..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Moda denilen şey o kadar çirkindir ki onu her altı ayda bir değiştirirler." -Oscar Wilde
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Peren Bade,teren Zade.
Servet Alkan
Şiir > Başkaldırı

Yazdıklarım bana ne kadar uzak Yazmadıklarım ne kadar küs olabilir ki? Zevk almak düzene, evet demek,acem dudaklı yar Gizemden ayrılan kelimeler,şerbeti eksik Güz düşleri;Gölgen şiirin giriş kapısı,Peren/ Badem Umut kırıntısı/aşka emanet olanım,nefesin zekatı Batıl yorum,sancılı rütuş,keder karmaşığım Evereste koşuşturan kısraklar,sırça köşk İnsan şiirdir,şiir insana dönüşen ütopya Yazmadan önce keşke okusaydın benden başlayarak Gam/Z

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
 Tarihsel 1  (Bayram Kaya)

Okur şunu iyi bilmelidir. Tarih salt geçmişten oluşan (ibaret) bir olgu ve olay değildir. Tarih hem olgudur. Hem yaşanandır. Hem yaşanacak olan olaylardır. Geçmiştir. Şimdidir. Her an ile gelecektir. Tarih, geçen, geçmekte olan ve geçecek olandır. Tarih yaşayandır! Ama öyle yaşayandır ki geçmişiyle ölmüş ama bugünde. Bugün ile yaşayan ama sizin dışınızdadır. Sizin dışınızda hem geçmiş ile ölmüş hem şimdi ile doğmuş hem de az sonrası için sürekli gebelik ile sürekli doğacak olandır.
 İnsanın Doğa İçinde Kendisini Var Etmesi  (Taner SARGIN)

Doğa içinde var olmaya çalışıyoruz ama bir türlü doğanın bir parçası olduğumuzu kabullenemiyoruz.. .İlk çağda yada bu gün değişmeyen tek şey. Beyinde gerçekleşen kimyasal elektriksel bir takım süreçlerin parmak uçlarımızda gerçeklik bulmasıdır.
 Anlamak Gerek 58  (Bayram Kaya)

Doğadaki üreme içinde bakımı yapılan bir yavru; uf demeden ebeveyni sırtımda taşımalıyım, demenin minneti içinde değildir. Bakımdan kesi-len yavru da kimsenin değildir. Bunun gibi totem alan içinde de tıpkı doğadaki gibi doğal yol ile doğumlar oluyordu. Kolektif birim zamandan ötürü yavru doğuranın ve doğurtanın bakım aitliği olmuyor o yapı aitli-ğinin bakım gözetim ve beslenme aitliği oluyordu.
 Tarihsel 2  (Bayram Kaya)

Köleci sisteme gelene kadar doğada alçak ayı, salak kertenkele, namussuz maymun, şerefsiz arı, müfteri inek, vicdansız bir sincap, çok vicdanlı bir kurt gibi en aşırı uçlar içinde alçalan; en aşırı uç içinde yükselen veya yalancı olan hemcinslerimiz de yoktu.
 Anlamak Gerek 50  (Bayram Kaya)

El mantığı kolektif işleyiş üzerinde kişisi sahiplik iradesiydi. Bu irade ko-lektif iradeyi susturmuştu. El mantığı başta olmayandı. Ama başta ola-nın yerine kondu. Ne getireceği ne götüreceği hesaplanamayandı. Bi-linemeyendi. Gerçek olanın yerine kişi özneli anlayış ve anlatımları ko-yan tuzak söylemlerdi. Ancak vaatleri ile kişilere cazip gelen anlatım ahitleriydi.
 Anlamak Gerek 59  (Bayram Kaya)

İttifak girişmesiyle ilk kes dile getirilen kıyamet, tufan gibi kavramların bundan öte bir anlamı yoktu. Üreten meslekler nedenle yavaş yavaş unutulmağa, terk edilmeğe yüz tutan yamyamlık ittifak seremonisi içinde tarafların ittifakıyla bir kes ve meşru olarak son kes tekrarlanıyordu.
 Biyo Dizel 63  (Bayram Kaya)

Spritüal akım Platon sembolizmiyle anılacaktı. Spritüaline Platon’un bulduğu bir düşünce değildi ama spritüaliler olan tüm düşünce Platonla bilinecekti. Platon'un idealar öğretisine göre bu dünya simülasyonlardan ve illüzyonlardan ibaretti. Dünya gölgeler alemiydi. İmmanuel Kant bu spritüali neyi "biz rüyanın rüyasını görmekteyiz" diye belirtecekti. Rüyamı değiştiremiyorum diyecekti.
 Anlamak Gerek 61  (Bayram Kaya)

Kısacası ön ittifaklar üreten ilişki nedeniyle; birisi üreten ilişkinin kendisi olmak üzere sosyal mantıklı ikinci bir girişme seremonisini, öngörüyordu. Üreten ilişkinin kendisi iradeni, zorunlu, somut ve gerçekçi bir girişmeydi. Burada sosyal tabanlı ritüelin ikna edici kaynağı totemi mana anlayışıydı. Ve totemi hafızada var olan animizmdi (canlıcılıktı).
 Anlamak Gerek 62  (Bayram Kaya)

Tarımcı grup da çoban grubun sorunlarını anlama ve anlatma bağlamı içinde çoban gruba göre yavaş olacaktı. Her meslek uğraşısı ve meslek dili o grup ya da sektör kişileri üzerinde öznel bir belirlenme olmakla bedensel uzluğu olan bir yetenekti.
10 
 Anlamak Gerek 52  (Bayram Kaya)

Dahası köleci yabancılaşma içindeki yaklaşmaz lığın analitik düşünce-den yoksun yobazlığını sürdürmek için "cenneti anaların ayağının al-tında" sayan zorlama ve güzel söz oluğun söylemleriyle bu anlayışla-rımızı bir iyice pekişiriz.
11 
 Anlamak Gerek 57  (Bayram Kaya)

Kısaca ilk düzenli totem yapılar içine geçişte türümüze ait zorunlu olan kimi doğal referanslar totem yapılar içine eksen, çevrimi oldular. İşin özü işin bağ enerjisi bu temel sağlatmalardı. Sosyal duygudaşlık, ortak özellikli seçilim yasası bu işe katkındı. Referans eylemleri hızlan-dıran etkiydi. Zaman zaman ekseni çevrimin zihinsel izahı yerine kon-dular.
12 
 Anlamak Gerek 60  (Bayram Kaya)

Kurban eti yiyen gruplar, kurban veren grubun canıyla kanıyla ruhuyla doluyordu. Karşı grubun canı kanı; kurban etini yiyen gruba geçiyordu. Böylece gruplar can kan kardeşi oluyordular. Ritüelin esası buydu. Bu tutum ön ittifakın sosyal mantığıydı. Bu mantık totem mantığıydı. Ön ittifakın içine sokulan sosyal mantıklı bu ritüeldi. Bu ritüel ittifak içine sokulan bir totem hukuku olmakla ittifakta da totemi kardeşlik yürürdeydi.
13 
 Anlamak Gerek 53  (Bayram Kaya)

İşte temel referanslar bunlarladır. Doğurma, doğurtma, üreme, yavru bakımı, kendisini tekrarlama ve görüleni tekrarlama temel referanslar içinde görülendi. Ama temel referans içinde iyi bir evlat olma iyi bir ana baba olmanın yetişme ve yetiştirmesi içinde olma yoktu. Kolektif yü-küm, köleci sistem içinde ana baba omuzuna yüklenirken iyi ana iyi baba olma diye ajite edilerek yansıtılmıştı.
14 
 Anlamak Gerek 54  (Bayram Kaya)

Bu durumda ineğin ne doğurması kendindendi. Ne inek üreten ilişki içindeydi. Ne ineğin üreten ilişki üzerine olan inşası vardı. Ne de ineğin yavruya bakıp, yavruyu gözeten bilgi sel yönelimi kendisindendi. Böyle olunca da hiçbir inek buzağısına veya danasına "iki elim yakanda” gibi böylesi vahşi ve manevi cebir ile bir baskı ve basınç uygulamaz.
15 
 Dna ve Evrim  (Ahmet Odabaş)

Evrim kuramının ilginç bir yanı da herkesin onu anladığını zannetmesidir. Bunda hemfikiriz
16 
 Anlamak Gerek 31  (Bayram Kaya)

Oyun, eğlence tarzı bu gibi boş zaman etkinlikleri sizinle birlikte ve sizin dışınızda sayılan nedenler içinde belirir olan durumlardı. Kolektif birim zaman, boş zaman, boş zaman etkinlikleri gibi bu türden sair zamanlar gerçekleşmeden sırf temel referanslar var diyen bir gelişme içinde olamıyordunuz. Temel referanslar gelişmeyi değil kolektif oluşu ortaya koyuyordu. Kolektif oluş ta kendi dışındaki nedenle, kendi dışındaki süreçleri ortaya koyuyordu. Köleci sistemin dediği gibi üretimi, arz-talep başlatmamıştı. Dışınızdaki eylemden, dışınızdaki deneyden, dışınızdaki izlenim ve gözlemden önce düşünce (keyfi istek) yoktu. Bir kez, deneyden gelen düşünceler oluştu mu, artık deneyden gelen düşünceler de eylemleri etkiliyordu. Bu girişme içinde artık eylemden, gözlemden, depo bilinçten gelen düşünceler; düzenli, çevrimli eylemlerin başına konabiliyordu. Bu diyalektikti.
17 
 Anlamak Gerek 35  (Bayram Kaya)

İşte olup biten şuydu. Pratiğin verdiği bilgi imajı içinde üretim yapmanın imajı daha çok baskındı. Temel geliştirici ve temel beyinsel dönüştürücü olan sürdürülebilirlik, üretimden gelen imajın soyutlamalarıydı. Sisteme kolektif iliği veren anlayış şuydu; grubu yaşat ki yaşayasın. Bu imaj şimdi de zıddı durumla; gemisini kurtaran kaptan, deme imajına, dönüşmüştü.
18 
 Anlamak Gerek 36  (Bayram Kaya)

Bu saldırılar üretme olanağı içindeki gruba da yapılıyordu. Üreten grup ta saldırganlarına karşı ürettiği bu ürünlerden takdimeler de bulunmayı, o ürünü yamyam gruba sunmayı tutum edinmişti. Saldırganlar için önemli olan ölümü göze alıp illa bir kişiyi yemek değildi.
19 
 Anlamak Gerek 37  (Bayram Kaya)

İlk başlangıç koşulu içinde bir kolektifi oluşun için fedakarlığın, özgeciliğin ortaya çıkmasına gerek yoktu. Bir araya gelen süreç girişmeleri, kendisini kırpan, kendisini sınırlayan, kendisini kesime götüren yasalarla oluşurlar. İşte kolektif yapılarda kopan köleci sistem de kendisi anlayışlı, kendi süreçlerini monarşi denilen yalın bir yalıtma alanları içinde başlattılar. Yalın başlayan süreç, kendisini giderek umulmadık karmaşık süreç içinde buluyordu.
20 
 Anlamak Gerek 46  (Bayram Kaya)

Binlerce yıl kolektif yapının iyi analık, iyi babalık, hayırlı evlat gibi anlayışı ve algısı yoktu. Yine dul, yetim, öksüz kalan kişileri, yoktu. Miras kavgası nedenle, ana babanın evladı; evladın ana babayı öldürmesi yoktu. Bana harçlık vermedi diye torunun ebeveyni öldürmesi yoktu. Ve bile bunlara dek psikolojik takıntılar ve ruh çökkünlükleri yoktu.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Tarihsel 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarihsel 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 71
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 70
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 69
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kültür 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 68
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kültür 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 67
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 66
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 65
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 64
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Biyo Dizel 63
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 62
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 61
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 60
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 59
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 58
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 57
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.