Mevsim Gülbahar - (2. Bölüm/35. )
Halil, Cemal ve Hülya, cadde üzerindeki park etmiş araçların arasında buldukları bir boşluğa park ettikten sonra arabadan inerek, hemen yakınlardaki karakola kadar yürüdüler.
"Eğer yazdıklarım anlaşılmıyorsa, sorun bende değil, okuyucunun yeterince kahve içmemiş olmasındadır." - Franz Kafka"
"Eğer yazdıklarım anlaşılmıyorsa, sorun bende değil, okuyucunun yeterince kahve içmemiş olmasındadır." - Franz Kafka"
Halil, Cemal ve Hülya, cadde üzerindeki park etmiş araçların arasında buldukları bir boşluğa park ettikten sonra arabadan inerek, hemen yakınlardaki karakola kadar yürüdüler.
Aynen komiserim, aynen ben de öyle diyorum zaten aynen yani
Adı Belgindi. Emniyet Müdürlüğünde göreve iş başladığı zamanlar, Belgin Doruk olarak fiskos edilse de. Türk Sinemasının küçük hanımefendisi diye meşhur olan o güzel kadına benzerlik olarak yanından bile geçmiyordu.
Kız kurusu sarışın huysuz bir
YZ
İnsan karmaşıktır, bazen kendi dehlizlerinde saklambaç oynar. Orada gördüğüne sığınmak ister, kim olduğunu ne olduğunu bilmeden. Bazen bir çocuk saflığında uzanır ona, bazen de umarsızca saldırır bilinmezliğine. Aslında bulduğu kendisidir, araması çırpınması ise var oluşunun sessiz çığlıkları.''
Şermin Yaşar
Merdivenlerden inerek dış kapıya ulaşan orta yaşlı bir karı koca, dış kapının önünde kapıdan girmekle, kapı önünde yığılıp kalmak arasında bir görünümdeki Halil’i görünce, ona acıyarak baktılar.
Ağzından bir anda çıktı o cümle.
Zigo, ben lezbiyen olmak istiyorum!...
Önce boş gözlerle baktı Zigo.
Sonrasında ağzında olan bütün birayı üzerine boşalttı.
Kahkaha ile karışık cümle kurmaya çalıştı Zigo.
"Hayat bir tercih meselesidir,
Geçmişi düşünürsen masal,
Geleceği düşünürsen hikâye,
Bugünü düşünürsen gerçektir.'' Mark Twain
#KadırgaÇıkmazı
Tornistan kim?...
Olağan bir anlatımla ailesinin annesinden sonraki ikinci ferdiydi tornistan. Ve annesinin Aliden sonra sevdiği en çok şey.
Tornistan bizim tekir kedimiz jale..
Önce bir duraksadı. Ardından küçük bir gülümseme ve freni boşalmış bir kamyon gibi gelen bir kahkaha çınlattı otoparkı.
Bir komşumuz vardı. Çarşıda, pazarda, kahvede, işten eve, evden işe giderken dahi elinde mutlaka bir kitap olurdu.Yıllar boyu bu adamın elinden kitap düşmedi. Hemen herkes bu insana saygı duyardı. Çok kültürlü, mülayim bir insan olarak muhitinde bir yer edindi...Sonraları bu adamın aslında hayatı boyunca bir kitap dahi okumadığı
8 Bölümlük öykü dizisini daha önce öyküler kısmında yayınlamıştım fakat sonra ilk 2 bölüm dışındakileri kaldırmıştım. Bir süredir roman olarak toparlayıp tek parça halinde İzedebiyat sayfalarına geri koymayı düşünüyordum. İşte burada. Daha önce 8 bölümü de okuyanlar için yeni bir şey yok. Okumadıysanız bilim kurgu ve aksiyon macera
Gidecegı yerin ruhuna dokunsun...
" Erhan Bey'in resimlerinde Batılı ressamlarca gerçekleştirilmiş - Doğu'yu ve İslam dünyasını konu alan - tablolarda görüldüğü gibi hamam, harem, vahşet sahneleri ya da ibadet eden mütevekkil tipler değil ama okuyan, tartışan Osmanlı aydınları betimlenmiştir.
Sesimi duyurdugum herkese günaydın...
Füruzan