..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İste, sana verilecektir; Ara, bulacaksındır; Çal ve kapı sana açılacaktır -İncil
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Gülüp Geçin……
HAMZA EKİZ
Deneme > İlişkiler

Ne önemi var ki yazılanların, ne önemi kaldı ki okunacak bir beden bulamadıktan sonra kelimelerin art arda sıralanışının ve ne önemi kaldı ki bir yüreğe dokunamadıktan sonra kurulan cümlelerin uzun uzadıya uzayan paragrafların. Önemsiz geliyor artık yazmak. Bakınca akan hayata herkesin yaşam koşuşturması arasında okuyup okuyamadığını bile bilmeden bir şeyler karalamanın anlamsız olduğunu düşünüyorum çok uzun bir süredir. Oysa ki sevdaları yazmak,

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
461 
 Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 5  (Bayram Kaya)

Oysa ilk üretim hareketine girişen atalarımıza, kimse iş vermiyordu. Atalarımızın işvereni ve patronları yoktu! Doğumlar herkes için mallı mülklü doğumlar da, değildi. Öyle olsaydı zaten; El sürecine ve bunca illüzyona gerek kalmazdı. Ama El; El yasasıyla rızklarınızı daha siz ana rahmine düşmeden önce veriyordu. Böylesi özel ve bencil bir gayret yoktu. Ama yine de kişiler bu rızk ve nasipleriyle, doğduruluyorlardı. Yani El Kayralılar anadan babadan mallı mülklü özgür doğuyordular!
462 
 Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 5  (Bayram Kaya)

El takdirli sistem, üretim hareketi içinde tek kontrol edendi. Bu süreç içindeki zorunlulukların üzerini örttü. Bu enfeksiyon öznel kontroldeki sahipliğin pozitifliğini, artırıldı. Emeğin pozitifliğini negatifliğe kaydırdı. Kişinin üreten emek gücü sahipliğini değersizleştirirseniz emek; mal-mülk sahipliği olanlara boyun eğer. Emek gücü El’e ve efendilere ram olur. Hem de bir daha kolay kolay uyanmamak üzere damardan afyonlu ilaçlarla El’e boyun eğer.
463 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 25  (Bayram Kaya)

Bütünsel bağıntı içinde olan ana süreç, kişi sahipli bağıntı biçimine dönüşürken kopan kolektif polar bağlar nedeniyle; kişi sahipliği olan süreç kolektif sahiplik gibi dalgalanma veya salınım yapamaz olacağını da, göremiyorlardı. İşte kopan polar bağlı boşluk devinmesinin içi, kişi sahipli irade ile dolacaktı. Kolektif başlayıp kolektif süren süreçte kişi sahipliği yalancı bir enfeksiyondu. Sistem kolektif polarla davrandırmaya devam edecekti. Ürün de kolektif olan yerine kişi sahiplere akacaktı.
464 
 Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 3  (Bayram Kaya)

El yasası ve dinler ile birlikte bir anlayış doğmuştu. Bu anlayış köleci sistemdi. Köleci sistem illüzyonlu olan çevriminin ekseniydi. Bu mana anlayışına göre kimi kişiler ana karnına düşmeden önce El tarafından verilen rızklara sahiptiler.
465 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 21  (Bayram Kaya)

Siz de Kendi Tanrı anlayışınızı başkasına ayar yapmak için söyleyip; Yüce Tanrı teveccühümüzü aldatma ve ıskat üzerine söylemeyeceğiz. Yüce Tanrı ile aldatan alçaklardan olmayacağız. Yüce Tanrı duygu ve düşüncesi karanlığınıza aydınlık; aydınlık sandığınız yerlere de karanlık noktalar (bilinmezlikler) oluşturmalıdır ki Yüce Tanrı düşünülü duygu ve mutluluğu tadanlardan olabilelim.
466 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 23  (Bayram Kaya)

Sömürü içinde ya da mütekabiliyet siz oluş içinde görülmesi gereken şey; sürecin MAL+PARA +MAL olmasıydı. Üreten ilişkili üretim hareketi yasasına uygundur. Para sürece bambaşka yansıma verir. Para, tıpkı kişisi mal mülk sahipliği gibi sömürünün hilenin (burjuvazinin) ortaya konacağı enstrümana dönüşmüştür. Bu durumda süreç, başlangıç koşullarına uymaz
467 
 Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 4  (Bayram Kaya)

Üretim hareketi bu bağıl hareketlerle bir üretim işi olur. Bunun boşluk devinme kalıbı da toplumla, toplumun içindedir. Toplum, parçalı ön süreçlerle entegre olandı. Ön süreçler de son süreçlere gider. Toplum son süreçleri ile de; başlangıçtaki parçalı oluşun kendisidir.
468 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 22  (Bayram Kaya)

Ve süreç siz beş birim de, on birim de üretseniz; üreten sektöre göre olmakla on birim içinde tüketeceğiniz yine bir birimdir. Dokuz birim mütekabiliyet payı değil; El payı olukla asalak efendilerindir. Üreten sektörler on birim üretmekle; üreten sektörün kullanımı on birime çıkmıyordu. Üreten sektör yine bir birimle doygunluğa erişiyordu.
469 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 27  (Bayram Kaya)

Hayatın, evrenin, var oluşun; bin bir kılığa giren kullanım ve bağıntılı enerji düzey ve düzen ilişkileri olduğunu unutan bilmezlik; böylesi cennetin üreticisi ve tüketicisi olmayı bırakıp; bedava ve sömürü olan cennetin peşine düşer. Sömürüldüğü gibi sömürmek ister. Sömürüyü insan olma ilkesine aykırı olduğu için değil sömüremediği için lanetler.
470 
 Felsefe Nedir?  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Thomas Hobbes: "Boş vakit, felsefenin annesidir."
471 
 İnsan Niçin Yaşar  (Cemal Zöngür)

Bu bakımdan “Benlik” her zaman tekil değildir. Duruma ve şartlara göre tekilleştiği kadar kolektifleşmektedir de. Bir kişi benliğini aşırı decede yükseltip bu doğrultuda bir yaşam ortaya koymaya başlarsa, süper egoya dönüşmüş demektir. Süper egoya sahip kişiler çoğunlukla aile ve çocuklarını dahi düşünmezler. Onu için “Kolektif Benlik ile Süper Egoyu” birbirinden net olarak ayırmak gerekir.
472 
 Kime Göre Ahlak Neye Göre Ahlaksızlık  (Cemal Zöngür)

Bireyler ya da devleti yöneten erkler insan olmanın sınırlarını, sınırlı yaşamaktan geçtiğini bilmedikleri ya da bunu ciddiye almayıp, bu gücümle her şeye sahip olur herkese hükmederim mantığıyla; hayvandan daha aşağı bir düşünceye sahip olduğu için ahlaksızlığın pençesine düşülmektedir.
473 
 Düşünce ve Nitelik  (Cemal Zöngür)

İlk insan ataları olan Primat ve Neandertaller M.Ö. 200 ve 165 bin yıllarında koku, ses, korku, ışık işaret dilini kullanarak, anlaşılmaz bir düzen, duygu ve düşünce içerisinde yaşama başlamışlardır. Anılan dönemdeki insan ve düşüncenin niteliğini belirtmek gerekirse, hayvani özellikten pek bir farkı bulunmamaktadır. Bu dönemin insan düşünce yapısını, iç güdüsel his olarak adlandırmak ta mümkündür.
474 
 İnsanın Süperegoya Esir Oluşu  (Cemal Zöngür)

İnsanın beyini içerisinde bulunan duyu, his, güdü gibi ruhsal ve enerjik yapılar her ne kadar soyut şekilde düşünülse de, aslında bunların hepsi somut birer yaşamsal pratiklerdir. Beyin denilen yapı et, damar, sinir, kas, kan ve sıvıdan oluşan biyolojik duyu mekanizmasının adı Ego'dur.
475 
 Din, Bilim ve Bilimadamları  (Ahmet Odabaş)

Din ve bilim ilişkisi ayrıntılı olarak incelenmeli. Bilim deyince ne anlaşılacak. Topu bilim felsefesine atarak, sahadan çıkacak mıyız.
476 
 Siyasal Ahlâk ve Ahlâksızlık  (Cemal Zöngür)

Siyasi ahlâksızlıkların en çok yaşandığı düşünce yapılarıysa din, ırk ve maddi varlıklara tapınan narsist, hedonist ve ukala karaktere sahip siyasi oluşum ve bireylerde görülen bir durumdur.
477 
 İnsan Beyninde İyilik ve Kötülüğün Düzeni  (Cemal Zöngür)

Her şeyden önce insan anatomik olarak enerji deposuna benzer şekilde sürekli ses, ısı, ışık, sıvı, koku, renk, tat ve özelliğini tarif edemeyeceğimiz çeşitli saydam sinyalleri alıp depolayan, aynı zamanda dışa gönderen güçlü bir alıcı ve verici özelliğe sahip manyetik bir cisimdir.
478 
 Müruru Zaman 2  (Bayram Kaya)

Mütekabiliyet esası olan denklik totem meslekli “üretim hareketi” ile “grup sektör hareketi içinde” ittifakı belirlemişti. Kolektif lige göre belirleniyordu. Kamusaldı. Kişi sahipliği yine bir grup içi kolektif üretim olan “üretim ilişkisi içinde” kişinin “yeteneğine göre olan kişi emek ve emek gücü” sahipliğiydi.
479 
 Müruru Zaman 4  (Bayram Kaya)

Kişi hep öyle olurlunu, saltığı veren duygusuyla anlar. Sosyo toplumlar saltı kendi olurlunla; kendisinin kendisine etkimesi olan saltıyla anlar. Salt oluş kararlı oluşa en yakın geçiş süreci olmakla mantıksal bir kullanımdır. Mantıksal kısa yoldur.
480 
 Müruru Zaman 5  (Bayram Kaya)

Kolektif sahiplikten yoksun kılınan mülksüzler, kolektif olanı zenginlik diye verilen efendilere sorgusuz sualsiz, biat ediyordu. Mülk sahipleri kendisine çalışılan, kendisine, sığınılan kişiydi. Sürecin yeni ekseni; malı, mülkü, sahiplerin takdir hakkı olmakla ortaya koydu.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Eksen Çağı 8
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 7
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 5a
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 6
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Eksen Çağı 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 18
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 17
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 16
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 15
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 11
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Müruru Zaman 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.