Üzgün İbli̇s
Cinayet masası baş komiseri Lokman Mansuroğlu ve ekibi, şifrelerle dolu seri cinayetleri çözer.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Cinayet masası baş komiseri Lokman Mansuroğlu ve ekibi, şifrelerle dolu seri cinayetleri çözer.
İnsan kendi doğasıyla çeliştiği, çatıştığı sürece bunalım anaforlarından kendini kurtaramaz. Tarihi süreçte ortaya çıkan ve zamanla anlamını kaybeden birtakım kuruntu ve takıntılarla hayatı kendimize zehir etmenin anlamı ve gereği yok. İç sesimize güvenmeli ve doğaya teslim olmalıyız.
Sevgili İsmail Günerin, IŞKIN Romanı Ozan yayıncılıktan çıktı. Yazar Güneş Ülkesini Elbistan Ovası ve Nurhak Dağının etekleri- doğup büyüdüğü, acıların ve sevinçlerin yeşerdiği toprakları anlatır.
Mert Başaran
Halil, Cemal ve Hülya, cadde üzerindeki park etmiş araçların arasında buldukları bir boşluğa park ettikten sonra arabadan inerek, hemen yakınlardaki karakola kadar yürüdüler.
İnsan karmaşıktır, bazen kendi dehlizlerinde saklambaç oynar. Orada gördüğüne sığınmak ister, kim olduğunu ne olduğunu bilmeden. Bazen bir çocuk saflığında uzanır ona, bazen de umarsızca saldırır bilinmezliğine. Aslında bulduğu kendisidir, araması çırpınması ise var oluşunun sessiz çığlıkları.''
Okuldan dönen Cemal ve Hülya, dış kapıdan girerek zemin kattaki evin kapısına gittiler. Cemal, “içerden su sesi geliyor,” diyerek kulağını kapıya yanaştırdı.
Ey sayın yazar adayı lütfen dikkatli oku. Sana varoşların felsefesinden, edebiyatından yola çıkarak günümüz üst sınıf edebiyatımızı anlatmaya çalışacağım. Ey yazar adayı karşına çıkacak ilk zorluk senin bu toplumundur. Yedi bölgeden, yetmiş vilayetten ve milletten oluşan bu topluma bir yazar olarak ne anlatabilirsin?.. Öncelikle bunu bir düşün kendine
Ağzından bir anda çıktı o cümle.
Zigo, ben lezbiyen olmak istiyorum!...
Önce boş gözlerle baktı Zigo.
Sonrasında ağzında olan bütün birayı üzerine boşalttı.
Kahkaha ile karışık cümle kurmaya çalıştı Zigo.
"Hayat bir tercih meselesidir,
Geçmişi düşünürsen masal,
Geleceği düşünürsen hikâye,
Bugünü düşünürsen gerçektir.'' Mark Twain
#KadırgaÇıkmazı
Umay beni baştan çıkaracak kadar güzeldi. Her güzellikte bir tuzak olduğu gibi Umay'ın güzelliğinde de bir bıçak ışıltısı, bir tabanca zerafeti aradım. Umay hem bir bıçak kadar keskin bir güzelliğe hem de bir tabanca kadar zerafete sahipti. Güzelliğin ve baştan çıkarmanın bedeli belki de hapsedilmek ve öldürülmekti. Fakat
Leyla Karaca’nın ayrıntılı anlatımı, karakterleri canlandırmadaki yaratıcılığı, titiz tasvirleri, zaman ve mekân konusunda doğruyu yakalama ustalığı esasında Karaca’nın şiirden romanına taşıdığı vazgeçilmezi.
Etimi yiyecek tenha bir yer buldum. O sırada fark etmemiştim, etten az bir parça kaldığında gözüme ilişti. Az ileride Kuyruksuz Bacı yattığı yerden yalvaran gözlerle bana bakıyordu. Acıdım. O istemedi ama ben götürüp bu son lokmayı ona verdim. Bir kerede yuttu.
İlber Ortaylı