Birkaç Atasözü
Gavurun tembeli keşiş,Müslüman'ın tembeli derviş
Işığını akşamdan önce yakan,sabah çırasına yağ bulamaz
İti,öldürene sürütürler
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Gavurun tembeli keşiş,Müslüman'ın tembeli derviş
Işığını akşamdan önce yakan,sabah çırasına yağ bulamaz
İti,öldürene sürütürler
Hep şunu merak ederdim. Bir yazar, bir ressam, bir şair, bir ses sanatçısı bir araya gelse bir konu hakkında konuşsa ne olur acaba diye. Bugün NTV'de bir programa Elif Şafak ile Teoman katılmıştı ve Türkiye meseleleri hakkında düşünce beyan ediyorlardı. Türkiye tablosu yarım kalmış bir tablo gibidir. Bu
Oruç Baba der ki: İyimser kişiliğini biçimlendiren bir heykeltıraş ise,kötümser de kişiliğini parçalayan bir balyozdur.
Anadolu halkı öşür vergisiyle artı ürününe el konulup karnını zar zor doyurabilir bir duruma getirilirken çift bozan vergisiyle toprağını izinsiz terk eden ve üç yıl üst üste ekip biçmeyenler cezalandırılıp adeta toprağa ayağından pranga ile bağlanırken ticareti azınlık Ermeni, Yahudi ve Rumlara bırakılmıştır. Anadolu halkı yeteneksiz değil bizzat
Çok köklü bir geleneğin kültür hayatımıza yansımasıdır Divan edebiyatı… Asırları aşıp günümüze ulaşan bu gür ses, hâlâ yankılanmaya devam ediyor. Müzeye kaldırılan edebiyat, müzenin kapılarını zorlayarak hayata akmak için zaman ve zemin kolluyor. Bu hususta ona kılavuzluk edecek gönül insanlarının himayesini umuyor ve bekliyor.
Belgesel ya da sinema filmi olsun iyi analiz edebilmeli bizde yarattığı duyguyu tahlil etmeliyiz ama kılavuzumuz somut gerçekler olmalıdır. Bu somut gerçekler nelerdir. Birçoğu bu tür belgesellerde istatistik olarak veriliyor zaten. Günlük yaşamda, haberlerde, dizilerde görüyoruz: Güçlüler kuralları koyuyor. İşine gelmeyince değiştiriyor. Uluslar parçalanıyor. İşine gelirse birleştiriliyor. Ama
Aşağıdaki çalışma internet ortamında yapılmıştır.Bazı sözler gerçek yazarını yansıtmayabilir.O nedenle bu bilgilerin ihtiyatlı bir şekilde kullanılması tavsiye edilir.Metin uzunluğu 180 sayfadır.İsimler alfabetik sıraya göre dizilmiştir.
Acı; zamanla diner mi yoksa iliklerinize işlenip, sizin bir organınız mı olur? Kolunuz, bacağınız, ayaklarınız gibi... Size ilişik, sizden mi olur ya da siz mi onun olursunuz? Herkesin içinde herkesten ve her şeyden biraz vardı. En azından Goethe bunu onaylıyordu:
“Ben, kendi hesabıma, ne yaptım tüm
Sıfır tabanlı düşünce başkalarının bakış açılarından kurtulmayı, insanın kendi sorusunu sorabilme cesaretini ve düşüncelerini yeniden kurabilmeyi, dünyayı kendi gözünden görebilme serüvenini temsil ediyor.
“Yaşadığımız maddeler âlemi bana öyle geliyor ki hakikatin kımıltılı bir izdüşümünden ibaret…Evet, kımıltılı asla durağan değil. Bu yüzden bize çok inandırıcı ve gerçek geliyor.”
Şiir,başkalarının düşünüp de kelimelere dökemediği duygu,düşünce ve hayalleri estetik kaygılar gözeterek yansıtmaktır.Bunu gerçekleştirmek her kişinin yapabileceği bir iş değildir.Yani her insan şiir yazamaz.
Ne vardı sanki böyle bembeyaz birden bire buz gibi kendini bırakıverecek bir anda biranlık bir.
Değer mi değmez mi bilinemez bir deli’lik inadına.
Tarihte şüphesiz aiskhylos gibi pek çok ünlü ozana ve trajedilere konu olmuştur Agamemnon, Truva savaşında en çok konuşulan bir komutan hatta Truva savaşını başlatan komutandır.
2\. Dünya Savaşı`nın sona ermesi ile birlikte emperyalist güç olan ABD ve İngiltere - Almanya - Fransa`nın başını çektiği AB artık ülkelerle tek tek savaşarak ülkelerin kaynaklarını iş gücünü iradesini sömürerek kendi hegemonyalarını oluşturmuyorlar. Bunun yerine halkların dönüşümü yoluyla kendilerine bağımlı kitleler oluşturuyorlar.
Sosyolojinin kurucusu...
Tarih felsefesinde deha.
Psikoloji usullerini tarihe uygulayan ilk âlim...
Düşüncelerini anlamaya ve üzerinde kafa yormaya ne dersiniz?...
Orta Asya'nın bu günkü görünen boyutuyla 1990 yılı sonlarına doğru tanıştık. Sovyetlerin salpa yalpa devinmesinin sonunda yıkılmasıyla birlikte duyulan özgürlük çığlıkları onları fark etmemize sebep oldu. uyuklayan gönül tamburamızın yayları kıpırdamaya aşina olduğumuz özgürlük tınısıyla çalmaya başladı.
Herkes bir şeyler söyler ama herkes belâgatlı söz söyleyemez.Bunu ancak şâirler becerebilir.Çünkü onların doğuştan gelen söz söyleme meziyetleri vardır.Bu yönüyle onlara saygı duymak lâzımdır.
Saatler on altıyı gösterdiğinde Göğebakan küçük bir gecikmeyle gelebilmişti. Sürekli televizyonlardan ve kliplerindeki görüntülerinden çok başka bir Göğebakan’la karşılaştık. Kibir yoktu, tek başına gündelik yaşantısında giydiği kıyafetleriyle sade bir vatandaş gibi radyoya geldi. Tabi ben biraz şatafat olabileceğini düşünmüştüm. Zira O;son elli yılın şarkıları listesinde ilk üçe giren”
ODTÜ Genç Yazarlar Topluluğu Başkanı Ozan ÖNEN, Cezmi ERSÖZ'le Ankara’da konuştu; ünlü yazara afili sorular sorup manifesto niteliğinde cevaplar aldı...