24 Mayıs 1985'ten İlham Alınmıştır
Eski kırk beşlikler vardı satırlarımda, sizi izlerken...
Ve siz hiçbir zaman bilemediniz; yokluklarınızda, göz kapaklarıma iğneler batırılmış gibi ağladığımı...
"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş hali gibidir; tek fark, kağıt en azından sizi dinler." — Franz Kafka"
"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş hali gibidir; tek fark, kağıt en azından sizi dinler." — Franz Kafka"
Eski kırk beşlikler vardı satırlarımda, sizi izlerken...
Ve siz hiçbir zaman bilemediniz; yokluklarınızda, göz kapaklarıma iğneler batırılmış gibi ağladığımı...
Hayatta herkes birilerine miras bırakabilir,ama önemli olan değer verilen bir isim bırakmak olmalı
Yazılarını severek takip ettiğim Ahmet Altan “Kıskanmak ve içinizdeki bıçak” isimli deneme yazısında bakın kıskançlığı nasıl özetliyor. “Şeytanın yarattığı gökkuşağı gibidir kıskançlık. İçinde siyahtan mora doğru her türlü karanlık rengi
Fakir Baykurt
Özetle insan vardır ve var olduğunu anlayacak bir bilince sahip olduğu için belki de var olmanın bedelini ödemek gibi ağır bir külfete katlanma zorunluluğu ile cezalandırılmış tek türdür bu gezegende.
bakarsın,görürsün,yaşarsın...sonuç yine bitmeler,yine gitmeler ve yine anlam veremediğimiz başlangıçlar..sonucu bile bile neden dalarız ki her yeni sevdaya?
Gece, gölge yanıdır yeryüzünün.. Gölgeye düşen her ışık gibi kaybolur gece yerin kararan yüzünde. Oysa uykusuzlar iyi bilir, ışığın yokluğu demek değildir gece, yerin yüzünü ışıktan gizlemesidir sadece.
Sabah kokusu alıyorum.. İyi geceler..
“Eskiden buralar böyle miydi evladım” dedi. “Mesire yerlerinin, sahil kenarlarının, gezi parklarının kendine göre bir âdâbı, bir usulü vardı. Öyle her istediğinizi yapamazdınız. Bu şekilde ulu orta meydanlarda sarılmayı bırakın, el ele tutuşup da birbirimizin gözlerine bakmaya çekinirdik. Bizler de gençtik, sevdayı bilirdik. Aşk damarlarımızda alev alev dolaşırdı.
Yaşamda çoğu kez yaralanırız, zaman iyileştirir görünür de, izler, boşluklar nasıl yok olur bilinmez...
Sevgi ;çok basit anlaşılan ama her nedense başkası tarafından şüphe dolu nesnelerle zor bir döneme sokulan kavram halini aldığında güçlük çekilen zaman aralıkları içinde gözyaşı döktüren, hayal kırklıklarının bütünleşmiş ifadesidir...
ümit ve korkuları ile, heyecan ve heyezanları ile, öfke ve sevgisi ile, mert ve namertliği ile, acizliği ve hırsı ile ne tuhaftır insanoğlu...
Adalet Ağaoğlu