..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Aşk eski bir masaldır ama her zaman yepyenidir. -Heine
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Çağdaş Sanat
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Faiz 17
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

Kolektif süreç, kişi üzerine dağılımla birçok türlü olan başka-başka enerjiyi, kolektif birim zaman üzerindeki işlevsel ve görevdeş dağılımıyla işlerge (tahrik) eden enerjilere dönüşüyordu. Kolektif süreç işlevsel görevdeşlikle işleyim gücünü (farklı totem mesleği sektörleri atölyeleri) ortaya çıkarıyordu. Güdü sel eğilimler nedenle kişi güdü etkileşmeli sağlama yapmak için doğaya (çevresine ) yönelir. Kişi bu tür yönelimlere dek üssel durumlu

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Çağdaş Sanat
 Sanat Eleştirmenlerinden Gelen Eleştiriler ve Evanescense  (Ö.Gökhan Ergüven)

Model dedin başımın etini yedin. Bak başımıza neler geldi...
 Eve Geldinde Ne Oldu  (Ö.Gökhan Ergüven)

Today I'm like a peaceful bird. Think seriously... Is ıt me? I don't think so! Ya şimdi sevgili solist kardeşim, uzaktan yani, yazının başlığını koyarken biraz abartmış olabilirim. Yani bende insanım. Ev zıvanadan çıkmıştı. Tabi bu onu kırmamı haklı göstermez.
 Eleştiri Ya Da...  (ömer akşahan)

„Ne kitap ne yazı ne düşünce/Yalana pey sürülen bir ülkede bitmez gece/Anladık sonunda cümlesi boş“(7) diyor, Cahit Tanyol bir şiirinde.
 İlk Yerli Operamız: Arap Ali Destanı  (Hakan Yozcu)

Eser, her haliyle mükemmeldi. Mükemmelin de ötesindeydi. Her şey ustaca düşünülmüş ve büyük bir profesyonellikle tasarlanmıştı. Müziklerden tutun, kostümlere, dekoruna, ışıklarına kadar her şey çok güzeldi. Hele de canlı orkestra, mükemmelin de üstündeydi. Öyle ki “Orkestrayı mı dinlesek, oyuncuları mı izlesek?” şaşırıp kalıyorduk.
 Sanatçı Kime Denir, Kimdir Sanatçı?..  (BÜLENT ÖZCAN)

Bizde sanatçı bukalemun gibidir. Saate göre, güne göre renk değiştirir. Bizde sanatçının kişilik sorunu gibi bir sorunu da yoktur. Kişiliksizdir. Siliktir. Yitiktir. Aynalara dargındır. Aynasızdır. Kimileyin taraf tutar, kimileyin tarafsızdır!.. Çıkarının
  Boyacı’ya Büyük İlgi  (Hakan Yozcu)

Bırakın koltukları, koltuklar arasındaki boşluklarda bulunan basamaklar dahi tıka basa doluydu. Bütün basamaklar tıkış tıkış insan doluydu. Sadece basamaklar değil, salonun en arka kısmında ayakta bulunan yüzlerce tiyatro sever saatlerce ite kaka oyunu izlemeye çalıştı. Belki de bir o kadar seyirci yer bulamadığı için evine dönmek zorunda kaldı. Ben de maalesef geç kaldığım için oyunu ayakta izleyen yüzlerce kişiden biri oldum.
 Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü  (Hakan Yozcu)

Oyunda özellikle Mestan rolündeki Süleyman Kasımoğluları, izleyenleri kahkahaya boğdu. Oyundaki rahat hareketleri ve oyuna hakim olma anlayışı ile müthiş bir performans sergiledi. Geçmiş yıllarda da izlediğim bu oyuncu, Kıbrıs Türk Tiyatrosu için büyük oyuncu olmaya aday biri diyebilirim. Sadece metne bağlı kalmadan, doğaçlama da yapabilen Kasımoğulları, seyirci ile de irtibat kurarak, izleyenleri adeta hem kendine, hem de oyuna bağlıyor.
 Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk  (Hakan Yozcu)

Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrolarının 21 yıldır salonsuz olduğunu ve çok zorluklar çektiğini anlatarak “Salon olmadan olmaz.” diyor. Devam ediyor: “Bazı projelerimizi gerçekleştirebilmek için salonun olması şart. Salon olmazsa projeler de hayat bulmuyor. Başkalarına ait salonlarda hep sorun çıkıyor. Her gün dekor kurup bozmak zorunda kalıyor
 Semah... (Bir Tablodan İzlenimler)  (Erdal GEÇER)

Alevi inancında semah'ın taşıdığı Felsefi ve tasavufi anlamlar üzerine kişisel bir deneme
10 
 Tiyatro Oyunu Eleştirisi  (LOKMAN ZOR)

Fransız oyun yazarı Moliere'in en ünlüoyunlarından biri sayılan Scapin'in Dolapları adlı oyunun eleştirisi
11 
 Müstehcen Sanatla İmtihanımız  (Oğuz Düzgün)

“Müstehcen”, Arapça kökenli bir kelime… Çirkin ve ayıp anlamına gelen “h-c-n” kökünden gelen “müstehcen” kelimesi, ahlâkî açıdan utanç verici fiilleri ifade etmek için kullanılır.
12 
 Nkl’de Edebiyat Sokağı  (Hakan Yozcu)

Sedat Öğüt, bizi alarak “Hocam, buraya kadar gelmişken buyurun Edebiyat Sokağımızı görün” dedi. Hep beraber kalkıp ikinci ve üçüncü kattaki özel olarak yapılmış Edebiyat Sokağı’na gittik. Tamamen farklı ve çok iyi düşünülmüş bir projeydi. Bir ayrıcalığı vardı. Beğenmemek veya hayran kalmamak mümkün değil. Burayı görüp de şaşmayana ben şaşarım doğrusu… Çünkü o kadar güzel ve estetik bir şekilde düzenlenmiş. Daha merdivenleri çıkarken bir edebiyat büyüsünün içine giriyorsunuz. Merdivenlerin her basamağı Ünlü Şair Ahmet Haşim’in “Merdiven” şiirinin dizeleriyle doldurulmuş. Bütün basamaklar bu dizelerle süslenmiş...
13 
 Türkiye’nin Siyaset Kroniği Piyanocusu Gene Hariçten Lied Okuyor!  (Salih Zeki Çavdaroğlu)

Taklitçi bir müzisyenin milli değerlerimize tasallutuna cevaptır...
14 
 "Ben Yoruldum Hayat"  (Şevket Başıbüyük)

Aslında yalnız ses sanatçıları değil bütün sanatçılar didinip dururlar ama toplum tarafından beğeni kazanmak, halk tarafından kabullenmek çok az sanatçıya nasip olur. Lafı fazla uzatarak yormayayım sizleri… Açın dinleyin ve dinlerken dinlenin biraz… “Ben pişmanım hayat, sorguya çekme Dilersen infaz et, kar etmez dilime Sözlerim ağırdır, dokunur kalbe Şu susan ağzımı, açtırma benim”
15 
 Sessiz Çığlık Üzerine  (Hakan Yozcu)

271 sayfa tutan eser, şairane bir üslup kullanılarak şiir dili ile yazılmış. Her cümlesi, dizeleri andıran, insanı bir şiir bahçesine sokan, duyguları yoğun bir şekilde dile getiren, yüreklere hitap eden, her satırda gözyaşlarına gark eden samimi, içten söylenmiş, ağıt gibi yakılmış sözler, ırmak gibi akan, su gibi akıp giden cümlelere yer verilmiş. Roman yazarı, başarılı bir anlatımla Çukurova’yı, ilçeleri, kasabaları, köyleri ve yaylaları tasvir etmiş.
16 
 Salaklar Sofrası  (Hakan Yozcu)

22 Nisan Gecesi Vadili'de özel bir geceye davet aldım. Özel diyorum, çünkü gerçekten özel bir gece oldu benim için...
17 
 Şiir ve Şair  (mehmet taştan)

Doğru, şiir evrenseldir. Ama evrensel olan her şey mutlaka mahalli bir köke dayanır. Tıpkı ağaçların kök üstüne bittiği gibi… Kendi kaynaklarından beslenmeyen şiir betona dikilen çiçek gibidir; Tutmaz.
18 
 Yeni Toplumcu Gerçekci Sanat Anlayışı  (kazım demir)

“İnsanı insanlaştıran eylem doğada bulduğunu tüketmesi değil, üretim etkinliğine girişmesidir”. Son zamanlarda vahşice bir tüketim hastalığının baş gösterdiği ve mevcut değerlerin içinin boşaltılıp yok edilmesini sağlayan, sanat adı altında faaliyet yürüten sözde toplumcu olduğunu iddia eden, kendilerine toplumcu etiketi vuran;sanat anlayışlarını anlaşılmayana sürükleyip, insani olan sanatı insandan uzaklaştırma çabasıdır. Bu çaba bilinçli ve sistemli bir şekilde toplumu geriletme amacı gütmektedir. Bütün sosyal faaliyetleri çürütüp bireyciliğe yönlendirerek yozlaştırıp modern çağda ilkel köleler yaratmaktır. Geçmişteki toplumcu birikim sahiplenilip daha ileri taşınması; sanatı yaşamın içinde, yaşamla bütünleştirip toplumun beğenisine sunulması sağlanılmaldır.
19 
 "Yarı Kaynaşmış Bileşik Eylem" ve "" Deyimleşmiş Bileşik Eyl  (nuri sağaltıcı)

Türk dilinin öğretimde çok önemli sıkıntıları var. Hem öğretmen hem de öğrenciler için, içinden çıkılması olanaksız bir konu işte... Buyrun okuyalım. TDK'ye ve Dil Derneği'ne de gönderilen bu yazının beklediği cevabı bilen dil dostları varsa lütfen görev
20 
 Deli Dumrul"da Dede Korkut Hafifliği  (M.NİHAT MALKOÇ)

Türk edebiyatının şaheserlerinin başında gelir Dede Korkut Hikâyeleri… 12 hikâyeden oluşan bu eser, eski Türklerin yaşantısına ışık tutmaktadır. Bu eseri millî bir destan olarak da nitelendirebiliriz. Bu eser içerik olarak Türk milletinin millî hayatını, kültürel zenginliklerini, hissiyatını, erdemlerini, hünerlerini bir hikâye akışı içerisinde sıralamaktadır. 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın başlarında yazıya geçirilen bu kıymetli metinler için Türk Edebiyatı tarihçisi Fuat Köprülü şu enteresan ifadeyi kullanmıştır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”

1 2 3 4 5 6  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Eve Geldinde Ne Oldu
Ö.Gökhan Ergüven
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Sessiz Çığlık Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
"Gelecek 100 Yıl" Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Terapi Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nikah Şekeri
furkan dede
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Boyacı’ya Büyük İlgi
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.