..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Kanayan Bir İnsan Gibi
Ö.Gökhan Ergüven
Deneme > Anılar

Sen hayatımdan gittikten sonraki o soğuk sabahlarda hıçkıra hıçkıra ağlamak istemiştim. Bazı sabahlar ansızın uyanır ve fakat hayal ettiğim o hıçkırıklar bir türlü olmazdı. Hıçkırıktan geçtim bir damla yaş bile gözlerimden boşanmadı. İçim bomboştu. Kuruyan bir yaprak gibi diyeceğim değil, kanayan bir insan gibi kanayıp durdum. Cahit Külebi gibi bir şiir yazmak isterdim aslında ben. Benim doğduğum yerlerde diye başlayan. Ama ben toprağın a

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
561 
 Sahiplik 13  (Bayram Kaya)

Yalıtım büyüdükçe yalıtması gereken enerji ihtiyacı artar. Enerji ihtiyacı arttıkça da girdi enerji büyür. Bu bir kısır döngüdür. Kısır döngüler tekdüze bir kesikli sürekli oluşla davranır. Birbirine bağıntılı uyum süreçleri ortaya koymaktan ve organizeni bir düzenli yapılar oluşmaktan hep yavaş kalır. Bozulana karşı düzeni sağlamakta yavaş kalma eylemi kaosu artıracağından, kısır döngüler pek gelişemez.
562 
 El Kavgaları 06  (Bayram Kaya)

Özetleyelim. Siz bencil oluşla eylemlisiniz. Eyleminiz de kendi dışınızda çok büyük zorluklarla baş başadır. Siz bencillikle doğadaki sağlama yaptığınız şeylerle; kendi eylemleriniz arasına bu zorluklar nedeniyle; biz olan boşluk devinmesini; sonra da üreten ilişkilerinizi oluşmakla, alan salınımı üzerine inşasınız.
563 
 Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 15  (Bayram Kaya)

Üstelik El bu sahiplik olan malik oluş söylemini çevresine, yeryüzü olan âleme ve suna buna da söylemiyordu. Sadece kendi süreçli, kendi ön ittifakının içine söylüyordu. Mülkü olan El; mülkü olmayan El’lere (ilahlara) karşı çıkıp; ilahların sözünün dinlenmez olduğunu söylüyordu.
564 
 Muvazaa 1  (Bayram Kaya)

Genel bağıntının, özel bağıntıya oranı; öznel dünya içinde algı değişmesi ve dönüşmesi olmakla oluş; az öncesi ile az sonrası arasındaki farkın algısıydı. Biz çevrede olup biteni buna göre algılıyorduk. Toplumsal üretim hareketi gerçekleşmesi genel bağıntıydı. Genel bağıntıyla gerçekleşen üretimin kişisi emek gücüne göre olan paylaşımı da özel bağıntıydı. Özel bağıntıyı, bu farktan anlıyoruz.
565 
 Eksen Çağı 1  (Bayram Kaya)

Böylece ilk kolektif süreçli oluşma ve öğrenme yaşantı aşması kişi benci donanımlara dönüşmekle kişi sahipli benciliğin güdümüne girdi. Kolektif ilik sürecin değişmez yapı taşıydı. Ama kullanımı kişi özeline indirgenmişti. Emeğin sistem belirleyiciliğini eksene aldıkça sakıncası yoktu. Kolektif ilik kendi kendisini öğrenmekle; kendisini düşünsel anlayışlı imge süreçler içinde kişiye aktarmaya başladı.
566 
 El Kavramı 10  (Bayram Kaya)

El kime ve neden; kendisini tanıtmanın gereğini duyuyordu? El kolektif olanlara kendisini tanıtma gereği duyuyordu. El, kolektife ait olan; üretim güçleri ve üretim hareketi sahipliği üzerinde yaptığı katakulli ile emek gücüne kâr, ticaret adı altında sahip oluyordu. Bu sahip olma arzusuyla kendisini ortama “tanınma”, ediyordu. El kolektif sahiplik olan duruma bir illüzyon yaptı.
567 
 Kurtuluşun Felsefesi 158  (Bayram Kaya)

İttifak içinde totemi çatışma, etnik çatışmaydı. Etnik çatışmaya karşın, üreten yapıların birleşme çekimi vardı. Farklı kullanım ve farklı tüketim olanağı veren totem mesleki ürünler, grupların kendi aralarında birleşmenin paydası oluyordu. Paydaşlık nedenle farklı etnik gruplar aiti olan hemcinsler ittifak içinde sosyo toplumsa irade ile İNSAN olmuştular.
568 
 Sistem 9  (Bayram Kaya)

Yani parçalı oluş, bütün dediğimiz tekilliğin temasından kopan durumun eksiğini zıddıyla tamamlayan imgenin yapısalcı anlamla okunuşuydu. Bu parça ve her bir parça kendisini eksikli yapı ile çağırıyordu. Geri bağlanım tekillikteki temaya ait bilgi ile doluluk kadar patlamasıyla birlikte temaya ait eksikliğin kendisini çağrışmasını taşıyan boşluk yük yapısını da taşıyordu. Evrenimiz içindeki parçalar hem tekilliğe ait tema eksikliğini taşıyordu. Hem kendi evrenimiz içinde evrenimizde parçalanan saf enerjideki bütünlükten yoksun oluşun eksiliğini taşıyordu.
569 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürz 15  (Bayram Kaya)

Bir durum değişmesi, karşı değişmeyi ortaya koyar. Ortaya konan bileşik ya da çözünen süreçlerden birisi olmakla ya çevresinden enerji alır. Ya da değişen kısmıyla bir miktar enerjisini çevreye verir.
570 
 Toplum Birey İçin mi Birey Toplum İçin mi?  (Bayram Kaya)

Bu soru bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın en güzel örneğidir. Maşallah her konuya düşünmeden bir cevabımız olmaktadır. Bu anlatımım da doğru olmayabilir. Ancak somut, nesnel, bağıntıl, tarihsel ve tartışılabilir bir bağıntılı girişme ve tarihselliktir. toplum birey için ya da birey toplum için dediğinizde başlangıç koşulları girişmeli inşaadan iz olmamakla süreç absürt olmaktadır.
571 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 10  (Bayram Kaya)

Ön ittifaklı kolektif yapıyı, kişi sahipli sürece çevirmek isteyenler; ağızlarıyla açık açık anonim olanın övgüsünü söylüyordular. Ama bu kişiler içlerinde de sahipliği hep kendi üzerlerine olmanın niyetlerle sahipliği hep kendi kendisine sahiplik olukla anıyordular.
572 
 Muvazaa 7  (Bayram Kaya)

Gerçi El irade sahibiydi. Ama tek olduğunu söylemiyordu. Bu nedenle ilk oluşumu esnasında farklı farklı kişilerin farklı farklı El’i olmakla; El’in zengin ettiği kişi sayısı kadarla El birçoktu. El, O kişinin El’i ya da Rabbi olmakla da tekti. Kişiye göre kişi iradesi olmakla birçok tek olan El ya da Rab vardı.
573 
 Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 17  (Bayram Kaya)

Her şey değişiyordu. Yepyeni erdemler ortaya çıkıyordu. Daha önce ortaya konamayan; konması olası olmayan; haset etmeme; fitne çıkarmama; başkasının malında gözü olmama; zina etmeme; iyilikte bulunma; günahtan kaçınma; kâfir olmama gibi onlarca yeni erdem ortaya çıkıyordu.
574 
 Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 1  (Bayram Kaya)

Böylece kült merkezinde ittifak eden El sayısı kadar sayı le yontu sayısı çoğaldı. Yontular diğer Nemrut (EL) aitlerini temsilendi. Panteondaydılar. Köleci ittifakın katılımcı sayısına göre panteonda 10-20-100 200 -1500 tane irade ve sahiplik temsilcisi El’in yontu heykel konuyordu. Bu nedenle de tapınaklar büyük ve ihtişamlıydı.
575 
 Düşünelebilen Her Şey Ya Olmuştur Ya da Olacaktır  (Emre Özbakır)

amansız mühür çıkagelmişse kader kapılarından, zamana sadece onu uygulamak düşer, ha şa!
576 
 Köleci Yasa 12  (Bayram Kaya)

Yoksa üretilmiş bir mısırı tüketiciye ulaştırmadan araya on kişilik soğuk zincir halkasının girmesi ne ad altında olursa olsun girişimci, yatırımcı, tüccar, iş bilenin vs. değil, haydutluktur. Asalaklıktır. Kan emiciliktir. Sömürüdür. Kurbanları oluşturmak için bu ağdalı ifadeler; kişi iyelikle olan sistemin El’e göre meşru edilen adaletini sağlamaya çıkan yollar olmaktadırlar. Yine El’in böbürlenerek; “ben size rızk veriyorum. Ben size lütfediyorum. Ben himmeti bol olanım” dediği süredurum da; kişinin kendi çalışması olan kendi EMEĞİ ve EMEK GÜCÜYDÜ. El emeğe bile lütuf, bağış himmet diyecek kadar vaatlerle bilmezlik biati üzerine illüzyon yapmanın, içindeydi.
577 
 Köleci Meşruiyeti (Köleci Meşruiyet Olan) 1  (Bayram Kaya)

Meşruiyetlik nasıl yola çıkmıştı? Ve ne şekil alışla sürmekteydi?
578 
 Somut Şeyler Soyut Oluyordu 3  (Bayram Kaya)

Kült merkezinin melez çevresi açılıp kapanma yapan, kendi iç salınımlarıyla büyümeye başladı. Büyüyen salınımlarıyla kült merkezinin melezi çevresi zaman mekân uzaklığı oluşla kült merkezinden giderek ıradı.
579 
 Muvazaa  (Bayram Kaya)

İttifaklar, totem mantığı aşıp ittifak içine geçebilmek için karşı gruptan kurban edilen kişilerin canını kanını yiyordu. Böylece karşı grup kişisinin canını kanını içip yiyenler ziyafet veren tarafla aynı candan kandan oluyordu. Bu nedenle ittifakı sosyal mantaliteye uygun bir ritüel yapıyorlardı. Ziyafet veren grubun kendi kanından canından olan kaynamış etin yenmesine sesiz olmakla içinde buğuz eden bir tepki gösteriyordu. "Kazan kaynatma şölenleri" içinde insan eti yeme seansları ortaya konmuştu.
580 
 Geri İletişmeli Bağlanım Yasası  (Bayram Kaya)

Süreçleri tek yanlı söyleyişlerle nedensiz olarak ele alışla söyleyiş şeklimiz, başta kendimize ve olaylara ve dünyaya yabancılaşmak olmaktadır.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Toplum 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Toplum 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Toplum 1 - 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Toplum 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.