..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Güzellik her yerde karşılaşılan bir konuktur. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Aralık
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Sadece dur Düşün bir aralık Sanki daha iyiydi herşey Geçen sene bu aralık Uyudu uyandı yapraklar Sen sustun Ben soldum Olmadı Öldük Öldük biz bu aralık.

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
561 
 Totem İlah Mamon 2  (Bayram Kaya)

Süreç uzun aradan sonra köleci sisteme geçecekti. Totemi iradenin daha gelişkin şekli olan ilahi irade ile totemi irade etkileri özel mülk sahiplerinin eline geçecekti. Grup gücünden ve ittifakı güçten oluşan bu güç; özel mülk sahibinin El, gücü olacaktı.
562 
 İnsan mı Ahlakı Şekillendirir Ya da Ahlak mı İnsanı?  (Cemal Zöngür)

Ahlak ve Namus her toplumda göreceli şekilde farklı kavramlar taşısa da, Deontolojik tespitlere göre her insanın maddi ve manevi açıdan çevresini rencide etmeden en makul şekilde yaşaması demektir.
563 
 Alanların Düzenlenmesi İşi 2  (Bayram Kaya)

Artık geçmişin kolektif somutluk bağıntısı, bu gözbağı olan inancı soyut ve alakasız mana ile anlaşılır olacaktı. Artık soluk alıyorsanız dahi, soluk alışınız da nefesleriniz elinde olan El adına olur söylem ve yeminler ile sözünüze başlıyordunuz. Yellenip yellenmemeniz de El sayesindeydi. Başınız ağrıyacaksa, da ağrımayacaksa da hikmeti El’deydi. İş bulup, bulamamak ta El’deydi. El sizin fıtratınızdı. Üretileni ve üreten ilişkiler sürecini, kendi nesnel standartlarının üzerine inşa etmekle El kendisini de bu nesnel standartlar üzerine inşa ediyordu. Öznel mana anlayışı El, kendisini üreten ilişki içine konumlamakla kendi mana anlayışlı sembolizmini standartlar içinde kullanmıştı.
564 
 Muvazaa 7  (Bayram Kaya)

Gerçi El irade sahibiydi. Ama tek olduğunu söylemiyordu. Bu nedenle ilk oluşumu esnasında farklı farklı kişilerin farklı farklı El’i olmakla; El’in zengin ettiği kişi sayısı kadarla El birçoktu. El, O kişinin El’i ya da Rabbi olmakla da tekti. Kişiye göre kişi iradesi olmakla birçok tek olan El ya da Rab vardı.
565 
 Tarih ve Hikâye 2  (Bayram Kaya)

Bugünün demokrasisi içindeki politikacılar verdikleri vaat ile seçilip, iktidara gelirler. İnsanın kaptırdığı tarihsel zorunlulukları, demokrasi içinde vaade dönüşmüştü. Dini anlayışlar içinde de zekâta, fitreye, sadakaya, yardıma, himmete, lütfa vs. dönüşmüştü. Vaatler genelde yoksulaydı. Siz zengine maaş ek gösterge sayısını 3600 çıkaracağım diye vaatte bulunamazdınız değil mi?
566 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 19  (Bayram Kaya)

“Kullarım” diyen Osmanlı padişahı da bir köle sahibi olan ya “seyitti”. Ya efendi ya sahibim” demekti. Egemen güç, ne zaman bir uyuşturan ortama; kitleleri biat yönünde senkronize eden bir söylemlere gerek duyduysa lümpenler (hiçbir değişilen emek değeri üretmeyen büyücüler, medyumlar, fal bakıcıları, kader kısmet çiler, hırsızlar, mafya ve çoğu din adamları) hemen orada boy vermiştiler.
567 
 Gerçeklik ve Hakikat  (Bayram Kaya)

Geçeklik eşttir hakikat, diyen bir anlayışla bu sunumu okuyacaksanız bu yazıyı hiç okumayın. Önce bu kavramların anlam ayrımlarını edinin sonra bu yazıyı okuyun lütfen...
568 
 Mamon'du Belirme 2  (Bayram Kaya)

Her biçim bir özle, her öz (mana da) bir biçimlenme oluşla beraberdi. Bu bağıntı kopmaz bir yasal oluştu. Bu nedenle totem dönemle ön ittifakı sistemin özü, köleci sistemin özünden ve biçimlenmesinden çok farklıydı. Ortaklaşa olana karşın ortaklaşmayan özdü. İlahi biçimli görünüşe karşı köleci sistem mal sahipliği mülk sahipliği oluşlu sınıfsal yapının ezen ezilen biçimli Mamon'du görünüştü.
569 
 El Kavramı 9  (Bayram Kaya)

El nesnel gerçeklik olan algılar üzerinde kendisini eşletmektedir. O nesnel gerçekliğin algısını kendisini çağrışım yaptırmaktadır. Böylece El; soyut, öznel mana algılı ama somut olanla koşullu bir öğrenmedir.
570 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 2  (Bayram Kaya)

Bir arabayı ortaya koyan vidayı, somunu yapmak; motor kalıbı dökmek, dişliler üretmek vs. gruba ait otomotiv olan sürecin; uzman sahiplik olukla sürecin parçalı durumu olmasıydı. Uzmanlık olan parçalı işler otomotiv içindedir. Tümü birden sağlık sektörünü verecek olan; dişçi, radyolog, biyolog, ürolog, kardiyolog, dâhiliyesi, kulak burun boğazcısı, kalp cerrahı vs. hepsi gruba ya da sektöre ait genel sağlık içinde parçalı uzmanlık işidirler.
571 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 5  (Bayram Kaya)

Kısaca yeryüzü söylemi ancak El muktediri sentezle köleci sahipliğin kendisinden çevresine doğru olan sahipliği genişletmesiyle orta çağa doğru gelmeden yerküre sahipliği söylemine dönüşür. Mal mülk sahipliğinin yeryüzüne doğru yayıldığı imparatorluklar aşamasında oluşmakla yeryüzü ve âlem söylemi ancak ve ancak bu dönemin söylemidir. Bu nedenle o ilk El oluşmalı dönemlerdeki söylemde yeryüzü geçemez. Geçerse de şimdiki yeryüzü (âlem) söylemi anlamına olamaz.
572 
 Bilimsel Olanla Bilimsel Düşünce  (Bayram Kaya)

Bilimsel olanı söyleyen biri bilimsel düşünce sahibi olmayabilmektedir.
573 
 Sahiplik 1  (Bayram Kaya)

İlk kolektif gelişmişlik içinde, kolektif mülkiyete karşı, kişi mülkiyetini dillendiren düşünce ve söylemler kolektif olana karşı kolektif olmayanın zıddı söylem olmakla akla geldi. Kolektif olana karşı kolektif olmayan düşünceler kolektif alan içinde boy vermiş olmakla tartışılıyordu. Fakat bir açmaz (handikap) vardı. Kolektif alan içindeki bir toprağın, bir ağacın, bir araç-gerecini bir bilgi ve deneyimlerin, söylene gelen gelenek yasaların içinde “bu İbrahim’indir” diyen ya da “bu İbrahim’indir” diyebilecek bir sav söylemin nesnel bir gerçek dayanağı hiç yoktu.
574 
 Çevrenin Salındırma Etkisi 1  (Bayram Kaya)

Totem düşünce, tarih sel olanın anahtar kavramıdır. Birbirini süreçleyen zorunlulukları ve bunların insan öznelliğiyle örgütlenmesinin alan içi bağıntılarına dönüşme evrelerini, adım adım anlayamazsak; süreci ve günümüzü de anlamamız hep groteski olacaktır.
575 
 Adalet Mülkün Temelidir 1  (Bayram Kaya)

El bize, sahibi olduğu mülkü sayesinde, takdir ve kader kavramlarıyla üzerimize öğrenilmiş çaresizliği enjekte eder. Bununla kalmaz insanın emeğine, insan bilincine yabancılaşması üzerindeki kaybettirme korkusu olan rızk, nasip kavramıyla üzerimize-üzerimize gelir. Yani El sistemi hep bizim kaybetmemiz üzerine sarmalayışı inşa etmekle; adaleti de buna göre inşa eder. Şu halde El’in adaleti bize kaybetme korkularımızı öğrenmemizdir.
576 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 7  (Bayram Kaya)

El manalı inşa sistemi içinde toplum kolektif olarak üretimini yapar. Kolektif olarak üreten toplum bu kes de üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamaz. Üretenlerin üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamamasıyla sistem El manalı anlayış içine sıçrar. Çalışanların payı, ölmeyip te yarın yeniden çalışacak durumda olabilmenin en az beslenmesi içinde olur. Bu nedenle kölenin payı zorunlu bir en az sahiplik koşulu içinde aldığı rızk, boğaz tokluğu veya yarı aç yarı tok durumdur.
577 
 El Kavramı 8  (Bayram Kaya)

Kolektife ait kolektif gücün, kolektif geçmişin, kolektif mirasın da sahibi olmasındandı. Bir kere kolektif sahipliği ele geçiren kişi ya da kişiler; kolektif dolaşımlar üzerinde, çalışan kişinin kendi üretmesiyle sahipliği olması gereken kendi emek güçlerinin de dolaylı sahibiydiler. Dolaylı oluş çevrimi; kolektif olanın üzerindeki toplumsal güç ve toplumsal bağ enerjisinden ileri geliyordu. Bu çevrim yolu uzatmakla zamandan bir parça gecikme ortaya korsa da; çok çok katlanmış bir değer sağlamasını da ortaya koyar.
578 
 Sahiplik 12  (Bayram Kaya)

Kolektif güce dönüşen kişi sahipli, kişi emek gücü; ne üzerinde kolektif güce dönüşür? Ortak sahipli sosyal alan içindeki üretim nesnesi vardı. Üretim nesnesi kişinin eksiği olanı tamamlama bağıntısını verdi. Tamlama yansıma ile girişen üretim hareketleri nedenle kişi emek gücü kolektif güce dönüşür.
579 
 Tarihi Kulluk Görevi 1  (Bayram Kaya)

El manalı sosyal anlayış ta; “El’inizden başkasına kulluk etmeyin. Kulluğunuz, başka El kulluğu gibi olmasın” demekle totemi sosyal süreçlere benzer yansıma içindeydi. El mana anlayışı kendi kendisine yeterli kalmamayı; en fazla olukla yerine getiren düşünce olmakla düşünce fırtınası içine sokuluyordu. İttifakı gelişmişlik süreci kendi kendisine kalmak isteyen ön ittifaka üstün gelerek, ittifakı El süreçli düşünce oluşla öne çıkardı.
580 
 Kurtuluşun Felsefesi Ek 10  (Bayram Kaya)

Mustafa Kemal'i anlamak Ne kemale bakmak Ne anlayışı kıta yazmak

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Tarihsel 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarihsel 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 71
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 70
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 69
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kültür 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 68
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kültür 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 67
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 66
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 65
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 64
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Biyo Dizel 63
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 62
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 61
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 60
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 59
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 58
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 57
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 55
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.