kofteye gufte
gunler gecti aylar gecti gecti haftalar
kiymalari var bizim kiymayaya benzemez
kurutmuslar takir takir sira sira raftalar
mundarmi mismilmi bilinmez kofteleri var bizim kofteye benzemez
duyusu sesi izgara ustunde cizirtiyi algiladigim
irade disi sivi salgiladigim siz ey kulaklarim
sizin hemen ustunuzde belirdi saclarimdaki ilk aklarim
renk isik baglaminda varligini algiladigim
yoklugunda sodyum klorurlu ikias o salgiladigim
gozlerimi iki as o gillerde terketti gitti coktan
burun cevrem goz altimda sodyum klorurle kalakaldim
dert sahibi ettiler beni hic yoktan
aksamlari eve donerken
ac acina saskin saskin sokaktan
hemoglobin baski yapar damarda
fiskirip akma ister sakaktan
tukuruk salgisinin bilmem ne var kimyasinda
ayri bir yeri vardir koftesinin kofteler dunyasinda
surgun dustum yatarim su karaganda kalasinda
bestekar yokmu besten yurdum koftesine
al buda benden katki olsun kofte guftesine
fakir pan 27 haz. 2006 karaganda kazakya
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
İyi günler temennilerimle sayın Erdal Akkoyun'a...
"Kırık Sandalye"öykü denemeniz benim şahsımca hikaye olmaya aday bir yazı.fakat burada şunu söylemeden de geçemeyeceğim,
şayet roman denemesi için yazıyorsanız konu çok kısıtlı gibi geldi bana.nereye kadar genişleyebileceğini açıkcası mantığım pek almıyor,
ama tabi sizin kurgunuzu,hayal gücünüzü şu an pek kestiremeyeceğim için de bir yorum da yapamıyorum.
ama öykünüze de kayıtsız kalamadım ve başlığıyla beraber de dikkatimi çekince yorum yapamadan da duramadım.
bir hatam olursa biliniz ki bu sizi rencide etmek için değil sadece bir yönlendirmek ya da bir fikir vermek olur.
buna dayanarak da daha geniş açıklamalar,betimlemeler ya da sizi etkileyen birkaç unsuru da buraya ilave edebilirsiniz.anlamca akıcı,üslupta sürükleyecilik olması hele de romanda zordur.anlatımı hep aynı çizgide koruyup,romanı güçlendirmek de apayrı bir meziyettir.ben de bu konuda bir çok yazı deneyimde bulunduğum için ne kadar zor bir şey olduğunu tahmin edebiliyorum.
umarım kaleminiz keskin,yeni roman denemeniz hayırlı olsun...
saygılar
amanin karpuz aldim kavun cikti
sampuan diye aldim sabun cikti
yelek cebimden ayakkabin cikti
gayri nasil bezdigimi sen dusun
omzum kirdi kaldim kolsuz kanatsiz
felek vurdu dustum elsiz ayaksiz
yururum koltukdeyneksiz dayaksiz
gayri nasil gezdigimi sen dusun
bilirim bozar eger hava serin
derimki yagmur yagabilir yarin
esamesi yok romatizmalarin
gayri nasil sezdigimi sen dusun
semaya cikarken yuzum asikti
bogazim kurumus sesim kisikti
sular akmiyor ceyran kesikti
gayri nasil kizdigimi sen dusun
besleme kargayi gozunu oyar
yer islak dikkat et ayagin kayar
isterim babandan bicagi dayar
gayri nasil azdigimi sen dusun
sana mektup yolladim bir kafile
ulasir diye bekleme nafile
kalem kagit defterim yokken bile
gayri nasil yazdigimi sen dusun
gun gelir ecel defterin durerim
tenesir tasina yuzum surerim
kendi mezarima kendim girerim
gayri nasil kazdigimi sen dusun
gemi degilim ordek gibi dalmam
balik degilim su icinde kalmam
kurbaga gibi ziplar nefes almam
gayri nasil yuzdugumu sen dusun
fakir pan verir dunya kadar eser
elde yedirir sana karpuz keser
siir kalburunu sirtina asar
gayri nasil suzdugumu sen dusun
28 haz 2006 karaganda nurken abdirova kz
insan aslında dünyanın en zengin varlığıdır.Ancak bunun farkında değildir.elinde son teknolojinin bile ulaşamadığı cihazlar var.bunlardan bir kaçına örnek verecek olursak;kaç mega piksel olduğu tespit edilemeyen göz ile dünyayı kainatı izleyebiliyor insan.diğer bir örnek ise de kulaklarımız;o da bize gerekli olanları bize işittirir bize gereksizleri işitmez.nasıl mı?günlük konuşmaları yapabilmemiz için duymamız lazım onu da duyabiliyoruz.onda normal bir insan da problem olmuyor.gelgelelim duymayan seslere;dünyanın hareket sesi.saatte 800 km. hızla giden bir uçak bile ne kadar ses çıkarıyor.gelelim saatte 108000 km hız yapan dünyaya.peki bunun sesini işitebiliyormuyuz.çok şükür ki işitemiyoruz. ya işitseydik hayat ne kadar çekilmez olurdu.demek ki kulağın yaratılışında insanın işitmesi gerekenleri bilen onun istekelrine cevap veren bir zat tarafından verilmiştir de insan farkında bile değildir.bize gelinse kardeşim al şu 2 trilyonu ver bana kulaklarını denilse acaba kendisini düşünen bir insan verir mi o kadar para olsa ama kulakları olmasa o kadar paranın ne anlamı kalır.zenginliğimizin somut örneklerine 2 misal verdik. şimdi de soyut örneklerine bakalım.düşünmekle başlayabiliriz mesela.insanı diğer varlıklardan ayıran en ama en önemli özllik denilince akla gelen ilk cevap düşünmek olacaktır.peki bir soru daha bize bu sefer 2 değilde 25 trilyon verilsin ancak düşünme yeteneğimiz elimizden alınacak.acaba kim verir.bence kimse vermez düşünmeyen bir insan asla düşünülemez...
gören,işiten ve düşünen bir insan konuşmayı da isteyecektir elbette
konuşmakta insana mahsus özelliklerden birisidir.diğer canlılardan konulanlar var gibi görünsede onlar işittiklerini tekrar eden bşr yapıya sahiptir.yani kendi duygu ve düşüncelerini aktarmaz.
hayatı bir düşünsenize konuşamıyorsunuz.sizin beyninize konuşma çipi yerleştirilmemiş.ses kartı yok cihazın.ne yapacaksınız işte o zamanda hayat çekilmez bir hale gelecekti.bizi bilen, gören, ihtiyaçlarımızı bilen birisi bu çipi yerleştirmiş.
konuşmak olmasaydı nasıl aşklarımızı sevgimizi karşımızdakine o nağmeli sözlerle anlatabilirdik.yarimize seni seviyorum bile diyemezdik.peşimizden köpek kovalarken '' anne'' diye bağıramazdık bile.
demin ne demiştik?görmek,işitmek,düşünmek,konuşmak ve son olarakta yazmaya gelelim.yazı yazmak insanın bence hayatta vazgeçemediği şeylerden birisidir.en öenmlisi hangisi denilirse?hiçbirisi diyebiliriz.çünkü bu özelliklerini elimizden geldiğince yazdık.ancak hiçbirisinin diğerleri olmadan bir anlamı olmaz.anlamı olmaz da değil.işletmede hani bir kavram vardır pert sistemi diye.bir aktivitenin oluşabilmesi için bir önceki aktivitenin tam gerçekleşmesi gerekir.yani düşünme duyusu olsun ki konuşma orada bir ihtiyaç olsun.konuşma olsun ki yazma bir ihtiyaç olrak doğsun.bunun gibi misalleri çoğaltabiliriz.
evet yazmak sosyal açıdan kültürel açıdan ekonomik açıdan dinsel açıdan çok öenmli bir yer kaplar.baktığımız zaman insanlar milattan önce bile işittiklerini gördüklerini düşündüklerini konuştukalarını bir yerlere aktarmak istemişler.bu açıdan da yazmak fiili ortaya çıkmıştır.ancak bir düşünün zengin değilim diyen insanın eline dikkat edin.yazı yazdığı eline tüm parmakların boyları ve yerleri farklı araları boşluklu.bir düşünün baş parmağı olmasaydı eğer bütün insanlık tarihine yön veren yazılar oluşabilir miydi. elbette oluşamazdı.bilimin ilerlemesi için gereken okumak fiili için kitabı tutmak gerekir ellerimiz olmasaydı tutabilirmiydik elbette tutamazdık.
sonuç olarak insan doğuştan trilyoner olarak doğar.dünyanın herşeyine yön veren olayları bu zenginliği sayesinde yaparda farkına bile varmaz.birde fakirim neden zengin değilim diye üzülürde durur ey insan! üzülüp duracağına sahip olduğun zenginliğin farkına var çalış ve neden çalıştığının amacının ne olduğunu iyi kavra
etimi yemek istiyorum artık, kendimin dışında bakacak başka birşeyin tadı kalmadı.
hiçbirşeyin tadı kalmadı.
yeraltı, karanlık, şopen , gece-dem, hepbiz birbirimizi izleriz bu kuytularda.
ayıp flütler çok eşli şarkılar ve insanlıktan yavaş yavaş sıyrılan boynuzlarımız.
haşim , enis, boris, dördüncü harfleri "i" leşmiş bu karanlık perde piçleri... takma adların kahramanı.
beni nerede bulacağını bilenlerin pek uğradığı biryer değil yine de yatağımın kültablası . imla
yanık kokusu, vicdan muhasebesi ve gevşemeyen aynı alışkanlıklar damardan körleşerek alınan cin darbeleri , aydınlığı elinin terslemesiyle soğuran parmaktaki yaramın izi .... can yakar...
yanık kokusu , dolaba iteklenmiş ızgara, ne zaman doymamış bir güvercine fısıldasam kanatlarımın ne kadar uçmaz olduğunu muhakkak beni nerede unuttuğunu hatırlayacak biri vardır gibi geliyor , yine de beni nerede bulacağını pek bilenlerin uğradığı bir yer değil burası , tecavüz öğretmenimin dişlerinin arasında kalan, insanlığını hatırlatan, öğleyemeği kuşbaşı kelaynak, tülperdeden sıralanan sünnetlik kabuklu başlar , denize beyaz elbiseyle gece dalanlar , yol ortasında yolun yolluğuna çıldıranlar , vajinası ısırılanlar ve okaliptus cennetinin gizli kolombiyasında gerdan kıran embriyolar,
sesleniyorum aslında ama herkesin buna yetecek aklı yok , kanatları yolup aşağıya bırakılmanın zamanı , beni nerde bulacağını bilenlerin pek uğradığı bir yere dönüyor yavaş yavaş burası.
Sayın Atnan Karakuş: Ben yazdıklarımda çelişki göremedim ama varsa da benim için sevindirici...
Bence Marks, Sartre, Platon, Aristo ve Nie arasındaki en büyük fark Nie'nin olması gerekeni değil olanları yazmasıdır. Ben de 'o anı' yazmaya çalışıyorum... Saygılar...
Sevgili necat dilaver abicim yazar tanıtımına (Okuyan da bu yüzden özgür olmalı. En azından özgür olduğunu zannetmeli) yazmışsın, forumda ise
okursan eğitilirsin,eğitilirsen güdülürsün,güdülürsen ezilirsin...
okumak ezilmeyi göze alanların işidir,ona göre...
demişsin ben bu yazdıkların arasından nasıl bir bağ çıkarmalıyım çünkü bana göre her iki cümle arasında çok çelişkili ifadeler yer alıyor,bu konuda beni aydınlatırmısın yanlış yorumluyorsam özür dilerim...hani bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp derler ya ondan..Esenlikle kal
Evet belki izedbiyat kan kaybediyor olabilir ama biz üyelerin yapması gereken yada şöyle söyleyim bize düşen görevler vardır,ilk önce çevremizdeki arkadaşlarımızı bu sitenin içeriği hakkında bilgilendirmek ve izedebiyat sitesine yönlendirmek buda dolayısıyla onlarında kendi çevrelerine tavsiye etmesiyle devam edecektir unutmayalımki her çok azdan gelir...ben bu yazıyı özellikle izedebiyat kan kaybediyor diyenlerle okur sayım azalıyor diyen arkadaşlara eleştiri olarak yazıyorum...
''Sevgiyle kalın''
Merhabalar
Ben forumda yeniyim.Fazla gezecek vaktim olmadı henüz ama oldukça etkileyici görünüyor. Başka biryerde gördüğüm bir öykü oyunu var (eğer daha önce yapmadıysanız yani).Zaten geniş cümleleri kuruyoruz,bunlarla istediğimiz duyguyu anlatıyoruz ve birlikte uzun cümleler kurarak öykü yazmak çokda zor olmasa gerek.Ama bu bahsettiğim daha basit görünen;aslında ucunu koparmadan,anlamı bozmadan ilerlemesi gereken bir oyun,oldukca zor gibi geliyor bana.Başta çok basit gibi gelebilir belki size.İlerlediğini bir düşünün bakalım;dağılmaması,kopmaması için verilecek uğraştaki haz,denemek için yeterli.Tabii dediğim gibi,daha önce yapmadıysanız :)
Oyun üç kelime oyunu,bunu geyiğe,cıvıklığa çeviren çok var diğer sitelerde.Aslında biraz daha ciddi olunca hem yeteneğin hem de eğlencenin tadına doyum olmaz.Şimdi bir kişi üç kelimelik bir cümle kuracak ve böyle devam edecek bu.
-Gözlerimi açtığımda evdeydim.
(siteyi geniş bir şekilde incelemeden konuyu direk açtım.umarım bir densizlik etmemişimdir :P .eğer ettiysem ve hala susmayıp konuştuğum için affınıza sığınırım)
sevgili diren bey nazik aciklamaniz icin tesekkur ederken turkiyede gecmisde yazdigim her yazida turkce karekter kullandigimi yanlizca imlaya dikkat etmedigimi bu icin yeterli bilgim olmadigini ama turkce i u yumusak ge s c kullandigimi ve kullanmamazlik etme gibi luksum olmadigini parmagimin otomatikmen refleksle oraya gittigini belirtirim.. ancak yakinda geceyarisi ekspiresi iki diye yazi yazacagim goreceksiniz surda yasadiklarimi her yanindan ilkellik akan bu ulkede az once son care almaatadaki turk konsolosluguna magduriyetim giderilmesi baslikli yazi gonderdim.. ulkeme onbes gundur donemiyorum ucaga kadar yuklenen valizim indirilip elimde biletimle ucak kalkip gidene kadar alikonuldum sonra tahkikatlar.. neyse konu o degil ilkellik akan bu yerde bilgisayarin basina gelmeden hangi noya oturacagini sifreni yazdiklari kagidi verip ne sureyle oturacagini sorup ona gore actiklari yere oturup oncede soyledigim gibi her ne hikmetse acilis saytasina on dakkada baglanabilen ekranlarina ingilizceyi secip adresi yazdiktan sonra yine ne hikmetse bizim sitelere erismesi bazen yirmi dakikayi bulabiliyor .. o dediyiniz seyleri izah edip i s yukletsem bile kiril alafbetasi ile ingiliz kilavyesi kirmasi bu kilavyede tek bir i tusu var shifte ayni an bastigin zaman I olan bu harfin i verecegini kabul edelim i yazacagin zaman ne olacak.. ofis binasinda goruyorum onlard turkce kilavye var rahatca yazabiliyorlar.. bilmiyorum lutuf buyurup yazdiginiz yazida adi gecen linuks minuks cart curt porogramlarin ne olduguna ne ise yaradigina kitap getirin el basayim kafam basmiyor .. sizin beni anliyamadiginiz gibi bende sizi anlayabilemiyorum.. inanin boyle olmasini istemem turkiyeye donuyum goreceksiniz hep turkce karekter yazarim benim eski taniyandan yokmu burda allah rizasi icin sahitlik etsin niida filan nerde desin ciksin pan turkce karekter kullanir asiri turkculugunden bi ara sepetlendi sonra sahte evrak vizeyle felan kapagi atti gine buraya simdi kimsenin tavuga kis ite hos demeden kendi capinda sacma sapan biseyler dokturuyo desin bak iste bu lazim bunlar cok guzel seyler... gercektende ozturklerde alternatiflerde ekolaylar eminler bilisim tenkolonolojisi yeralti dunyasi cwlerde hic bir organizasyon icre olmamakla birlikte yarbay rutbesine getirilmis sepetlenmeden istifa etmeyi basarabildigi yere yenile gine kafa esip donmus otaglarda turan infolarda ermeni hayestanlarda ruschat russia com china uygurlar turan infolarda yazdigi ocherki v rassiya panislamizma i panturkizma s lubofyu iz turtsia kak raz na aborot armianin turtsiyu zakololi gibi eserlerle adini duyurmus yakinda tc ye varinca derleyecegi belge rus gn tverbekhlebofun gozyasi ile yazdigi bir takim olaylarin bile onune gectigi gozleme dayali orjinal el yazisi ni turk diline cevirip banada ver o balciktan birlikte sivayalim gunesiyi yazmayi pilanlayan sayilari binlerle ifade edilen hayran kitlesinin sazan gibi zipladigi panturk1@hotmail.com u acmaya korktugu icin fidaydadaangaralimfidayda@hotmail gibi az daha uzun olup kitlenin gozunu korkutmayi amaclayan ben gercektende beni kimsenin anlamadigini bu kadar anlamsiz nasil yazdigimi anliyamiyorum anlayabilemiyorum bwen kendim kendimlemi konusutyorum bilmiyorum bilemiyorum saygi kelimesini literaturumden atmis sevgi kullaniyordum bir suredir bu gun daha once tanisma firsatimiz olmadigi ince kisiliginizi sevgiye acik yonunuzu bilmedigim icin aman bana bulasmasin yetkili idareci birine benziyor korkusuyla giravayt takip ceket onumu ilikledigim sahsinizi dayatmaya dayali saygiyla anmistim simdi ise sevgilerle diye uguirluyorum guzel insan karaganda nurken abdirovadan kucak dolusu ey halkim ey milletim yakinda turkiyedeyim umud ederim selam sepet hepinize..
Sevgili Pan Tu(ü)rk,
Söylediklerinin ancak bir kısmını anlayabildim. İletinden de anlaşılacağı gibi, sorun sadece Türkçe karakter kullanmaman değil; tek bir tane bile noktalama işareti bile kullanmamışsın. Sen de kabul edersin ki, 4000 kilometre uzakta olmak internet ölçeklerinde pek birşey ifade etmiyor. Eski bir Windows kullanıyorsa Türkçe karakter setini www.microsoft.com sitesinden bulup indirebilirsin. Yeni bir Windows kullanıyorsan zaten Türkçe karakter desteği sisteme dahildir, onu etkinleştirmen gerekir. Türkçe harfler Doğu Avrupa Karakter Setinde bulunmaktadır. Linux içinse, Türkçe karakter sorunun nasıl çözüleceğine dair onlarca sayfa var. Hepsine de Google'dan kolaylıkla ulaşabilirsin. Bütün bu ayarları Çin'de de yapabilirsin, Kongo Cumhuriyeti'nde de. Yapmazsan Türkiye'de Türkçe karakter kullanamamayı başarabilirsin. Noktalama işaretleri içinse, klavyendeki . (nokta) ve , (virgül) tuşlarını kullanman yeterli. Yazarlıkla ve edebiyatla ilgilenen biri olarak, bu durumu (çözümü ne kadra zor görünürse görünsün) kabullenmiş olman acı; ama bana niçin Türkçe karakterler kullanmadığını açıklamaya çalışıyor olman, işin doğrusu, daha da acı. Bu benim sorunum değil; senin sorunun çünkü. Yazdıkları anlaşılmayan kişi sensin. Ve daha da önemlisi, bu durumun hiçbir geçerli açıklaması olamaz. Bu açıklamaya ayırdığın vakitte "bu sorunu nasıl çözebilirim acaba..." diye düşünseydin, hiç kuşkum yok, bir sonuca varabilirdin. İnan ki zor bir şey değil; insanlar Türkçe harf basabilen daktilolar üretilmesi için ne savaşlar verdiler bilseydin, ufak bir "download" işlemini niçin yapamadığını açıklamaya kalkışmazdın.
Bu konudaki ısrarıma bir anlam vermeyebilirsin; ama ben kendi alfabesindeki harfleri kullanmaktan aciz bir toplumda yaşadığımıza inanmıyorum. Hele de bu sorunun Türkçe bir edebiyat sitesinde bile devam ettiğini görmek, inan ki, beni çok üzüyor. Uyarımın kişisel olduğunu düşünme; bana Türkçe karakter kullanmadan gönderilen iletileri de aynı şekilde geri gönderiyorum ve Türkçe harflerle birlikte tekrar gönderilmesini rica ediyorum.
İzEdebiyat'ın kapıları, başka herkese olduğu gibi, sana da her zaman açık. "İzEdebiyat'ta istenmiyorsam..." gibi bir bakış açısı olamaz. Ama İzEdebiyat'ta, edebiyat, dil ve anlatım gibi konularda ufak da olsa bir duyarlılık göstermeni beklemek, burada bulunan herkesin en doğal hakkı.
Sagyılarımla,
Diren Yardımlı
baslangicta her ikisi arasina sıkısmisdim.. her ikisi kendi kutbuna yonlenince her ikisinide reddetdim orta yolun usa daha yakin olanina yonlendim ama o yanilsamalarin yerini alacak etik arayisini surduruyorum..
bu benim yapitlarimda izledigim porojeydi.. beni bolmeye calisma kategorize etme bosuna..bastan sona icre yasadigim ani ameliyat altina yatirmaya calistim..bir donem rasyonalisti oynamis olabilirim ama her evrimim maskeden baska sey degildi.. baska deyisle yuksek ideaya ulasmaya calistigim atlama tahtalariydilar..
esref kolcak duzenin bicimin kendini kontrol altinda tutmanin hippi coskun ise tutku patlamalari ve yasamsal guclerin simgesiydiler...iyi kotu anlayisi otesine gecme laazim .. evreni kaplayici etik yok..
kisi bireydir oyle deyerlendirilmelidir.. bazi inanlar herseyin olcusu olarak onemsiz insanlarin etigidir..o surunun etigi kole etigidir... sahici fazilet yanlizca ubermensch aristovari azinlik icindir... her saca uygun fildisi tarak herkes icin gecerli etik gulunc fikirdir.. kaykal etik fanatigi sempanze elincek felaket tellali orumcektir .. kemirgen tas kafalinin teki.. saci uzunlar paylasmacilik ve genelce karar verim asagi dunyaya aittir..
size ustun insani ogretiyorum.. insan asilmasi gereken bir seydir.. insan hayvanla ustun insan arasinda iptir.. ucuruma gerili ip.. insanda muhtesem olan onun amac deyil kopru olmasidir..hayat strese girmeye deymeyecek denli kisa .. gelecekte simdiyi gecmis denli etkiler..
etik gibi hakikat de goreli olgu diye SEY YOKTUR.. yanlizca yorumlar vardir.. dil gercekligi yalanlar.. neticede insan bakkaldan aldigi ekmegin fiyatini bilen ancak o fiyati nasil bildigini sorgulamayan bu konu uzerinde dusunmeyen canlidir...
bir arkadasimizi bir komsumuzu sorduklarinda hemencecik hic dusunmeden sadece gordugumuz kasi gozu saci rengini hafizaya aldigimiz icin ismi mevzuu bahis oldugunda evet taniyorum deriz.. oysa 40 yillik esimizi patronumuzu cocuklarimizi tanimayiz bazen oyle sacma sapan seyler yaparizki kendimize hayret eder kendi kendimizi tanimayiz taniyamamisizdir.. bu yazi bu icin insani daha yakindan tanima icin yazilmakla birlikte yeterince tanimiyan fakirin diyer insanlarinda tanitici bilgi ekleyecegi umudu inanciyla resmi yuzeysel ad soyad memleket gibi klise tanimlar disinda tamamlayici tanimlarla zenginlestirilecegi umidiyle gun isiginda fenerle aranan insani degil kuyunun icinde yedi kat yerin altinda zifiri karanliktada olsa tabak gibi ortada insani bulma gayretiyle baslik acilmis ve bir kac nacizane madde ilistirilmistir.. gerisi gelir umut ederim..toz nitelik nicelik baginti yer zaman konum durum eylem ilgi haneleride bos kalsin ne cikar bunlar fasa fiso seyler... skolastikmis igne ucunda kac deve guresebilirmis bunlar bos seyler...
INSAN NEDIR NE DEYILDIR
yuksege cikmayi sevdigi gibi dusmekten derine dalmayi sevmekle beraber bogulmaktan korkandir..
surunmekten cekindigi denli surungenlerden nefret eden bu ile birlikte cevresindeki hazzetmedigi kisilerin surunmesini dileyen surutturgendir..
tirene binene degin seyahatten hoslanan binincede kapali mekandan bunalip pencereden disari sarkandir...
insan cesitli evrelerden gecer statik sabit degildir.. cok gezen tavuk pacasiyla eve cok sey getiririn bilincindedir..hatasiz kul olmaz insan melake degildir..insan bukemedigi bilagi oper .. insan yalaka degildir..
insan bulutlu havada simsek sesini duya duya burnuna dusen damlayi gore gore yinede merakini yenemeyip basini goge kaldirip agzi acik yukari bakandir...ne kadar guzel yagiyor diye dusunup atletinini delip gecen her damlacikla kati gercege adim adim yanasip her araba su sicrattiginda yine yukari bakip sehrin gobeginde hangi tarlayi suluyacan be mubarek diye isyan edendir..
insan otomobilin sofor mahalline binmeye can atmakla birlikte ya benden ustun nitelikli biri binecekse endisesiyle arka koltuga oturan soforun - ne o oyle bey pasa gibi kuruldun arka koltuga senin ozel makam soforunmu var burda gec soyle one ikaziyla kendine gelendir..
insan kaliteli tuketime onem veren yinede her gordugu ucuz batan gemi malindan dandik birkac parcada olsa esya almadan edemeyendir...
insan zeki insan keriz insan enayi degildir..
insan aslan denilince sevinen kocum denilince bunu soyleyenin cinsiyetine gore haleti ruhiyeye giren soyleyen disiyse kofalan boburlenen mamafih erkekse ofkelenendir..insan hayvan insan essek deyildir...
insanin rahatsiz oldugu bir bakis tarzi vardir bu bakisi herhangi bir mekanda yakaladigi an - hayirdir tirenmi geciyor diye tepki verir muhatabin - sen bakmiyonda benim baktigimi nerden gordun sualiyle biraz ikirciklensede cik cik cik edip derin ic cekip dis gosterip ofkeyle basini cevirsede bir kac saniye sonra haala bakiyormu kuskusuyla donup bakandir.. bakislar yine ayni saniye kesisirse kavga cinayet cikarandir .. insan bakmakla makinist olunmayacagini bilendir insan oks deyildir..
insan katiyetle ise koyulsa suphe duyan aksine suphe ile ise baslarsa katiyete ulasandir.. suphesiz suphesinde hakli ciktiginda sevinecek yerde uzulendir cok zaman..
insan kimse ile gorusme konusma istemiyorum dedigi an en cok konusmaya ihtiyaci olandir...
sevgili diren beyfendi .. ben burda kazakya karagandada aliskin oldugum kilavye olmadigi gibi ekran cubuguna sayta ismi yazacagim zaman bile ana saytada ru kz en alttada en ile karsilasip kirilce yazmama icin eni tiklayip ingiliz gavurcasina gecen bir sahsiyet olmus olup ilari i yapmak icin kopyalama yapistirma metodunu bilmekle beraber buna ne vakti ne zamani nede o denli uzun net kafede kalip harcayacak guc bela aldigi avansdan feda edecek imkani olan sahsiyetim o icin turkce karekter kullan demen ben icin cok sey ifade etmiyor.. sayet bura enverustayi bitirmis entel aristokrat imla kural kaide bilip yazan bir kitleye zumreye acikda biz gibi kalayli insaat ameleliginden cimento kagitina kirec torbasina yazip evde temize ceken cahil kaba saba iken okuldan cikali 25 sene olup dort islemle ilkokul mantigi aritmatik cozen az cat pat yabanci dil bilgisiyle disardan kiredili sistem orta mektep lise bitirene dek gobegi catlamis cahil guruha kapali ise daha acik konusup seni burda gorme istemiyorum bura soylu insanlarin mekani deyinde biz de basimiz caresine bakalim.. karaman oglu mehmeti yayinlayan turk dili dil bilgisi dersi maveraun nehir nereye akar vatandas turkce konusu yayinlayan benin her daim turkceyi savunan benin her halde turkce katili oldugunu iddia etme gibi fikriniz yok umut ederim saygilar.. :0((
Sevgili Panturk,
Türkçe bir edebiyat sitesinin forumunda yazıyorsun. İnsanların buradaki temel duyarlılıklar dil ve anlatım. Başka konulardan anlamamak serbest; ama kendi dilini doğru kullanmanı senden ısrarla rica ediyorum.
Türkçe karakter lütfen!
Diren
merhaba arkadaslar ben bugün bu siteye üye oldum ve cok begendim roman yazmak istiyorum ama nereden baslamam gerekiyor bilmiyorum bana yardımcı olabilirmisiniz..