"Yazmak, aslında ölmek için bahane üretmektir; çünkü yaşarken yazamazsın, yazdıkça ölürsün." — Franz Kafka"

Esin hanım ve İlham bey yıllar sonra

"Zamanla Değişen Yazarlık Yolculuğu" - Bir yazarın yıllar içinde değişen yazma deneyimini içten bir şekilde anlatan bu şiirsel metin, gençken aceleyle dökülen kelimelerin zamanla nasıl ağırlaştığını, ilhamın hiç gitmediğini ama sustuğu yerin büyüdüğünü anlatıyor. Yazmanın artık sadece anlatmak değil, kendisiyle yüzleşmek olduğunu, kelimelerin ağırlığını ve yazmadığı günlerin gerçek nedenini keşfeden bir yazarın samimi itirafı.

yazı resim

Yıllar sonra fark ediyorum;
yazamadığım günler yazamadığım için değilmiş.
Anlatacaklarım ağırlaştığı içinmiş.

Eskiden esin gelmez sanırdım.
İlham küsmüş gibi gelirdi.
Meğer gitmemişler.
Sadece sustukları yer büyümüş.

Gençken cümleler aceleci olur.
İnsan anlatmak ister.
Anlatınca geçeceğini sanır.

Yıllar sonra anlıyor insan;
bazı şeyler anlatılınca geçmez.
Sadece derine iner.

Eskiden sabah altılarda yazardım.
Kafam berrak, kalem cesurdu.
Beğenilmek bir ihtimaldi.
Şimdi bir yük.

Şimdi kelimeler daha ağır.
Çünkü artık ne yazarsam
bir yerden kanatacağını biliyorum.
En çok da kendimden.

Eskiden doğaçlama yazardım.
Hâlâ öyleyim.
Ama artık klavyeyle konuşmuyorum.
Karşıma kendimi alıyorum.
Gözümü kaçırmadan.

Bazen günlerce yazmıyorum.
Sonra tek bir cümle geliyor.
Ve anlıyorum:
Esin hâlâ burada.
İlham hâlâ yaşıyor.

Ama artık şunu da biliyorum:

Bazı yazılar iyileştirmek için değil,
kanıtlamak için yazılır.
İnsanın hâlâ hayatta olduğunu.

KİTAP İZLERİ

Yaşadığım İstanbul

Selim İleri

İstanbul'un Kırık Kalbi: Selim İleri'nin Hafıza Kazısı Bazı yazarlar vardır ki bir şehirle öylesine özdeşleşirler, sanki o şehrin sokakları onların damarlarında akar. Selim İleri de,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön