..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Müzik söylenemeyeni, ama sessiz de kalınamayanı anlatıyor. -Victor Hugo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Çağdaş Sanat
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Becerebilirsen
Mahmut Uğur Şahinol
Şiir > Modern

Kuyunun dibinde bir ışıktı gözlerin Ellerin tanrının elleri ve sesin bir mezar başında bir ölüye edilen duaydı sen şimdi bunları okurken gökten bir yıldız düştü saçlarına çıkar çıkarabilirsen. Bak bir yıldız düştü şimdi başka bir yıldız ellerimden tuttu bir kadın karşıdan geçti bir adam beni öldürdü bak bir yıldız daha düştü şimdi ellerinin beyazlığına inat bembeyaz bir iz bıraktı ve bir yangın içimden aktı şimdi bir kuş

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Çağdaş Sanat
  Boyacı’ya Büyük İlgi  (Hakan Yozcu)

Bırakın koltukları, koltuklar arasındaki boşluklarda bulunan basamaklar dahi tıka basa doluydu. Bütün basamaklar tıkış tıkış insan doluydu. Sadece basamaklar değil, salonun en arka kısmında ayakta bulunan yüzlerce tiyatro sever saatlerce ite kaka oyunu izlemeye çalıştı. Belki de bir o kadar seyirci yer bulamadığı için evine dönmek zorunda kaldı. Ben de maalesef geç kaldığım için oyunu ayakta izleyen yüzlerce kişiden biri oldum.
 Eleştiri Ya Da...  (ömer akşahan)

„Ne kitap ne yazı ne düşünce/Yalana pey sürülen bir ülkede bitmez gece/Anladık sonunda cümlesi boş“(7) diyor, Cahit Tanyol bir şiirinde.
 Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü  (Hakan Yozcu)

Oyunda özellikle Mestan rolündeki Süleyman Kasımoğluları, izleyenleri kahkahaya boğdu. Oyundaki rahat hareketleri ve oyuna hakim olma anlayışı ile müthiş bir performans sergiledi. Geçmiş yıllarda da izlediğim bu oyuncu, Kıbrıs Türk Tiyatrosu için büyük oyuncu olmaya aday biri diyebilirim. Sadece metne bağlı kalmadan, doğaçlama da yapabilen Kasımoğulları, seyirci ile de irtibat kurarak, izleyenleri adeta hem kendine, hem de oyuna bağlıyor.
 Şiir ve Şair  (mehmet taştan)

Doğru, şiir evrenseldir. Ama evrensel olan her şey mutlaka mahalli bir köke dayanır. Tıpkı ağaçların kök üstüne bittiği gibi… Kendi kaynaklarından beslenmeyen şiir betona dikilen çiçek gibidir; Tutmaz.
 Sanatçı Kime Denir, Kimdir Sanatçı?..  (BÜLENT ÖZCAN)

Bizde sanatçı bukalemun gibidir. Saate göre, güne göre renk değiştirir. Bizde sanatçının kişilik sorunu gibi bir sorunu da yoktur. Kişiliksizdir. Siliktir. Yitiktir. Aynalara dargındır. Aynasızdır. Kimileyin taraf tutar, kimileyin tarafsızdır!.. Çıkarının
 Semah... (Bir Tablodan İzlenimler)  (Erdal GEÇER)

Alevi inancında semah'ın taşıdığı Felsefi ve tasavufi anlamlar üzerine kişisel bir deneme
 Seddül Bahir 32 Saat Dizisi Müthişti  (Hakan Yozcu)

Çanakkale Zaferi’nin anlatımı bundan daha güzel bir şekilde olamazdı diye düşünüyorum. Yeni neslin ve ilerde çocuklarımızın anlaması bakımından yerinde bir proje olmuş. Her haliyle beğeni topluyor film. Zaten bunu da ertesi gün basında genişçe yer alması ve herkes tarafından konuşulması doğru kılıyor.
 "Kür Şad" İlk Kez Sivas’ta Sahneleniyor  (Hakan Yozcu)

Kür Şad, Çin sarayındaki Muhafız Birliğinde görevliydi. Bu cesur Türk yiğidi Göktürk Devletini tekrar canlandırmak için kendisi ile birlikte 39 arkadaşı gizli bir plan hazırladı. Çin İmparatoru Tay-Çung bazı geceler şehirde tek başına dolaşıyordu. Bu durum kollanacak, imparator yakalanıp Türklerin bağımsızlığını tanımaya zorlanacaktı. Çin sarayında esir bulunan Holuku Tigin de kağanlığa getirilecekti.
 Tiyatro Oyunu Eleştirisi  (LOKMAN ZOR)

Fransız oyun yazarı Moliere'in en ünlüoyunlarından biri sayılan Scapin'in Dolapları adlı oyunun eleştirisi
10 
 "Ben Yoruldum Hayat"  (Şevket Başıbüyük)

Aslında yalnız ses sanatçıları değil bütün sanatçılar didinip dururlar ama toplum tarafından beğeni kazanmak, halk tarafından kabullenmek çok az sanatçıya nasip olur. Lafı fazla uzatarak yormayayım sizleri… Açın dinleyin ve dinlerken dinlenin biraz… “Ben pişmanım hayat, sorguya çekme Dilersen infaz et, kar etmez dilime Sözlerim ağırdır, dokunur kalbe Şu susan ağzımı, açtırma benim”
11 
  ve Othello Kendi Vatanında Sahnelendi  (Hakan Yozcu)

Othello rolünde Ekin Mutlugeldi, başarılı bir performans sergiledi. Kudretli komutan kompozisyonunu iyi çizdi. Yalnız, oyunun aslında Othello, zenci bir komutandı. Fakat burada beyaz olarak verildi. Bu da yönetmenin olaya bakış açısı ile ilgili bir yaklaşım.
12 
 Yeni Toplumcu Gerçekci Sanat Anlayışı  (kazım demir)

“İnsanı insanlaştıran eylem doğada bulduğunu tüketmesi değil, üretim etkinliğine girişmesidir”. Son zamanlarda vahşice bir tüketim hastalığının baş gösterdiği ve mevcut değerlerin içinin boşaltılıp yok edilmesini sağlayan, sanat adı altında faaliyet yürüten sözde toplumcu olduğunu iddia eden, kendilerine toplumcu etiketi vuran;sanat anlayışlarını anlaşılmayana sürükleyip, insani olan sanatı insandan uzaklaştırma çabasıdır. Bu çaba bilinçli ve sistemli bir şekilde toplumu geriletme amacı gütmektedir. Bütün sosyal faaliyetleri çürütüp bireyciliğe yönlendirerek yozlaştırıp modern çağda ilkel köleler yaratmaktır. Geçmişteki toplumcu birikim sahiplenilip daha ileri taşınması; sanatı yaşamın içinde, yaşamla bütünleştirip toplumun beğenisine sunulması sağlanılmaldır.
13 
 Salaklar Sofrası  (Hakan Yozcu)

22 Nisan Gecesi Vadili'de özel bir geceye davet aldım. Özel diyorum, çünkü gerçekten özel bir gece oldu benim için...
14 
 Tiyatronun Yıkımdan Önceki Son Oyun: "Peron" Siz Hayatınızın Kaçıncı "Peron" Undasınız?  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Bilinmeyen bir istasyonda, “iğrenç bir zamandayız”. Vincent ve Kornel bir tren istasyonun unutulmuş peronunda yolları kesişen iki filozof. Aslında onlar “evsiz” dediğimiz, mülkiyet ve aidiyet duygusunu çoktan aşmış insanlar. Yani, hayatta kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Kıssadan hisse “peron filozofları” olarak iştigal ediyorlar. Hayat, algıladığımız gerçeklik, birey, toplum, kamu, demokrasi, saygı, felsefe, bilgi, rüyalar, hayaller, kader, aşk, sevgi, umut, aile, farkındalıklar üzerine konuşurlar.
15 
 Nkl’de Edebiyat Sokağı  (Hakan Yozcu)

Sedat Öğüt, bizi alarak “Hocam, buraya kadar gelmişken buyurun Edebiyat Sokağımızı görün” dedi. Hep beraber kalkıp ikinci ve üçüncü kattaki özel olarak yapılmış Edebiyat Sokağı’na gittik. Tamamen farklı ve çok iyi düşünülmüş bir projeydi. Bir ayrıcalığı vardı. Beğenmemek veya hayran kalmamak mümkün değil. Burayı görüp de şaşmayana ben şaşarım doğrusu… Çünkü o kadar güzel ve estetik bir şekilde düzenlenmiş. Daha merdivenleri çıkarken bir edebiyat büyüsünün içine giriyorsunuz. Merdivenlerin her basamağı Ünlü Şair Ahmet Haşim’in “Merdiven” şiirinin dizeleriyle doldurulmuş. Bütün basamaklar bu dizelerle süslenmiş...
16 
 Dumana Boğulan "Romeo ve Juliet"  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Oyunda en çok zevk aldığım sahneler, birinci bölümde Mercutio (Gürol Tonbul), Romeo (Tamer Yılmaz) ve Benvolio'nun (Mehmet Demiralp) bir arada olduğu sahne. Dumanın olmadığı, gök gürültüsü efektinin duyulmadığı, müziğin sesinin açılmadığı “sessiz sakin bir beş dakika”. Bu üç sanatçı “sadece oyunculuklarıyla”, beni alıp Romeo ve Juliet oyununa götürdüler. Kendimi, “gerçekten oyunun içinde hissettiğim”, sessiz sakin o beş dakika, oyunun en güzel bölümüydü.
17 
 Deli Dumrul"da Dede Korkut Hafifliği  (M.NİHAT MALKOÇ)

Türk edebiyatının şaheserlerinin başında gelir Dede Korkut Hikâyeleri… 12 hikâyeden oluşan bu eser, eski Türklerin yaşantısına ışık tutmaktadır. Bu eseri millî bir destan olarak da nitelendirebiliriz. Bu eser içerik olarak Türk milletinin millî hayatını, kültürel zenginliklerini, hissiyatını, erdemlerini, hünerlerini bir hikâye akışı içerisinde sıralamaktadır. 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın başlarında yazıya geçirilen bu kıymetli metinler için Türk Edebiyatı tarihçisi Fuat Köprülü şu enteresan ifadeyi kullanmıştır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”
18 
 Ben, "Çıplak Memelerini Değil" Dansı İzlemeye Geldim!  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Eser, “kadınların nasıl davranmalarını gerektiğini”, bir kadına dikte ettirmenin nasıl sonuçlar doğurduğunu anlatıyor. Bu emir tonundaki diktenin kadınları adım adım nasıl delirteceğini gösteriyor da, öyküye paralel olarak seyircileri nasıl delirtebileceği hiç hesap edilmiyor. Modern dansın ilginç bir sunumu.
19 
 Türkan Kürşat Gönüllerin Şampiyonu  (Hakan Yozcu)

Her şeyden önce şunu belirtmekte fayda var ki, bu program sadece bir yarışmaydı. Belli bir formatı vardı, kuralları vardı. Bu yarışmaya katılan her yarışmacı da bu formata uymak zorundaydı. Zaten kuralları bilerek yarışmaya katıldı herkes. Yarışma KKTC’de de çok konuşuldu. Özellikle Türkan Kürşat’ın finale kadar gelmesi, herkeste ayrı bir heyecan yarattı. Beklentilerimiz hep Kürşat’ın yarışmayı kazanması yönündeydi. Ama olmadı. Üçüncülükle yetindik. Peki, bu sonuç kötü bir sonuç muydu? Asla…
20 
 "Yarı Kaynaşmış Bileşik Eylem" ve "" Deyimleşmiş Bileşik Eyl  (nuri sağaltıcı)

Türk dilinin öğretimde çok önemli sıkıntıları var. Hem öğretmen hem de öğrenciler için, içinden çıkılması olanaksız bir konu işte... Buyrun okuyalım. TDK'ye ve Dil Derneği'ne de gönderilen bu yazının beklediği cevabı bilen dil dostları varsa lütfen görev

1 2 3 4 5  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Boyacı’ya Büyük İlgi
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nkl’de Edebiyat Sokağı
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Şiir ve Şair
mehmet taştan
Eleştiri > Çağdaş Sanat
"Ben Yoruldum Hayat"
Şevket Başıbüyük
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Guernica Tablosu'nun Tam Önünde
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Dan Brown’un Cehennem’i
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nkl Tiyatrosu "Dokuz Canlı"
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Kktc’den Bir "Dede Korkut" Geçti
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Gulyabani Oyunu
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
"Kırkından Sonra" Oyunu
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.