Serin Bir Ankara Gecesi
İnsan en çok kendi hikâyesini anlatırken zorlanırmış ve en çok kendi hikâyesini dinlerken ağlarmış.
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
İnsan en çok kendi hikâyesini anlatırken zorlanırmış ve en çok kendi hikâyesini dinlerken ağlarmış.
Yaşam, gergefine işlediği manaları önce kendi teyelleyip toparlayan sonra yine kendi söken bir garip masallar silsilesi… Yaşam, kınında muamma taşıyan şeffaf sancı…

Yeni başlangıçlar yapmak gerek cancağızım, her söze inanmamak her göze bakmamak gerek. Her insanı tanımamak, her heyecana açık olmamak gerek.
Yalanlı dünlere asılmış çiğdemli bahar gülüşleri,
ince sızılarla dantel dantel oyalanırken yaşamının kenarlarında,
kırgınlık, küskünlük, incinmişlikle ürettiği bu süsler
ağır gelince bedenine iki soluk arasına sığdırdı o kocaman bir yaşamı...
Damarlar kopuyor, kan, ucu açık damarlardan rahme akıyor. Ne kadar kötü bir durum... Bu kadarla kalsa, hatalı üretim yalnız kadınları ilgilendiren sınırlı bir sorun olurdu.
Okadar derindeyiz ki, kaybolmuşuz; birbirimizi bulamıyoruz. Sadece seslerimizi duyuyoruz. Ne O beni ne de ben O'nu görebiliyorum. Ama aramızda öyle kuvvetli bir bağ var ki, her şeye rağmen bir bütünüz.
Bu yaşanan bir İktidar Savaşıdır. Aşkta ve savaşta her şey mubahtır. İşte bu nedenle Türk halkının da bütün diğer dünya hakları gibi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar tarafından kandırılması, suiistimal edilmesi, din dahil her kutsal duygu ve değerinin, inancının amaç doğrultusunda kullanılması mubahtır.
Dünyada hangi insan övülmekten hoşlanmaz ki!...Yaptığımız müspet bir davranıştan dolayı takdir edilmek hepimizi mutlu eder.Kim ne derse desin bu insanın doğasında var olan bir hususiyettir.
Yakilanlara , Öldürülenlere Ve Demi̇r Parmakliklar Arkasina Atilan Aydinlarimiza Gelsi̇n Bu Yazimiz...
Ölüm haberleri yalan olmuyor.
İnşallah sosyal paylaşımcıların, bu konuda yazıp paylaştıkları yalan çıkar ve Birand, akşam ana haber bültenlerinde; “eee… çocuklar benim için, “öldü” haberini yapmışlar… eee ben de inanmıştım önce ama eee.. gördüğünüz gibi buradayım…” diyerek henüz ölmediğini duyurur ama…
Yakın bir gelecekte en kutsal varlığımız, annelerin gününü kutlayacağız. Onlara bir tatlı yüz, bir demet çiçek yeter ama kapitalist yaklaşım gereği bu günde sömürü aracı olarak kullanılacak...
Hayatın kaç benzer noktası vardır sizce bizle???