"Bir yazarın cenazesi, okurları için son bir 'spoiler' avıdır." – Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"

Eleştiri > Toplum ve Birey

üzgün

Ustalık Gerektirmeyip Sadece Vicdan Gerektiren Kafaya Takma Sanatı

Dünyanın silahlanmaya bu kadar astronomik rakamlar ayırıp da kainattaki açlığı, fakirliği, savaşları yok etmek için, barışa yatırım yapmak için, kıllarını bile kıpırdatmamasını zaman zaman çok kafaya takarım gerçekten... Sizde de vicdan varsa, siz de takın mutlaka... İyi insanlar olarak sesimizin daha yüksek çıkması lazım diye düşünüyorum...

olumsuz

Bir Yazı Çalışması

Sosyo toplumsa nedenle elbette bu da tam böyle değildi. Ama "suyun rengini kabın rengi olduğunu" unutan şiirin temasına göre kişisi yetkin olmazlık (suyun rengi) ile el kaldırmayı özdeşleşen bu sav çok güçlü ve bu sav öyle göz ardı edilir gibi değildi.

olumsuz

Ağır Bedeller Ödenir

Eğitim ve öğretim bir ülkenin olmazsa olmazlarındandır... Yurdun, her aşamadaki -İlk, orta, lise, üniversite, lisans üstü- eğitimi oturmamışsa, aksaklıklar varsa, o okullardan mezun olan öğrencilerde içinden çıktıkları toplumlara yeterince faydalı olamayacaklardır...

olumsuz

Ben İse Ahıra Bağlı Öküz Gibi Debelenmekteyim

Bir palto kaç para? Üşüyorum, değerim buz olmak... Arkadaşlarım nerede? Mangal yürekli insanlar nerede, sıcak ellerini uzatsınlar bana. Üşüyorum. Herkes neşeli şarkılar eşliğinde çayını yudumlamakta. Simit satsam, züppelerin ite kediye benzeyen çocukları dalaşmakta bana. Herkes gücünün yettiğine aslan ya da paşa. Tüm krallıkları yıkmak istiyorum şu an şu

nostaljik

Bakkallık Güzel ve Saygın Bir Meslekti Eskiden

Bakkallar yavaş yavaş hayatımızdan çıkıyorlar. Ekonomik gelişmeye kurban gittiler, kapitalizmin çarkları onları da öğüttü... Oysa ne güzeldi seksenli doksanlı yıllarda ve hatta daha öncesi yetmişli yıllarda, mahalle bakkalları... Erken açılırdı bakkallar. Saat altı altı buçuk dedi mi, bakkallar faaliyete geçerdi. Şimdiki büyük marketler gibi saat dokuzu, onu beklemezlerdi...

karamsar

Masallarla ve Yalanlarla Dolu Hayatınızı Ne Edeyim

Gözler, eller, yüzler, bakışlar sürü sürü... Hiçbirinde yok bir anlam ve bütünlük. Hepsi bütünüyle masal kitaplarındaki yaratıklar gibi. Sürü sürü yüzler başıma üşüşen gagaları kocaman kuşlar gibi. Yırtık bir gömlek kalır geride bana hediye edilen. Bağrımı açtıklarım, göğsüme indirir bir yumruk.

karışık

Eleştirinin Eleştirisi - 2

-Kendisine büyük bir miras kaldı,ama o sonunda hapishaneye düştü ve yaşamını intiharla noktaladı.Para ona uğursuzluk getirdi.
\- Akılsızlara, zenginliğin iyiliği yerine kötülüğü dokunur .

olumsuz

Her Gelen Adaletsizliğiyle Gelir

Bir zindana atılmakla bir camiye, bir kiliseye veya bir ideolojinin içine zorla sokulmak arasında hiçbir fark yoktur. Özür dilemek zorunda bırakılmak, sözle, gözle, tacize uğrayıp bütün bunları sineye çekmek zorunda bırakılmak hapse atılmaktan farklı değildir. Yetkiler ve güçler putlaştırılır ve bunlara boyun eğme mecburiyeti önüne dilekçelerle, yönetmeliklerle, kanunlarla

olumsuz

Düşünün Bunları

Evvelden mesela vakti zamanında, kimi kimi bazı güç sahipleri dışarı çıkma yasağı koyduğunda kimi kimi bazı insanlar dışarı çıkıyor, eleştiriliyor, hatta ve hatta asalaklıkla suçlanıyordu Değişen ne peki?

üzgün

İfakat Belgeseli

Toprak kokar Karadeniz kadınının elleri… Kınalı parmakları aş ve iş’te yara bere olmuştur hayatla mücadele eden bu yiğit savaşçıların. Odun kesip taşımak, çay toplamak, tarla kazıp biçmek, inek sağmak, fındık toplamak, evin işlerini görmek…. Bunlar Karadeniz’de kadının bitmek tükenmek bilmeyen işleridir. O eli öpülesi kadınların bu işlerden emekli

olumlu

Franca Rame ve Dario Fo"dan "Kadın Oyunları" ve Zeynep Nutku

“Uyanış”, fabrikada çalışan işçi bir kadının sabahın erken bir saatinde kalkması ve uyku sersemi bebeğini kreşe götürmek için hazırlanmasıyla başlar. Ama evden bir türlü çıkamaz. Çünkü evin anahtarını bulamaz. O evin anahtarını nereye koyduğunu hatırlamaya çalışırken anlattığı kısa anlık öykülerle bize hayatı hakkında ipuçları verir. Nasıl deli gibi

karamsar

Fakir Yine Fakir

Ne demek herkesin esit olmasi? Ben suyum, ben buyum, o ise su. Kaldi ki bunlarin sectikleri o koltukta oturdular da ne yaptilar?

olumsuz

Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?

Onur ve can ancak Allah'a son nefeste verilirmiş. O
yavruların ne suçu vardı?
Bilinen 34 dernek çocukları kirleten vakfı korumak adına
girişimlerde bulunmuşlar bile. Ya Çağdaş Yaşama Dernekleri
hallaç pamuğu gibi tarumar edilip, 35 bin çocuğun bursları

eleştirel

Muhammed Can S. Demirtaş'a Soruyor

Kısa bir açıklama:
Yazarlarımızdan Şükrü Gülmüşün arkadaşımızın sorduğu soruyu, sayın Muhammed Cana da sorduk ve ilk defa kendisinin yanıtını veriyoruz.
İlk daime zordur.
Ama Can zor soruların ve zor görevlerin insanıdır.
Selamlarımızla.

iyimser

Hayata Nasıl Bakıyorsunuz?

Bir gün ansızın duvarların çizili olduğunu görüyorsunuz. Küçücük çocuğunu almış pastel boyaları eline ressamlığa soyunmuş. Bütün duvarları neredeyse boydan boya çizmiş rengarenk kalem boyalarla
Ne yapacaksınız? Kıyamet mi koparacaksınız? Çocuğa mı kızacaksınız? Hayır. Sadece bakıp gülümseyeceksiniz. Çünkü bunu yapan sizin canınız. Olsun diyeceksiniz. Hoşgörüyle bakacaksınız. Hem

üzgün

İçimden Çıkan Küheylan...

Onlar, o altı kocaman açılmış, soran altı çift gözün ona dik dik baktığını ve bunun Alan’ı nasıl mahvettiğini, nasıl kahrettiğini, nasıl utandırdığını ve bu utancın ne kadar dayanılmaz olduğunu nasıl anlayacaklar? Alan mecburdu. Alan çaresizdi. Kendi gözlerini oymak gibi bir şeydi. Ama onlar gördü. Onlar Jill’le ne yaptıklarını

Başa Dön