Endlösung: 65 Yaş Üstünden Kurtulmak!
İnsanlar çok daha uzun süre çalışmalı, ya da, emeklilerin salgın bir hastalığa yakalanmaları için dua etmek gerekir
Dominique Da Siva, Fransa LREM partisi milletvekili
"Yazarlar, çayı soğutacak kadar çok düşünürler. Okuyucular ise onu içene kadar..." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yazarlar, çayı soğutacak kadar çok düşünürler. Okuyucular ise onu içene kadar..." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
İnsanlar çok daha uzun süre çalışmalı, ya da, emeklilerin salgın bir hastalığa yakalanmaları için dua etmek gerekir
Dominique Da Siva, Fransa LREM partisi milletvekili
Birey, toplum, millet olarak yaşananları görüyor, hiçbir şey olmamış gibi sonucuna katlanıyoruz.
Devlete, bir kuruma kapılanmış kişilerin hakları korunduğu halde, emeklinin, düşük gelirli esnafın, kadrosuzların, işsizlerin hakları boşlukta içler acısı. Futbol taraftarları bile teröristlerin bir benzeri görüntüsünü vermiştir. Saygılarımla.
İnsanlar riyakarlıkta olimpiyat birinciliğine oynuyor galiba. Söyledikleri ile yaptıkları arasında uyum görmek mümkün değil.
Neredeyse trafik kazalarında yada kuş gribi gibi olaylarda bile derin devletin veya kontrgerillanın parmağı olduğunu düşünecekler.
2011 yılında kendinize bir iyilik yapın! Orhan Kemal’in, Sait Faik Abasıyanık’ın, Orhan Veli Kanık’ın veya başka birçok değerli yazarımızdan birinin kitabını alın ve okuyun. Ben kitap okuyamıyorum, sıkılıyorum
KKTC’de insana ve insan hayatına saygı vardır. Yaşam bir daha ele geçmez. Kıbrıs Türkü bunun bilincindedir. Hiç bir işinde sahteciliğe kaçmaz Kıbrıs Türkü. Özü gibi sözü de doğrudur. Kendisi gibi işi de doğrudur.
Bazi İşleri̇ Herkes Bazi İşleri̇ İse Büyük Beyi̇nli̇ İnsanlar Yapar , Onlardan Allah Razi Olsun , Onlar Olmasa Ne Yapardik
-Madenlerimizi,bankalarımızı,fabrikalarımızı kısacası Cumhuriyetin tüm ekonomik kazanımlarını ya bedavaya ya da yok pahasına ona buna veren biziz.
Halkımızda tepki uyandıracağına inandığım bu olaylara kaba deyişle Yuh demeyi hiç istemezdim ama insanca ve hakça düşünülürse tam karşılığı budur.
Yozgat Sürmelii
Festivalinde Şairler
Tarihi Konakları şenlendirdi
Türkiye, Türkiye olalı, 15 yaşında bir çocuğun katline duyulan tepkiyi, “Nekrofili” (Ölü seviciliği) olarak değerlendirme cüretini gösteren bir hükümet adamı görmedi.
Türkiye Türkiye olalı, Berkin sorulduğunda, “Türkiye bunları aştı. Sabah borsa düştü, akşam toparladı” diyebilen, paraya böylesine aleni tapan bir yönetici de görmedi.
Gerçekten de hayatlarını dört duvar arasında geçiren kader mahkûmları için çok anlamlı bir isim Gündoğdu. Çünkü onlar hep dört duvar arasındalar ve gün bu dört duvar arasına hiç geçmiyor neredeyse. Hep karanlık, hep acı, hep hüzün…
Onları bu acıdan, bu karanlıktan, bu hüzünden bir nebze de
Daha şafak sökmeden, “Gül parmaklı uyku” okşarken bizi, korku salan sirenler, homurtulu motor sesleri, evlerin önüne yığılan polis arabaları ve askeri araçlar, postal sesleri... Üstüne tiril tiril, kaliteli kumaştan yapılmış pantolon parçalarının, ince güzel derili mokasen ayakkabılara döküldüğü sorgucu ayaklarının, halıları çiğneyişi, göğüslere dayanan silahlar...
Biz, millet olarak: Azınlıkların hakkını savunacağız diye (el hak savunmalyız) bu ülkenin aslî unsurunu ölüme mi mahkûm edeceğiz?
Ardından, bir arkadaşımdan bir yorum düşer sayfama: Köyde söylediler... ‘Adam karizmatik ,çok yetenekli. Yesin biraz. Herkes yiyor ki...’ Donakaldım, yesin biraz’a. Nasıl bir toplumuz biz, hırsızlığa alışmış.... ‘Sen çaldın mı hiç Naci abi’ dedim. ‘O nasıl laf başbakan mıyım lan!!!!’
Acı gerçekleri yazmak, insanın sinirlerini bozuyor.