Terörün Sebepleri ve Önlemleri
Terörle mücadele konusunda yapılmış en isabetli tespitlerden biri, ironik biçimde, bir devrimciden gelir: Mao Zedung. Mao’ya göre direniş hareketleri üç ayak üzerinde yürür: Birincisi askeri güçlere karşı yürütülen eylemler, ikincisi halka yönelik politik ve psikolojik faaliyetler, üçüncüsü ise düşmanın bütünlüğünü hedef alan stratejik hamlelerdir.
Aynı şekilde direniş hareketlerinin üç temel sorunu vardır: Asker ile subay arasındaki ruhsal bütünleşmenin sağlanması, silahlı güç ile halkın bütünleşmesi, ve düşmanın iç birliğinin parçalanması.
Bu saptamalar yalnızca belli bir ideolojiye değil, tüm terör örgütlerinin ortak stratejik aklına işaret eder.
Tersinden Okunan Strateji
Terörle mücadelede esas olan, bu kuralların tam tersini hayata geçirmektir. Yani terör örgütünün kendi iç bütünlüğünü bozmak, bölge halkıyla kurduğu zoraki ya da gönüllü bağı koparmak, ve en önemlisi halk üzerinde kurduğu korku düzenini yıkmak.
Bu nedenle yalnızca silahlı unsurlara karşı verilen mücadele yeterli değildir. Terör örgütünün lojistik ağı, eleman devşirme kanalları, propaganda sistemi, istihbarat kapasitesi ve dış destekleri eş zamanlı olarak çökertilmelidir. Bütün bunların merkezinde ise tek bir gerçek vardır: Bölge halkını kazanmak.
Askeri önlemler, terörle mücadelenin yalnızca görünen yüzüdür. Asıl yükü taşıyan; sosyal, ekonomik ve psikolojik politikalardır.
Eksik Kalan Halka
Bölge halkını kazanmak; planlı sosyal projeler, sürdürülebilir ekonomik yatırımlar ve güven duygusunu yeniden inşa eden psikolojik yaklaşımlar gerektirir. Bu adımların, askeri tedbirlerle uyum içinde, büyük bir devlet stratejisinin parçası olarak uygulanması şarttır.
Türkiye’de terörle mücadelede askeri yöntemler çoğu zaman başarıyla uygulanmıştır. Ancak hükümet politikalarıyla şekillenmesi gereken sosyal, ekonomik ve psikolojik önlemler ya yeterince geliştirilememiş ya da askeri adımlarla eşgüdüm içinde yürütülememiştir. Bu boşluk, terör örgütlerinin her defasında yeniden toparlanmasına imkân tanımıştır.
SERT FİNAL: SATRANCI GÖREBİLMEK
Sorunu doğru teşhis etmek zorundayız. Terör, başlı başına bir mesele değil; bölücülüğün bir aracıdır. Bölücülük ise çoğu zaman içeriden değil, dış mihraklardan beslenir.
Bu satrancı net görebilmek için; hem bölge halkını kazanacak iradeyi göstermek, hem de büyük devlet refleksiyle terörün beslendiği dış kaynakları kesmek zorundayız.
Aksi hâlde kazandığımız her askeri başarı, kaybedilmiş bir siyasi ve toplumsal hamlenin gölgesinde kalmaya mahkûmdur.
Mehmet Salih Özsaraç

