Yaşama Denemeleri
Sen benim için kendinden vazgeçtin sevgili.Bildiğin ve güvenli dünyanı bırakıp aşkın o belirsiz ve tehlikeli gezegeninin yıldırımların çaktığı ve fırtınaların koptuğu
atmosferini soludun.
"Yazmak, aslında, 'Ben burada değilim, ama şu an tam da buradayım' demenin en pahalı yoludur." – Virginia Woolf"
"Yazmak, aslında, 'Ben burada değilim, ama şu an tam da buradayım' demenin en pahalı yoludur." – Virginia Woolf"
Sen benim için kendinden vazgeçtin sevgili.Bildiğin ve güvenli dünyanı bırakıp aşkın o belirsiz ve tehlikeli gezegeninin yıldırımların çaktığı ve fırtınaların koptuğu
atmosferini soludun.
Ben içimdeki büstü yıktıktan sonra; geriye kalalınını sevdim.
Sor kendine...
Bir büst yaptıysan içinde; yık gitsin...
Geriye kalan bir "hiçse" vur gitsin...
"Hiç" değilse, al gitsin...
52 Yıllık ömrüme dört darbe sığdı. Beşincisi ülkemin gelecekteki 50 yılını heba eder.Kaygım bundandır yoksa şahsi bir korkum yoktur!
Sinan Akyüz
Kuran ahlakında, insanın gerçek iyiyi ve kötüyü yalnızca kendisinin bilmesi ve yaşaması yeterli değildir. Müminler, diğer insanları da din ahlakını yaşamaya davet etmekle sorumludurlar. Ayrıca, karşılarındaki kişinin nefsine ağır gelebilecek de olsa, Kuran dışı davranışlarını engellemek amacıyla uyarılarda bulunurlar.
Geçtiğimiz hafta okurla buluşan OYNATMAYALIM UĞURCUĞUM adlı kitabımı bulamadığını söyleyen veya hangi birimlerde bulabileceklerini soran arkadaşlara duyurudur:
İçinde Allah korkusu taşıyan ve hesap günü Rabb’inin huzurunda sorgulanacağının şuurunda olan insan gerçek adaleti sağlayabilir. Dünyada hak arama telaşında olan birçok insanın, asıl ahirette Hakkın karşısına çıktığında ne yapacağını düşünmesi gerekir.
Elveda demiyorum sana.
...O kadar uzun yıllardan sonra kalkıp gelmek zordur şimdi bilirim."Tüm yaşananlar, yaşanmamış gibi sanki.Tavşan kaç,tazı tut" bunu da bilirim.Gönlümün değdiği her gönülde,incinmişliği,yalnızlığı,çaresizliği görüp, süzdüğümde hayat süzgecinden kendimi ;öğrenilenler yorarmış insanı.Bunu da bildim öğretmenim. ..
Söylesene Frezya; kaç Mecnun Leyla'sından vazgeçmişti peşinde? Kaç Yusuf oluk oluk kan kaybederdi sırtında bıraktığın tırnak izlerinde? Kaç Aslı Keremini verem etti derdinle? Ve Kaç Ferhat çelik alaşımlı bilekler tüketti, pamuk balyası dağlarında aşk yorgunu elleriyle?...
Yalnızlıklara dökülen satırların geçmişi ile anıların kapıların da dolaşır hüzün ve bir gece ansızın dökülür tüm sayfalar, odanın karanlık köşesinde ki kısık ateşiyle yanan gece lambasının altında ki hüzün masasına.
Ruh kararsızdı neyi göreceğine..Güneşi mi görseydi yoksa şu okyanusu mu?
Her zaman mutlu olalım, hep mutlu olalım...
Peki ya olabilir mi böyle bir şey?
Belki birbirimize biraz yardım edersek olabilir.Hayatta mutlu olmak için birçok neden var.Onları bulmalıyız.
Kerem Eksen