Beyin İntiharları V (Yansımalar)
dizi dizilen günler
dünler bugünler yarınlar
Yenilenen öpüşler saygısız olan duruşlar.
bir bakış sonrasında bir gülücük.
yarına merhaba
"Bir nisan şakası, gerçeğin henüz hazır olmadığı bir fısıltıdır." - Oscar Wilde"
"Bir nisan şakası, gerçeğin henüz hazır olmadığı bir fısıltıdır." - Oscar Wilde"
dizi dizilen günler
dünler bugünler yarınlar
Yenilenen öpüşler saygısız olan duruşlar.
bir bakış sonrasında bir gülücük.
yarına merhaba
Buradan herkes mutlu, herkes kaygısız… Bense, bilinmeyen bir meçhule yolculukta, biraz korku dolu, biraz endişe…
YZ
Ülkemin geldiği bu noktadan büyük üzüntü duymakta ve bu sahnelenen rezaleti gelecek endişesi ile izlemekteyim.
Gaye Boralıoğlu
Sen ne olur hangi duvarın arkasındaysan çık artık o saklandığın yerden,
Çocukluğumla gel,
Sen ne olur hangi yöndeysen değ(sin) artık elin elime,
Çocukluğunla gel,
yaz mevsiminde iskenderun akşamlarına doyum olmuyor. sahilde dolaşmak terapi etkisi yaratıyor. günün yakıcı sıcağının yerini, insanı kuşatan bir zamanların işlek fenike kıyılarının serinliği alıyor
Her tren ilk gardan başlar yolculuğuna ve son durakta durup bir sonraki yolculuğuna başlar.
o günü hiç unutmam.1974’ün kasım ayının ilk günlerinden biriydi. eylül ayında, ladik akpınar öğretmen okuluna kayıt olmuş, aşağı yukarı da iki ayı aşkın da okuldaydım. ağabeyim bafra’dan yanıma gelmişti. bana sarı bir zarf uzatarak, çankırı astsubay okulu sınavlarını kazanmış olduğumu söyledi
Yaşam ırmağı gürül, gürül hızla kopürdeyerek akarken, bizler kısır bir döngü içerisinde kendi hapishanemize kendimizi mahkum etmişsek ; buna da yaşamak diyorsak, kendimizi kandırmıyormuyuz acaba ?
İnsanın yaşadığı bu zaman dilimi belki saniyeliktir fakat insanı çok farklı ve otantik ortamlara götürüyor.
Neden böyle oluyor, pozitif bilim olgusunu hiçe sayarcasına, zaman faktörüne meydan okurcasına dik durabiliyor.
Senin beni görmezden gelmen, benim yok olduğum anlamına gelmez.
Benim seni aramam, senin vazgeçilmez olduğun anlamına hiç gelmez.
\*\*\*
Sana bakışım, ona benzediğin içindir.
Köşe-bucak kaçıyorsun ya, neden, niçindir?
İlber Ortaylı