..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Uygarlık, gereksiz gereksinimlerin, sonsuz sayıda artmasıdır -Mark Twain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bir Boy Hüzün Kaldı Ağlamama
NUH KENİŞ
Şiir > Lirik

Seni düşünmediğim an bil ki Zaman durmuş Gözlerin gözlerimde şiir yazmıyorsa Gülüşün estirmiyorsa en mavi rengi Çiçeklerim solmuş,hazanlar vurmuş Ben sürgünlüğü severim çocukluğumdan beri Sabaha sürgünüm akşamlardan Sesine sürgünüm en kenar mahallelerden Ben hasretle büyüyorum Yalnızlığım bir nişandır sevdama Kelimelerimde kurşun kurşun izler var Bir boy hüzün kaldı ağlamama Bir senin kalbine dönerim kovulsam da

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
481 
 İnsan Beyninde İyilik ve Kötülüğün Düzeni  (Cemal Zöngür)

Her şeyden önce insan anatomik olarak enerji deposuna benzer şekilde sürekli ses, ısı, ışık, sıvı, koku, renk, tat ve özelliğini tarif edemeyeceğimiz çeşitli saydam sinyalleri alıp depolayan, aynı zamanda dışa gönderen güçlü bir alıcı ve verici özelliğe sahip manyetik bir cisimdir.
482 
 Müruru Zaman 2  (Bayram Kaya)

Mütekabiliyet esası olan denklik totem meslekli “üretim hareketi” ile “grup sektör hareketi içinde” ittifakı belirlemişti. Kolektif lige göre belirleniyordu. Kamusaldı. Kişi sahipliği yine bir grup içi kolektif üretim olan “üretim ilişkisi içinde” kişinin “yeteneğine göre olan kişi emek ve emek gücü” sahipliğiydi.
483 
 Müruru Zaman 4  (Bayram Kaya)

Kişi hep öyle olurlunu, saltığı veren duygusuyla anlar. Sosyo toplumlar saltı kendi olurlunla; kendisinin kendisine etkimesi olan saltıyla anlar. Salt oluş kararlı oluşa en yakın geçiş süreci olmakla mantıksal bir kullanımdır. Mantıksal kısa yoldur.
484 
 Müruru Zaman 5  (Bayram Kaya)

Kolektif sahiplikten yoksun kılınan mülksüzler, kolektif olanı zenginlik diye verilen efendilere sorgusuz sualsiz, biat ediyordu. Mülk sahipleri kendisine çalışılan, kendisine, sığınılan kişiydi. Sürecin yeni ekseni; malı, mülkü, sahiplerin takdir hakkı olmakla ortaya koydu.
485 
 Nihilist Kemalizmin Bitişi  (Cemal Zöngür)

Evren ve dünyadaki realiteyi, insan aklının ortaya çıkardığı nesnel ve öznellik taşıyan yaşamsal değerleri yok sayan Nihilizm, insanı perspektif ve düşünce yoksunu bırakmakta. Kemalizm de aynı şekilde yönettiği toplumu tamamen düşünce ve perspektiften yoksun bırakıp, yararcı ve şekilcilik en büyük ilkesi olmuştur.
486 
 Totem, İlah, El, Neye Göreydi?  (Bayram Kaya)

Totem doğada sağlama ilişkisi olan bilinçle vardı. İlah üreten ilişki bilinciyle vardı. İlah, toteme neden karşıydı? Totem on binlerce yıldır sosyal grubu çevresinde yalıtmıştı. Totem grubun çevreye açılmasını istemiyordu. Totem grubun dışla temas kurmasını yasaklayan tabulardı.
487 
 Müruru Zaman 6  (Bayram Kaya)

Artık üretim hareketi zorunlu ve mütekabiliyetle olan girişme değildi. Mal sahiplerinin size acıyıp çalışmanız ve rızkınızı çıkarmanız için size acıyıp lütuf yaptıkları bir durum olmanın kertesine inmişti.
488 
 Muvazaa 1  (Bayram Kaya)

Genel bağıntının, özel bağıntıya oranı; öznel dünya içinde algı değişmesi ve dönüşmesi olmakla oluş; az öncesi ile az sonrası arasındaki farkın algısıydı. Biz çevrede olup biteni buna göre algılıyorduk. Toplumsal üretim hareketi gerçekleşmesi genel bağıntıydı. Genel bağıntıyla gerçekleşen üretimin kişisi emek gücüne göre olan paylaşımı da özel bağıntıydı. Özel bağıntıyı, bu farktan anlıyoruz.
489 
 Muvazaa 2  (Bayram Kaya)

El zihniyeti içinde kimi kişilerin mal mülk sahipliği vardır. Kurnazlığı, kişisi tapuya çevirme vardır. Kolektifin malını iç etme vardır. İlahi dönemin nesnelliği ve aklı fikri yoktu. Aksine bu mal mülk ilişkisi olan sömürü sorgulanmasın diye zikir vardı. İman vardı. İman sömürü sözleşmesinin köle ve sahiplik mantalitesiydi.
490 
 Muvazaa 6  (Bayram Kaya)

Yani bilinç eliniz gibi eliniz de bilinç gibi yansıyordu. El dışarı uzanmış bir beyinin biçim şekli ve beyin biçimlenmesidir. Bencillik meyvesiyle, avıyla verili düzleme göre istek bir sağlamaydı. Yalın iradenin kendi başına bir varlığı yoktu. Yani yalın iradenin nitelikli bir emek gücü yoktu. Sadece kas gücü olan niteliksiz emek vermenin emek gücü iradesi vardı. İşte El nitelikli emek gücünden kaynaklı irade olan emek gücünün sahibi yapılmakla, rızkı keyfine göre dağıtmıştı. Muvazaa da buradaydı
491 
 Muvazaa 3  (Bayram Kaya)

Değilse Ne El, ne Rab doğru olmanın kendisi değildi. Sömürü gibi doğru olmayan bir yol içindeydi. Doğru olmayan yol üzerinde gidiyordu. Gidişi rahat kılmak için biraz doğru uca yönelen belirimler veriyordu.
492 
 Muvazaa 4  (Bayram Kaya)

Kendisinin bile yadsıyamayacağı sebebiyetinin, nedence gerçekleri karşısında, kendine göre söylem yapacağı durumla nefis sözcüğünü çok kullanacaktı. Neden sel oluşlarda bilgi gidecek, her şey nefis oluş ve tahrik oluşla anlatılacaktı. Kendisi kolektif ortaklığı bozmaya vesile neden olmuştu.
493 
 Muvazaa 5  (Bayram Kaya)

Çalışmanız üzerinde El sizin karnınızı doyuracak olmakla El size rızk verecekti. El efendiye sahiplik iradesi veriyordu. Sizi de bu iradeyi tanımaya ve onun malı olmaya davet ediyordu. Bu tutum, mülk sahibi El ile mülksüz kölelerin ahit eşmesiydi. Bu ahde göre; kolektif sahipliğiniz El’in mülküydü. Kolektif içinde kolektif sağlatma olacak karşılanmalar da El mülkünde çalışmanız karşılığında karnınızın doyması olan, rızk olacaktı.
494 
 Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 2  (Bayram Kaya)

El anlayışlı düşüncenin, kolektif ittifakı parçalamasından sonra kendisinin izole bir ihsas ve ihdaslarını ortaya koymuştu. Kendini ihsas ve ihdasla oluşan El süreci sonrasındaki dönem El tevhitçi oligarşiler dönemidirler.
495 
 Muvazaa  (Bayram Kaya)

İttifaklar, totem mantığı aşıp ittifak içine geçebilmek için karşı gruptan kurban edilen kişilerin canını kanını yiyordu. Böylece karşı grup kişisinin canını kanını içip yiyenler ziyafet veren tarafla aynı candan kandan oluyordu. Bu nedenle ittifakı sosyal mantaliteye uygun bir ritüel yapıyorlardı. Ziyafet veren grubun kendi kanından canından olan kaynamış etin yenmesine sesiz olmakla içinde buğuz eden bir tepki gösteriyordu. "Kazan kaynatma şölenleri" içinde insan eti yeme seansları ortaya konmuştu.
496 
 Muvazaa 7  (Bayram Kaya)

Gerçi El irade sahibiydi. Ama tek olduğunu söylemiyordu. Bu nedenle ilk oluşumu esnasında farklı farklı kişilerin farklı farklı El’i olmakla; El’in zengin ettiği kişi sayısı kadarla El birçoktu. El, O kişinin El’i ya da Rabbi olmakla da tekti. Kişiye göre kişi iradesi olmakla birçok tek olan El ya da Rab vardı.
497 
 Muvazaa 8  (Bayram Kaya)

Bir ceylan aslandan aslan olduğu için kaçmaz. Tehdit olduğu için kaçar. Çevresinde en çok karşılaştığı tehdit olmakla aslanın duyulan kokusunda bile kaçar. Üreten mesleklerin gruplar arası giriştirme olmuştu. Gruplar arası bu girişme giriştiren ürün nesne üzerinde anlaşma, ittifak oldu. İttifak edenler benzer kendi totem sosyal anlayışlarını aşmaları gerekiyordu.
498 
 Müruru Zaman 1  (Bayram Kaya)

El kolektif sistem içine meşru olamadığı için Elohim gibi Adl veya adaletli, acıyan, merhamet eden, lütfeden vs. olmuştur. İlahın acıyacağı, merhamet edeceği, adaletli olacağı, lütuf edeceği durumlar söz konusu değildir. Ya da El’in Adl. olduğu konular, ilahın konusu olmamakla zaten farkında olunmayan adaleti bir durumdurlar.
499 
 Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 1  (Bayram Kaya)

Böylece kült merkezinde ittifak eden El sayısı kadar sayı le yontu sayısı çoğaldı. Yontular diğer Nemrut (EL) aitlerini temsilendi. Panteondaydılar. Köleci ittifakın katılımcı sayısına göre panteonda 10-20-100 200 -1500 tane irade ve sahiplik temsilcisi El’in yontu heykel konuyordu. Bu nedenle de tapınaklar büyük ve ihtişamlıydı.
500 
 Varlıklı El Yoksul El 1  (Bayram Kaya)

Daha sonra bunu böyle yapanın kendisi olduğunu unutan El'in öfke içinde olmakla kendi yaptığını unutmuş gibidir. "onlar fitne içinde nefislerini ilahlaştırdılar" diyecekti. Aslında El mülkünü "kendi nefsine uyanların sahipliğine" veriyordu. İlk El böyleydi. İlk El mülkü olup mülkünü keyfince dağıtan kolektif üzerinde zengin bir El'di.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarih Yazma 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 9
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 8
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 7
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.