilinçaltı kolektif hafızalı gerçeklerin dışa vurulması mıydı? Yani kişiler ağızdan kaçırdıkları gerçek söylemlerle çoğu kez; "akım" deme yalanını söylerlerken .okum" mu diyorlardı?

Kimi kişilerin mülk sahipliği uğruna kolektif emek yok sayılınca bu yok saymanın bahanesi şuydu. "Siz hiçbir emek harcamadan, siz daha doğmadan El sizin için ilkten beri bir rızk takdir etti" denecekti. Bu deyişteki amaç; kolektif üretimi ve kolektif emeği yok sayma adına bunların yerine bu tekerlemeyi, bu ezberi koymaktı.

Köleci ikame tuttuktan çok sonra da; "tevekkeltü tealal Allah" felsefesi hakim olmuştu. Yani her şeyimle Allaha sığındım. Her şeyimle Allaha yaslandım teslimiyetine karşı "bre nadan, çalışmayana gökten ne et yağar ne kemik" demekle kendi müminlerinin yüzünü güya gerçek hayata döndürmek istenecekti.

İşte ana babanın El 'den rızk olarak aldığı ya da alamadığı nasiplenmeler de tüm sayılanlardı. Hâlbuki El 'in öncel takdirim dediği rızk dağıtma işi kolektif birikimlerdi.

18/6
Yani ilk kuraların çekildiği sırada çekiliş bir kerelikti. Ve sizin hiç bir emek harcanması yapmadığınız durumla, piyango müik size verilenlerdi! Köleci toplum da olsanız sistemin çevrimi için kolektif birikim mutlaka yapılıyordu.

Ordu besliyorum, maaş veriyorum, istihdam alanı açıyorum vs. adı altında bir vergi almak yerine; tam 486 tane vergi alınıyordu. Bu da yetmezse "biz bize yeteriz" adı altında iban numaraları veriliyordu. Ne güzel değil mi?

Oysa tüm bu vergi karşılığı işler kolektif inşanın temelindeki ön görülü girişme ve girişen gruplarla ittifaka katılan karşı grubun kendilikten totem meslek emek gücüydü. Sistem bunları birbirinin grup emek gücü karşılığı denkleşmeler yapmakla, üretim hareketini başlamıştı.

Değilse sistem ordu beslensin, sağlık yatırımı yapılsın, gibi afaki nedenlere karşılık; ne yapalım, haydi üretim yapalım dememişti!

Kolektif dönem öncesi tekil kişilerin ya da kolektif kapasiteye sahip olmayan grupların hiç bir yatırım gücü yoktu. Olamazdı da. Karşı grupların ilahi meslek sahipliği gücü, birbirlerinin kendilikten bir yatırım gücüydü.

Buna karşın ana baba kendi mirasını, yani şimdiki uydurulan ve şimdiki köleci sisteme uyarlanan yatırım gücünü, kendi çocuğuna bırakıyordu.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 68
Kopya Yapılar 1
Kopya Yapılar 3
Kopya Yapılar 4
Bir Ahlak ve Vicdan Sorunu Olan Utanç 1
Kopya Yapılar 2
İttifaklar İrer Referans Noktasıydılar 80
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 10
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 66
Sreç Başlatan Yapı 2

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Müjdelenmiştir Ekim 2 [Şiir]
Müjdelenmiştir Ekim 1 [Şiir]
Yitik Dizeler [Şiir]
Borç Namustur [Şiir]
İçimizdeki Yabancı [Şiir]
Darmadumanında [Şiir]
Sıradakinin Yıkılışı [Şiir]
Yaşamını Hiç Eden [Şiir]
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Bayram Kaya, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.