..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dengeli bir rejimde yemeğin yeri çok önemli. -Fran Lebowitz
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Toplum ve Birey
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bir Gün Uyanırsan
Ö.Gökhan Ergüven
Şiir > Bireysel

Okyanusları geçersinde İki damla boğar seni Şimdi anladım dersin Anladığını sandığın onca şeye gülerek Ne bu dağ ne deniz Ne bu gök Kırgın yürekleriyle kuşların tertemiz Vazgeçmek nedir bilmedi Yorgun ömrümüz Artık ne vuslat hayalimiz Ne bir teselli geçmişten Uyanırsan bir gün derin uykundan Dön bir bak Senin için feda edilenlere Yalnız ve güzel ülkemiz

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey
41 
 Bir Gram San_at Kadar  (Arzu Kulaç Sevimli)

Belki sizin bizim haberimiz yok, kim bilir o paralarla ne okullar yapıp, kaç binlerce çocuk okutuyor. Kıl olduğu, çorabı kaçmış, kimlere çorap alıyor kim bilir? Az gelişmiş bölgelerimizi gizli saklı ziyaret edip, kız çocuklarının maruz kaldığı onca açlık, onca cahillik, onca tecavüz, onca töre cinayeti, dağlarca haksızlık, derinlerce dert karşısında isyana gelip kimlere; “ Kız hepsi senin mi, dağ mısın, taş mısın?” diyerek, acılarını paylaşıyor. Halkın anasını ağlattıktan sonra zil takıp oynayan şer odaklarına cesaretle “Oynama şıkıdım şıkıdım lan , fırıldak!” diyerek ne postalar atıyor, kim bilir? Sanatçı olmak kolay mı?
42 
 M. Nihat Malkoç Kerbela Şiir Yarışmasında Türkiye Birincisi Oldu  (M.NİHAT MALKOÇ)

Aylardan Muharrem, günlerden Aşure… Gökler kül renginde… Toz bulutlarının görüş mesafesini sıfıra indirdiği demlerdeyiz. Yüreklere hapsedilmiş derin acılar… Bir ömür kadar uzun, geçmeyen dakikalar… İnsan suretindeki bir kısım mahlûklar insanlığa rahmet okutuyor. Toprak hicapla taşıyor masumlara hayat hakkı tanımayan hunharları, insaf fakiri katilleri…
43 
 Türban ve Giyim Kuşam Paranoyası  (Hulki Can)

Günümüz Türkiye’sinde ise kökeni paganizm, yahudilik ve hristiyanlığa kadar giden türban ve XIII. yüzyıl hristiyanlık modası olan pardösüden bozma tesettür kıyafeti güya islami bir örtünme modeli olarak tekrar hortlar ! Neyse ki, derken gökten üç elma düşer. Biri bu öyküyü yazana, ikincisi okuyana, üçüncüsü de türbanzede kızlarımıza. Onlar erememiş muratlarına, biz de çıkmayalım kerevetlerine
44 
 İlk Gece Birlikte Olmayacak Hatun Aranıyor  (ESRA BAYKAL ÇETİNKAYA)

Bu sözleri ilk duyduğumda hem şaşırdım hem de sinirlendim sanırım. Bir akşam çok sevdiğim bir dostumla yemek yerken duydum bu sözleri.
45 
 Ortaçağdan Yeniçağa Dr. Faust  (Ali Osman Öztürk)

Faust üzerine bir kaç not.
46 
 İnşaatta Kaba İnşaatın Önemi  (Ahmet GÜNAY)

İnşatta Kaba İnşaatın Önemi: Bir inşaatta en önemli etken kaba inşattaki proje uygunsa ondan sonraki en önemli etken malzeme ve işçiliktir...
47 
 Emeklilikle Görevi Bitmeyen Arif Amca  (Hande Hamdiye Ağırman)

Bu hafta günü hatırlamamakla beraber 2004’ün Mayıs ayında Bandırma’da tanık olduğum bir durumu ele almak istiyorum.
48 
 "İşi Kapmak" İçin Ne Kadar "İleri" Gidebilirsiniz? Metot Oyunu Sınırları Zorluyor!  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

İspanya’da, çok uluslu bir plazanın toplantı salonunda olduğunuzu farz edin. İşi kapmaya çalışan dört aday var. Diğer üçünü eleyip o çok istediğiniz işi almanız lazım. Ama bu sıradan bir iş görüşmesi değil. Olay bir iş görüşmesinden çıkıp bir “yarışmaya” dönüşüyor. İki seçeneğiniz var. “Ben, bu zırvalığa tahammül etmek zorunda değilim, canınız cehenneme!” deyip orayı terk edersiniz. Ya da başınıza neler geleceğini bizzat yaşayarak görürsünüz. Burada adaylar arasında “hangimiz daha vahşiyiz?” kıvamında bir yarışma söz konusu.
49 
 Sapkınlığa Bir Bakış!..  (Cahit KILIÇ)

Ezelden beri süre gelen sapkınlıkların her türlüsünden faydalanan devrin sapkınları, yaşadıkları devre ve/veya zemine göre yeni sapmaların/sapkınlıkların da bizzat müellifi ve icracısıdırlar…
50 
 Yazma Iste Sus!  (Alp Şahin)

Insanoglu bolunmeyi seviyor ne yazik ki. Yaratilisi bu. Kimi aslandir gucu kendine ister, kimi cakaldir baskalarinin ayagini kaydirir, kimi kurttur otoriteye kafa tutar, kimi de karincadir. Garibim sormaz sorgulamaz onunden yer hatta ogluna da buyuk kiyafet alir ki seneye de giyebilsin.
51 
 Melih Göğebakan Tüm Basını Kandırdı  (Hicran Kandemir)

“Münevver Karabulut” filminde madalyonun öteki yüzünü değerlendirdik. Yorum sizin!
52 
 That Face : Aynada Gördüğün "O Yüz" Kim?  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Oyunun adı “O YÜZ”. Oyun bir ayna. Kirli hayatlarımıza tutulan insafsız bir ayna. Bu aynadan kaçış yok. Orada, çokça şiddet, bolca küfür, akıl hastalıkları, kaybedilen hayatlar, ensest ilişkiler, bağımlılığa dönüşen tutku yüklü sevgiler, sevgi yoksunluğunun içini seksle, uyuşturucuyla, alkolle doldurmaya çalışmalar var. Bu hayatın ta kendisi. Bin bir tane yüz var bu aynaya yansıyanlarda. O yüzlerden herhangi biri pekala siz olabilirsiniz. İnsanlar kendilerine biçilen yüzlerden birini bu oyunda görüyorlar. Peki, sizin yüzünüz hangisi ?
53 
 Hadi Yıkayalım Ruhumuzu!..  (Emine Pişiren)

Bir mutluluk köşemiz olmalı ve bu köşemizde yalnız kendimiz olmalıyız. İçinde sevgi çiçekleri olan hayal kurduğumuz bahçemizi, baharın çiçekleri ile donatmalı, ruhu o çiçeklerin kokularıyla doldurmalıyız.
54 
 Sakınan Göze Çöp Batar  (Hilâl Erboyacı)

Hep derim:’ İnsan ilişkileri zor.’ Narsist yanımız peşimizi bırakmadığı sürece belli ki daha çok üzüleceğiz. Soğukkanlı, sağ duyulu, sabırlı, hoşgörülü olmak işin en can alıcı noktası. Ölümcül olmayan her şeyin çözümü var. Yeter ki çözmek isteyelim.
55 
 Söylemler ve Eylemler - 9  (Hilâl Erboyacı)

Elbette yalnızca bizi ilgilendiren bir çarpıklık değil bu. Alexander Graham Bell’in hikayesini hepimiz biliriz. Telefonun icadında bile Hristiyan halk, İncil’i bahane ederek karşı çıkmış, bugün iletişim konusunda elimizden düşürmediğimiz böyle bir buluşa. İskoç mucit John Logie Baird televizyonu icat ettiğinde önce kimse ciddiye almamış onu.
56 
 Eleştirinin Eleştirisi - 3  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Sende olanları neden başkalarına veriyorsun?Bilgilerin sende kalsa daha iyi olmaz mı? - Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
57 
 Ekmeklerini Çöpten Çıkaranlara Selam Olsun  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Son söz:Ekmeklerini çöpten çıkaran bu insanlarımızın o öpülesi kirli elleriyle verdikleri yaşam mücadelesini takdirle karşılıyorum ve onları saygı ile selamlıyorum.
58 
 Çekilebilir Bir Hayat İçin Ne Gerekiyor?  (Müşerref ÖZDAŞ)

Neler bekliyor bu yuvarlak dünyayı daha? Bu biranın sloganı ise şu : “Hayat çocuklar için bile içki olmazsa çekilmezdir.” Ne denir ki? Bu dünyayı içkisiz çekilir kılmaya çalışmak bu kadar zor mu?
59 
 Kentlinin Otobüse Binme Kuralları  (Şevket Başıbüyük)

Oysa büyük şehirlerde daha çok kalabalıklar var. Büyük şehirlilerin/kentlilerin bu konuda yoğunluğu bizimkilerden kat be kat fazla olmasına rağmen onlar bizim bindiğimiz gibi binmiyorlar otobüslere… Onlarda kural; herkes sırasına bekleyecektir… Otobüs var ya da yok; tek sıra halinde, (ya da çift sıra) ama nizami, ama hiç kimse kimseyi arkadan itmeden, kakmadan, ayaklamadan (güçlü göçsüzü ezmeden) sırasını bekler…. Lütfen ama…
60 
 Gez Dünyayı, Gör Konya'yı  (Adem KALINSAZ)

Atalarımız “Gez dünyayı, gör Konya’yı” demiş. Bununla ne kastedetmişler diye biraz düşünmekte yarar var kanısındayım.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Siz de Yer Miydiniz
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey
Aforizmlar
Ö.Gökhan Ergüven
Eleştiri > Toplum ve Birey
Değerler Eğitimi
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Kırk Şehitli Bir Yürek
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Milletimin Hali Bu Maalesef
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey
Medya: Termik Yalan Santralı
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Nereye Gittiğin Önemli
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.