..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
En bilge insanlar bile arasıra bir iki zırvadan hoşlanırlar. -Roald Dahl
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Çağdaş Sanat
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Müsadenle Ağlamak İstiyorum
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Gidiyorum işte... Hoşçakal Kalbimi kırdın Bilerek ya da bilmeyerek Fark etmez ki Düşündüğüm biz Bu olmasa gerek Kayıp gitmiş ellerimden Harcanmış bir ömür Onca emek Müsadenle Ağlamak istiyorum Kendimden ve bizden Özür dileyerek...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Çağdaş Sanat
 Erdinç Akgür İle Devlet Tiyatroları’nı Konuştuk  (Hakan Yozcu)

Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrolarının 21 yıldır salonsuz olduğunu ve çok zorluklar çektiğini anlatarak “Salon olmadan olmaz.” diyor. Devam ediyor: “Bazı projelerimizi gerçekleştirebilmek için salonun olması şart. Salon olmazsa projeler de hayat bulmuyor. Başkalarına ait salonlarda hep sorun çıkıyor. Her gün dekor kurup bozmak zorunda kalıyor
 İlk Yerli Operamız: Arap Ali Destanı  (Hakan Yozcu)

Eser, her haliyle mükemmeldi. Mükemmelin de ötesindeydi. Her şey ustaca düşünülmüş ve büyük bir profesyonellikle tasarlanmıştı. Müziklerden tutun, kostümlere, dekoruna, ışıklarına kadar her şey çok güzeldi. Hele de canlı orkestra, mükemmelin de üstündeydi. Öyle ki “Orkestrayı mı dinlesek, oyuncuları mı izlesek?” şaşırıp kalıyorduk.
 Müstehcen Sanatla İmtihanımız  (Oğuz Düzgün)

“Müstehcen”, Arapça kökenli bir kelime… Çirkin ve ayıp anlamına gelen “h-c-n” kökünden gelen “müstehcen” kelimesi, ahlâkî açıdan utanç verici fiilleri ifade etmek için kullanılır.
 Sanatçı Mehmet Samer İle Tiyatro Üzerine  (Hakan Yozcu)

Samer, “Dramanın eğitimde olması gerektiğini, öğrencilere küçük yaşlarda tiyatro eğitiminin verilmesi gerektiğini, böyle olursa kendilerini daha iyi hissedeceklerini, toplum içinde nasıl davranacaklarını öğreneceklerini” belirtiyor. Devam ederek “Çocuklarla çalışmanın farklı bir yöntemi vardır. O nedenle uzman kişilerle çalışılması gerekir. Tiyatroyu bilen ve o eğitimi alan kişilerle çalışılırsa başarı artar” diyor.
 Solcu Efendi Üzerine Birkaç Kelam  (Hakan Yozcu)

"Barış İnşası” kavramı bu kitapta ele alınan diğer kavramlardan biridir. Yazar, burada yeni fikirlere yelken açma motivasyonunun Talat-Hrıstofyas müzakerelerinde sağlanan tüm ilerlemeler ve uzlaşma noktalarına karşın, her iki liderin bu süreçte başarısız olmakla kalmayıp hem süreç esnasında hem de toplum liderliklerinden düştükten sonra, birbirlerini acımasızca eleştirmeye devam etmelerinin nedenlerini anlamaya çalışma sürecinde keşfettiği olgular olduğunu belirtiyor:
 "Ve Tanrı Delileri Yarattı" Üzerine  (Hakan Yozcu)

Yakup, duymayan garip biri. Münir, aynı sokakta bakkallık yapan farklı bir kişi. Yazar, kaderin bir oyunu sonucu, bu iki insanı aynı mekânda karşılaştırıyor. Karşılaştırmaktan da öte, birbirlerini anlayan bu iki insanı dost edip sürekli sohbet etmek amacıyla bir araya getiriyor. Peki, hiç duymayan ve konuşmayan Yakup ile nasıl sohbet edecektir Münir? Yazar, bu ikiliyi öylesine bir araya getiriyor ki aralarında adeta manevi bir bağ kuruyor. Münir, durmadan konuşuyor, anlatıyor Yakup’a. Öğrencisi gibi eğitiyor onu. Yakup hep dinliyor. Ama hiç konuşmuyor. Karşısına oturuyor ve sadece gözleriyle, yüzüyle cevap veriyor sanki:
 "Gelecek 100 Yıl" Üzerine  (Hakan Yozcu)

"Gelecek 100 Yıl” Adını taşıyan kitabında “21. Yüzyıl İçin Öngörüler” sunuluyor. Bu kitapta yazar, gözünü geleceğe dikiyor. 21. Yüzyıl boyunca Dünyada beklenebilecek değişimlerin net ve anlaşılır öngörüsünü sunuyor. Gelecekte savaşların nerede ve neden çıkacağını ve nasıl savaşılacağını, hangi milletlerin ekonomik ve politik güç kazanacağını; ya da kaybedeceğini ve yeni teknoloji ve kültür eğilimlerinin yeni yüzyılda yaşam biçimimizi nasıl değiştireceğini anlatıyor.
 Derman Atik İle Tiyatro Üzerine  (Hakan Yozcu)

Toplumcu gerçekçi algıyı alan bir seyirciye sahibiz. Geleneksel tiyatro ile bütünleştirebilirsek ortaya güzel bir eser çıkar. Kendi ülkemin kültürünün de diyaleğinin de bu sürece katılması gerektiğine inanıyorum. Bunu yaparken birini dışlamak doğru değil diye düşünüyorum.” diyor.
 Hakan Tulumbacı İle Sanat Üzerine  (Hakan Yozcu)

Bu gün ülkemizde sanata ve sanatçıya gereken değer maalesef verilmiyor. Örnek verecek olursak müzisyenler sadece şarkıcı olarak düşünülüyor. Oysa sanat bir bütündür. Her sanat dalının ayrı sanatçıları vardır. Bunların hepsi kendi alanında ayrı bir değerdir. Edebiyatçılarımız, ressamlarımız, heykeltıraşlarımız, müzisyenlerimiz artık aklınıza ne geliyorsa yani sanatla uğraşan her kimseyi kast ediyorum. Bunların hepsi üretiyorlar. Topluma bir şeyler vermeye çalışıyorlar.
10 
 Yaşamak Nazım Gibi" Oyunu Üzerine  (Hakan Yozcu)

13 yıl hapiste yatan bir şairin, hapisten çıktıktan sonra askere alınmak istenmesi nedeniyle Moskova’ya kaçması ve bu nedenle kendine “Vatan Haini” dendiği eleştiriliyor. Oysa “Kendisine Mustafa Kemal’in şiir yazmasını söylediğini” belirtiyor.
11 
 27 Mart Kktc İçin Acı ve Buruk Bir Gün  (Hakan Yozcu)

Yıllar önce bir yangın ile kül olan Devlet Tiyatroları’nın salonu 20 yılı aşkın bir süre olduğu halde hala yapılamadı. Hala Devlet tiyatroları sağlıklı olarak seyircisi ile kavuşturulamamıştır. Devlet Tiyatroları, 20 yıldan fazla sürede göçmen kuşları gibi oradan oraya sürüklenmiştir. Oyuncular, nerede bir salon bulmuşlarsa orada oyun sergilemişlerdir.
12 
 Sessiz Çığlık Üzerine  (Hakan Yozcu)

271 sayfa tutan eser, şairane bir üslup kullanılarak şiir dili ile yazılmış. Her cümlesi, dizeleri andıran, insanı bir şiir bahçesine sokan, duyguları yoğun bir şekilde dile getiren, yüreklere hitap eden, her satırda gözyaşlarına gark eden samimi, içten söylenmiş, ağıt gibi yakılmış sözler, ırmak gibi akan, su gibi akıp giden cümlelere yer verilmiş. Roman yazarı, başarılı bir anlatımla Çukurova’yı, ilçeleri, kasabaları, köyleri ve yaylaları tasvir etmiş.
13 
 "Yangın Yerinde" Kabare mi Komedi mi?  (Hakan Yozcu)

“Oyunda evlendirilen “ŞÜKRAN” VE “ŞÜKRETTİN” adlı iki tipleme yaratılmış… “ŞÜKRAN”, Mücahitler Derneği’nin her yıl yaptığı ŞÜKRAN etkinliklerinden hareket edilerek Türkiye’ye şükran duyan Kıbrıs Türk Halkını, oyunda adı geçen “ŞÜKRETTİN” ise, “Kıbrıs Türkleri ile evlenip mahvolmalarına sebep olan Türkiye’yi” kastediyor.
14 
   (Hakan Yozcu)

Oyun, Salamis Harabelerinin büyülü ortamında loş ışıklar altında bir savaş sahnesi ile başladı. Burada iki kardeş karşı saflarda savaşıp Thebai için dövüşür. İkisi de ölür. Kral, ülkeye saldırdıkları için gömülmelerine izin vermez. Çünkü düşman, ne olursa olsun düşmandır.
15 
 Terapi Üzerine  (Hakan Yozcu)

Terapi romanı iç içe giren olaylarla okuyucuyu büyük bir gerilime sokan bir eser. Adeta bir korku filmi izler gibi geriliyorsunuz sayfalar ilerledikçe. Ve hep kafanızda ne olacak diye sorular soruyorsunuz. En önemlisi de “Kim bu Annan Spiegel?” demekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitap boyunca kendinizi hep bir bilmece oyunu içinde buluyorsunuz. Durmadan bu bilmeceleri sorup duruyorsunuz kendi kendinize…
16 
 Eleştiri Ya Da...  (ömer akşahan)

„Ne kitap ne yazı ne düşünce/Yalana pey sürülen bir ülkede bitmez gece/Anladık sonunda cümlesi boş“(7) diyor, Cahit Tanyol bir şiirinde.
17 
  Boyacı’ya Büyük İlgi  (Hakan Yozcu)

Bırakın koltukları, koltuklar arasındaki boşluklarda bulunan basamaklar dahi tıka basa doluydu. Bütün basamaklar tıkış tıkış insan doluydu. Sadece basamaklar değil, salonun en arka kısmında ayakta bulunan yüzlerce tiyatro sever saatlerce ite kaka oyunu izlemeye çalıştı. Belki de bir o kadar seyirci yer bulamadığı için evine dönmek zorunda kaldı. Ben de maalesef geç kaldığım için oyunu ayakta izleyen yüzlerce kişiden biri oldum.
18 
 Sanatçı Kime Denir, Kimdir Sanatçı?..  (BÜLENT ÖZCAN)

Bizde sanatçı bukalemun gibidir. Saate göre, güne göre renk değiştirir. Bizde sanatçının kişilik sorunu gibi bir sorunu da yoktur. Kişiliksizdir. Siliktir. Yitiktir. Aynalara dargındır. Aynasızdır. Kimileyin taraf tutar, kimileyin tarafsızdır!.. Çıkarının
19 
 Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü  (Hakan Yozcu)

Oyunda özellikle Mestan rolündeki Süleyman Kasımoğluları, izleyenleri kahkahaya boğdu. Oyundaki rahat hareketleri ve oyuna hakim olma anlayışı ile müthiş bir performans sergiledi. Geçmiş yıllarda da izlediğim bu oyuncu, Kıbrıs Türk Tiyatrosu için büyük oyuncu olmaya aday biri diyebilirim. Sadece metne bağlı kalmadan, doğaçlama da yapabilen Kasımoğulları, seyirci ile de irtibat kurarak, izleyenleri adeta hem kendine, hem de oyuna bağlıyor.
20 
 Semah... (Bir Tablodan İzlenimler)  (Erdal GEÇER)

Alevi inancında semah'ın taşıdığı Felsefi ve tasavufi anlamlar üzerine kişisel bir deneme

1 2 3 4 5 6  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Sessiz Çığlık Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
"Gelecek 100 Yıl" Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Terapi Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nikah Şekeri
furkan dede
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Boyacı’ya Büyük İlgi
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nkl’de Edebiyat Sokağı
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.