..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Sevgi bilmekten doğar." -Mevlana
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Bayram Kaya
Bayram Kaya - Bağlamıyla
Site İçi Arama:


Bilimsel
  Adalet Mülkün Temeli midir 1 (Bayram Kaya) 27 Mayıs 2020 Felsefe 

Adalet, kolektif yapıların temeli değildir. Ancak kaybında kolektif yapıların yükümlersen olan yansıma biçimini ölçü olarak ele alınmasıydı. Olaylar yaşanacak ki onun düşüncesi edinilecek. Değilse düşüncesi edinilemeyen bir şeyi eksen kılıp inşa olmak olanaklı değildir.

  Mantığını Oluşmak 1 (Bayram Kaya) 5 Mart 2020 Felsefe 

Oyuk hareketine göre zıt eylemle zıt yükle olan yönelicin parçacığın devingenliğidir. Oyuk aktifliği ve parçacık aktifliğini veren devinme kendi özelinde bu tür girişme etkinliği kazanmadıkça süreç içinde bağıntı devimi ya da ilişkindik devimli boyutlanmalar, beliremez.

  Mantığını Oluşturma 2 (Bayram Kaya) 6 Mart 2020 Felsefe 

Her parçanın bütünsel bağıntısı, konumu, açı sal momentumu ile vs. benzerlikler ve benzeşmezlikler davranışı fiziği içerirler. Bu tepkimeler giderek kimyasal tepkimelerdir.

  Mantığını Oluşma 3 (Bayram Kaya) 10 Mart 2020 Felsefe 

Bu Parçalar dünyasının entegreleri makro evrendeki çevresel etkili girişmeleriyle yeni bir akıl, yeni bir düşünceye evrimdi. Artık makro dünyada şeyler evrimseldi, öznellik evrimseldi. Evrim bir yasaydı.

  Mantığını Oluşma 4 (Bayram Kaya) 12 Mart 2020 Felsefe 

Mantığını oluşma yazı dizisine çok kısa bir önsöz yazsam, ne yazardım? Camları siyah bir gözlük taktığınızda çevrenizi yeşil, kırmızı, sarı, mavi vs. görme olasılığı hemen hemen yoktur. Hemen hemen diyorum, çünkü parçalı durumlarla olan evren salt içermez. Evren üst üste durumlarla da parçalıydı. Parçalı olanın bütünlüğü, bütün olanın parçalı olmasıydı.

  Mantığını Oluşma 5 (Bayram Kaya) 13 Mart 2020 Felsefe 

Yaşam ölü (yok) yanda var olup, diri yandan ölüyordu. Bir kuantum durum diğer üslü kuantum eyleme göre yok, zıt yan, biri varken diğerini yok sayan yan olmakla süreç eylemli ve dönüşlüydü.

  Mantığını Oluşma 5 (Bayram Kaya) 13 Mart 2020 Felsefe 

Yaşam ölü (yok) yanda var olup, diri yandan ölüyordu. Bir kuantum durum diğer üslü kuantum eyleme göre yok, zıt yan, biri varken diğerini yok sayan yan olmakla süreç eylemli ve dönüşlüydü.

  Mantığını Oluşma 6 (Bayram Kaya) 14 Mart 2020 Felsefe 

Varlık belirmedir. Belirme Planck sabiti kadar sayısal nicelikle türlü türlü oluşla aynı andalıktır. Bu nedenle çokluk ta teklik, teklikte de çokluk asıl olan ve asaldır.

  Mantığını Oluşma 7 (Bayram Kaya) 15 Mart 2020 Felsefe 

Bizim yasalara göre olmayan tekillik (belki de tekil entegrasyon) parçalanır. Parçalanmayla tekillik evrenimizdir kuantum tanecikli dalga girişimidir. Belirme eşikleri ile var oluş başlar. Patlamayla tekil bütünsellikteki konum, tanecik dalga bağıntısına parçalanmakla evrenimiz öncesi kuantumla, olur.

  Mantığını Oluşma 8 (Bayram Kaya) 16 Mart 2020 Felsefe 

Hem çevreye uymakla yükümlüsünüz hem çevreye karşıtsınız. Hem çevredensiniz hem ben bilincine sahipsiniz. Bu karşıtlık içinde ortaya konan bağlam öz bilinci olmakla, ben bilincidir.

  Mantığını Oluşma 8 (Bayram Kaya) 16 Mart 2020 Felsefe 

Hem çevreye uymakla yükümlüsünüz hem çevreye karşıtsınız. Hem çevredensiniz hem ben bilincine sahipsiniz. Bu karşıtlık içinde ortaya konan bağlam öz bilinci olmakla, ben bilincidir.

  Mantığını Oluşma 9 (Bayram Kaya) 17 Mart 2020 Felsefe 

Sistem çevrimlidir. Çevrim geri dönüşlü olmakla sorusu cevabı olan bir kontrolle, referans durumdur. Çevrimi olgu olay olam gibi üç durumla yalınlaştıralım. Çevrim döngüseldir.

  Mantığını Oluşma 10 (Bayram Kaya) 18 Mart 2020 Felsefe 

Yani uyum üslü değişken bağıntılar belirmesi ile var oluyor üslü değişken bağıntılar standartsızlığı nedenle ölüyordunuz. Örneklersek oksijensiz çevreye göre uyum tepkileriyle oluşan seçme ayıklamanın yalıtılan ben bilinci, oksijenli ortamda boğulur. Ölür. Eşleyişle oksijensiz çevreye uyum tam bir felakete dönüşür.

  Mantığını Oluşma 11 (Bayram Kaya) 19 Mart 2020 Felsefe 

Bilinç tarihseldi ve bütüne dek tanımlanamayan biçimle, özle olup bitene göre tamamlanmak istenen, aktarılan izleklerle görünüp kaybolan, düşünceden im imgeler de taşıyordu. Sanal diyagramda bütün şöyle böyle kabataslaklardı.

  Mantığınıoluşma 12 (Bayram Kaya) 20 Mart 2020 Felsefe 

Bilinç bütüne göre; parça kadar olmakla eksik noksan olup gerilimledir. Durumladır (potansiyeldir). Gerilim, eylem kadarla potansiyel ve akış ile birleşme ya da ayrılmadır. Çekmedir, itmedir. Olumlu olumsuzdur. Ya da olum lama veya olumsuz lamadır.

  Mantığını Oluşma 13 - 14 - 15 (Bayram Kaya) 22 Mart 2020 Felsefe 

Eylem kendisi kadarla düşünme, fikir, bilinç, istek, duygu, belirme olmalarla sınırlanır. Bu hal olgu durumdur. Olgu olay ile yeniden sanal bilinç üzerine etki iken bilinçte imaj bütündeki alanı kadarla eyleme etki tasarım olmakla eylem üzerine tekrar bilinç etkisidir.

  Mantığını Oluşma 16 (Bayram Kaya) 23 Mart 2020 Felsefe 

Varlık üstel (üstü) durumlu ve bize göre belirsizleydi. Yani varlık kuantum durumla her an her durumu ile soyut eylem düşünüşleriyle olan belirmeydi. Sürekliliğin bağıntı bir duruma çöken belirlenme oluşu da var oluştu. Kuvveden ya da düşünce, tasarım, niyet gibi eylem oluştan, parçacık olan somut eylem ile belirli olma da, var oluştu.

  Mantığını Oluşma 17 (Bayram Kaya) 24 Mart 2020 Felsefe 

Kuplaj temas gerektirmeden veya bir aracıyla kopyalamaydı. Bir başka yere yansıtmaydı. Aktarmaydı. Etkilemeydi. Kendisi olmamakla. Kendi kopya yansı etkisini sürdürüp devam ettirmeydi. Tetikleme etkisi ile bir dönüşmenin olay olgularını ortaya koymaktı.

  Mantığını Oluşma 18 (Bayram Kaya) 25 Mart 2020 Felsefe 

Görünen evrenle, Hubble evreni farklı. Görünen evren 13,8 milyar ışık yılı yaşındayken; Hubble evreni 40 milyar ışık yılı yarıçaplıdır. Tüm (sonsuz) evren boyunca dalgalanma olsaydı. Evren yeterince büyük olsaydı; olmuş olan, olacak olan, mutlaka bir yerlerde olmuş olacaktı. Yani ikizlerimiz kuram olarak olasıdır. Böylece geçmişin geleceğin olmadığı, zaman denen kavramın bir olasılık olduğu ortaya konur.

  Ölüm ve Yaşam Nasıl Var (Bayram Kaya) 4 Nisan 2020 Felsefe 

İniş ve çıkış; taban ve tavan neden varsa ölüm ve yaşam da birbirinin belirsizi üsteli durum olmakla birbirine göre birbirinin belirli durumu olmakla vardır.

  Mantığını Oluşma 19 (Bayram Kaya) 5 Nisan 2020 Felsefe 

Görsel olarak baktığımız durumlar bize türlü biçimle yansır. Büyük küçük; uzun kısa; renkli renksiz; eğri düzgün; biçimli biçimsiz; yakında uzakta; burada orada gibi birçok üssü durumlarla yansır. Bunlar siz ölçmediğiniz sürece belirsizdirler.

  Boşluk Enerjisi 1 (Bayram Kaya) 17 Nisan 2020 Felsefe 

Şartlar meşrut olmadan meşruiyetin ne olacağını, kimlerin kahraman olacağını bilemezsiniz. Ama süreç bir kez yaşandı mı soyut olarak zulmün meşruiyet yaratacağını ve kahraman yaratacağını biliriz.

  Boşluk Enerjisi 2 (Bayram Kaya) 17 Nisan 2020 Felsefe 

Hayatın kendi dışında türümüz de kolektife organize ve amaçlı biçimde ilk depo enerji "sosyal alanın" içinde biriktirilir. İlk toplumsal depo enerji de "toplumsal alan" içinde depolanır. Biriktirilen enerji potansiyel enerji olarak depolanır

  Boşluk Enerjisi 4 (Bayram Kaya) 18 Nisan 2020 Felsefe 

Sosyal depo enerjisi, doğada sağlama yapan ilişkilerin organizesidir. Sosyal depolu enerji; nüfus ile çevre kaynaklarıyla, 24 saatlik günlük etkinlikle sınırlı sonlu birikimdir. Nüfus ta bir bölge merkezinin, çevreye açılan salınımları kadar genlik içinde günlük haberleşmeyi olanaklı kılan genleşme salınımlarıyla ve çevrenin besin, saklanma, gizlenme, barınma kaynaklarıyla; sınırlı sonludur.

  Boşluk Enerjisi 5 (Bayram Kaya) 19 Nisan 2020 Felsefe 

Kolektif alan içindeki bir kişi kendi üzerine düşen 1 birim iş payı içinde artık enerji değeri de üretir. Artık enerji nereden gelir. Sizin çalışmanızdan ve özdeğin potansiyel özellikleri içinde gelir.

  Boşluk Enerjisi 6 (Bayram Kaya) 21 Nisan 2020 Felsefe 

Kolektif yapı içinde sizin kendinizden, bilincinizden, isteklerinizden maada olmakla (...den başka, sizin dışınızda olmakla) var bulunan durumlardan ikincisi de sosyal alanın sembolik 50 tabanı içinde yatar.

  Boşluk Enerjisi 7 - 8 (Bayram Kaya) 22 Nisan 2020 Felsefe 

7 Bu nedenle günlük zorunlu durumlarla olan beslenme, barınma, korunma, koruyuculuk yavru bakımı, güvenlik, garanti ve zorunlu olan durumların sağlanmasında sürdürülebilirlik için kolektif bir sosyal yapının inşa nüfusu olan sosyal rezonans frekansını, 50 kişi olarak değerlendirdim.

  Boşluk Enerjisi 9 (Bayram Kaya) 23 Nisan 2020 Felsefe 

Sosyal alan 50 üssü 1 + 1 depo enerji sağlamasını yaptıktan sonrası boşluk enerji düzenine geçer. Yaklaşık olarak sosyal alan boşluk enerji düzeni, her yönde aynı tek düzedir (izotropiktir). Bu aşamada

  Boşluk Enerjisi 10 (Bayram Kaya) 24 Nisan 2020 Felsefe 

Yani kişi ile kişinin doğada sağlaması arasında zaten boş zaman veya gecikme zaman devinmesi vardı. Kişi şimdi bu gecikme veya boş zaman içine kolektif bir alan etkisi ile 50 kişiye bağlıdır. Kolektif süreç sizin dışınızda 50 kişilik bağıntı olan yeni bir boş zaman aralığını kendisine referans almıştı.

  Boşluk Enerjisi 11 (Bayram Kaya) 25 Nisan 2020 Felsefe 

Çevrenin üzerimizde belirme yapan bir alan etkisi vardı. Yaşam genellikle belli çevreye göre uyum içinde olmakla; yaşam belli bir totem bölgenin özgün alan etkisi altındaydı.

  Boşluk Enerjisi 12 (Bayram Kaya) 26 Nisan 2020 Felsefe 

Sosyal sağlatma süreçleriyle yalıtan kabuğu aşmak, olanaklı değildi. Kabuğu açan süreç ancak üreten ilişkilerle ve üreten ilişkinin dışa açılmasıyla olasıydı.

  Başlangıç ve Hayat 1 (Bayram Kaya) 28 Nisan 2020 Felsefe 

Hayat bunca büyük bir genleşme iken, kendisini, çevresini ve zamanı bilen, algılayan, olup bitene refleks durumla ve öğrenilmiş tepkilerle davranış ortaya koyan mutasyonlu diyalektik bir süreç olmasına rağmen; başlanışa göre hayat hiç bir şeydir. Başlangıç her şeydir.

  Boşluk Enerjisi 13 (Bayram Kaya) 5 Mayıs 2020 Felsefe 

Bir durumu veya konu edilen bir sorunu yahut açıklığa kavuşturulmak istenen bir karmaşıklığı ölçekli ve belirli yapmalıyız. Bu kurala göre sosyal alanda birbirine eğim eden, birbirinin zıttı olan durumla iki ayrı etkinlik ve etkinlik alanların bütünlüğü vardır.

  Boşluk Enerjisi 15 (Bayram Kaya) 6 Mayıs 2020 Felsefe 

Kolektif yapıya göre kişide olmayan, kişide asla olamayacak olan yüksek enerjili ortak akıldı. Ya da kolektif zekâ karşısındaki kişinin düşüncesi, kişinin fikri, kişinin aklı böylesine bir sıfır düzeyli boşluk enerjisi ruhu taşır olmasını artık anlamış olmalıyız.

  Boşluk Enerjisi 14 (Bayram Kaya) 7 Mayıs 2020 Felsefe 

Sentez süreçleri kırılır. Parça parça edilen ve kırılan bağlar nedenle enerji ortaya çıkar. Ortaya çıkan enerji boşluk enerjisi olmakla zorunlu bir yeni bir potansiyelle yansır. Yeni bir bağıntı etkili enerjidir. Bağ enerjisi kırılmazdan önceki var olan enerjinin, yok olanıdır. Zıt olanıdır.

  Boşluk Enerjisi 16 (Bayram Kaya) 8 Mayıs 2020 Felsefe 

+1 kabili sembolik anlatımlı yazılı görselin yanında, 1'i çektiğimizde kalan + görseli 1 çekildikten sonra yerinde kalan + işareti yazılı görseldi. Bu yazılı görsel sembol "bir bağıntı ilişkisi içinde çözülmüş belirli bir etkileme gücü" veren hareketin simgesiydi.

  Adalet Mülkün Temeli miydi? 2 (Bayram Kaya) 7 Haziran 2020 Felsefe 

Evet, adalet kaybedilen kolektif yapının kaybında doğup; kolektif yapıya göre oluşup kolektif değerlere yaklaşan kıyas davranışlarını ortaya koyan düzenlemelerden doğmuştu. Ama hiç bir zaman kolektif yapıların temeli olmamıştı.

  Adalet Mülkün Temeli Midir? 4 (Bayram Kaya) 10 Haziran 2020 Felsefe 

Üreten ilişkiler de farklı kritik eşik değerlerinin kendi aralarındaki seviye basınç farkı üzerinde girişir. Bu fark girişme ile yükümsen olur. Yükümlülük olur. Yüküm eşme olur. Birbirleri arasında EŞDUYUM bağlacı üzerinde taahhüttü. Bu yüküm doğrudan birbirine dönüşen, birbirine değişen enerji oluyordu.

  Adalet Mülkün Temeli Midir? 3 (Bayram Kaya) 10 Haziran 2020 Felsefe 

Adalet köleci süreç ile birlikte geleceğe doğru anlam edilecekti. Adaletin bu durumla bilinmiş olmasını göz önüne alıp ta geriye doğru baktığımızda; şunu anlarız. Köleci sisteme kadar geçmiş olan kolektif yapılarda adalet; belirsizle belirli bir durum akışı olmakla, kolektif yapıların temeli değildir.

  Adalet Mülkün Temelimidir? 5 (Bayram Kaya) 11 Haziran 2020 Felsefe 

Sosyal alan içindeki dışsal kuvvet bağ taşıyıcıları nelerdir? Nasıl belirlenir? Nasıl bir kesikli sürekli olmakla simetri kırılması verirler?

  Adalet Mülkün Temeli Midir? A Kısım 3. Bölüm (Bayram Kaya) 12 Haziran 2020 Felsefe 

Kolektif sürecin niza süreci ile çığırında çıkarılmasıyla gizli kurgu olan El, açık açık konuşmaya başladı. El, gerçek mana da belirtildiği gibi evrenin yaratıcısı olan Tanrı ile aynı kavram değildi.

  Adalet Mülkün Temeli miydi? A Kısım 4. Bölüm (Bayram Kaya) 13 Haziran 2020 Felsefe 

Bu kavramlar karşısında hazan yaprağı gibi titreyerek baktığınızda korku; korkuyu duyan kişi üzerinde imana, teslimiyete, sığınmaya dönüşmekle, inanç ortaya çıkardı.

  Adalet Mülkün Temeli miydi? A Kısım 1. Bölüm (Bayram Kaya) 14 Haziran 2020 Felsefe 

Adalet mülkün temeli midir? Bu soruyu şöyle de sorabiliriz. Mülk mü adaleti belirler? Adalet mi mülkü belirlemiştir? Mülk ile adalet arasındaki bağıntı olan sömürü inşacı bir temel özelliğe sahip midir? Yoksa sömürü ve adalet öznel ve sömürü kurgulu bir bağıntı mıydı?

  Adalet Mülkün Temeli miydi? A Kısım 2. Bölüm (Bayram Kaya) 15 Haziran 2020 Felsefe 

Adalet mülkün temeli miydi? Bir şeyin temel olması için veya temelde olması için o şeyin inşayı olması; yani inşanın kendisi değil de inşa içinde, inşayı tamamlar bir inşa parça olması gerekir.

  Adalet Mülkün Temeli Midir? A Kısım 2a (Bayram Kaya) 16 Haziran 2020 Felsefe 

Kristal yapı düzeni içindeki momentumun çok yüksek hızlı atom ve atom sentezli düzey ve düzlem enerjisine sahip kimya yeni durumun belirlisi olma sınırlaması içinde ikinci duruma yeni bir belirsizle oluştu.

  Hukuk [ortaklık - Paydaşlık - Kolektifi İlik] Nedir? (Bayram Kaya) 26 Haziran 2020 Felsefe 

Hukuk kolektifti. Doğada ilk kes ortaklığı olanların hukuku vardı. İlk kolektif hukuk sosyal hukuktu. Sosyal hukuk sağlatan bir ortak anı yaşanmışlığını içeren bağ enerjili hukuktu.

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 6 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Monarşi tekil ve ortak tanımazdı. Tekil karardı. Oysa oligarşi tekil irade değildi. Monarşi gibi tekil söylem karşısında oligarşi biz söylemliydi. Yani oligarşi kendisine ortaklar tanıyan karşı söylemdi.

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 1 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Buradaki Totem, Mevla, El, Tanrı, İlah gibi kavramların evrende beliren Yaratıcı ve Mutlak Güç olan Yüce Tanrı kavramıyla hiçbir ilgisi olmayan tarihsel verilerdir. Zaten Evrensel Yaratan Güç olan Yüce Tanrı kavramı da bunlardan hiç birisi değildir. Kader mülk sahip dünya genelinde olan kavramlardır. "Eylerse Mevla eyler Mevla ne eylerse güzel eyler" Bu gibi sözler albenili, ağdalı ve yaldızlı büyüleyici sözlerdir. Büyü bir söylemin tersi olan düşünmeyi unutturup yasaklamakla; sizin etraflıca düşünememe girdabına düşmenizdeki kapılışla büyülenmeydi. Bu tür söylemler hiç bir direnç ön görmeksizin, alt yapısı kabul ettirilmiş süreç anlamlara atıf olmakla; tereyağından kıl çeker gibi akışlı olurlar. Eskiden mülkün sahibi padişahtı. Yani mülk üretim nesneleriyle, üretim nesnesi içinde üretim nesnesiyle çalışan insanı da içeren bir kavramdı. Mülkün içinde üreten çalışan insanı çektiniz mi mülkün hiçbir anlamı yoktur. Kavramları şimdiki anlamlarla değil geçmişteki ilk anlamla özgülenen gelişmesi içinde takip edeceksiniz. İnsanın üreten ilişkisi içindeki emek nesnelerini çekerseniz insan üreten faaliyette bulunamaz. Doğaya ve zorluklarına teslim olur. Mülk bu nedenle kolektif etkili özne (insan) nesne girişmeyle mülktür. Mülkün sahibi padişah (Mevla) karşısındaki kişi kendisini tanıtırken kendisine "Kulunuz" derdi. "Kulunuz Evliya Çelebi" derdi. Yani üzerinde her tür tasarruf hakkınız olan köleniz Evliya Çelebi demekti. Padişah ta zaten bu anma veya zikrin baskı ve basıncıyla herkese kullarım derdi. "Kulumuz Evliya çelebi nasıl? Ne haldedir? Nicedir?" diyen mülkiyetli bir azametle sorardı. Mevla neydi? Mülkü olan. Mülk sahibi olan kişi efendiydi. Mevla’mız da efendimizdi. Mülk sahibi olmanın gücü ve azameti ile güç ve iradeydi. Efendi mülk sahibi olan, mülkünü tasarruf edendi. Mevali neydi Mevla olanın kuluydu. Mülk yoksunu iradesiz acizlikti. Köleci mantıkla ihsas edilen düşünce buydu. Bu mantık tarihin inşa sürecine, gerçeğe ve gerçekliğe kökten aykırı bir durumdu. Mülkün sahibi diliyordu. Mülkün sahibi mülkten sadaka veriyordu. Mülkün sahibi mülksüz olana (aslında mülksüz kıldığı kişilere) acıyor, merhamet ediyor, lütufkâr davranıyordu! Kendilikten mülk sahipli olmanın davranışıydı. İşte bu nedenle bu mantık alt yapısı üzerinde oluşan alan etkisi akışı içine bu türden veciz sözler söyleniyordu: "Eylerse Mevla (sahibimiz-efendimiz) eyler Mevla (sahibimiz-efendimiz) ne eylerse güzel eyler" Öyle ya mülkü olan, mülkten verip vermemenin eyleminde olurdu. Mülkün sahibi mülkten ister versin ister vermesin; ne eylerse güzel eylerdi. Bu kaderdi. Hayır ve şerdi. Hayır, da şer de Mevla’dandı. Böylece bu sözlerle iman akdinin altyapısı ve akli zemini oluşturulmuştu. Bu zemin üzerine de bu tür "Eylerse Mevla eyler/ Mevla ne eylerse güzel eyler" gibi söylediğiniz sözler bu tür inanmışlık alanı içinde yağ gibi akar. Bu sözler boyun eğiciliğe, teslimiyete dirençsiz olmaya yağ etkisi yapacaktı. Monarşinin dili tekilerk dili. Oligarşinin dili mülk sahipleri ortaklaşmasının irade ve paylaşım yapma paylaştırma gücüydü. Monarşi ve oligarşinin dili olan sentez, şimdiki tüm dinlerin inşa diliydi. Dinler bu inşa dili içinde ve inşa dili çevresindeki zamana ve zemine bağlı bir evrim sel, düşün sel, eylem seli oluşla kendi eylemini sürükleyen ideolojinin (öğretinin) fikri hareketi olan öznel dildi. İlk totem yapılar ilk sosyal sözleşmelerdi. Bu nedenle ve bu aşamada sosyal sözleşme sözlü olmaktan çok vücut ve yönelimli bir eylem birliği dilidir. Sosyal sözleşme sağlatan sosyal alanın çekimiydi. Çekim alanı içinde söz ve eylem birliğini totemdi mana düşüncesi olukla belirten, kodlayan eylem ve sağlamaların alan içi kendi tekrarlarıydı. Toplumsal sözleşmeler üreten ilişkilerden sonra, üreten ilişkilerin totem grup alanı dışında girişen söz eylem ve takasla ürün anlaşmalarıydı. Toplumsal sözleşmelerinin kökeninde totem meslekleri vardır. Toplumsal sözleşmelerin temelinde totem meslekleri girişmesi vardır. Ama ne sosyal sözleşmeler içinde ne toplumsal sözleşmeler içinde; din ve din benzeri efektler hiç yoktur. Üreten ittifak olmaktan çok teslimiyetçi bir üretim biçim olukla tekerkillik (monarşiler); biat, taat, itaat ve ibadet ahdi olan izole yapılardı. Tekerkillik içindeki bu kümülatiflerle birlikte oluşan iman ahdi kavilleri, önce din benzeri El iman ahitle monarşin bir inanç ve iman ikrarlarını oluştular. Sonra da üreten yapı içinde köleci mülk ilişkilerini güden genel çizgiler dâhilindeki oligarşin yapılarla kırpma ve düzenlemelerle dinler vardı. Dinler bu mülkiyetçi köleci genel çizgiyi gözetme benzerliği içinde güncele ilişkin akışa yol verecek yerel veya lokal oligarşinle yerel ya da lokal feodaliteyle birlikte tamamen dinler, vardır. Dinler, acıkmanın biyolojik olması gibi bir gereksinmeyle hayatla ve dolaysıyla insanla her zaman her yerde var olan genel bir belirme hiç değildirler. Dinler böylesi bir genellik ihtiyacından kaynaklanmakla dünyanın her yerinde her insanla birlikte görülür olan genel ıralı bir tutum değildir. Dinler hiç bir zaman genel bağlamla genel karakterli değildirler ve şimdilik yeryüzü dini de değildirler ve zulümle, zorbalıkla olmadıkça bu halleriyle yeryüzü dini olmaları da olası değildir. İnsanın biyolojisinden gelen bir duyuş vardır. Bu duyuş din değildir. Kişilerin kaygılardan arınmasıyla kişi yönelimlerini güden kişi yönelimlerini aydınlatıp anlam veren duyuş grotesk iliktir. Grotesk ilik hiç bir zaman din değildir. Dış dünya baskı ve basıncının kişi öznesi üzerinde anlamlandırma olan duygulardır. Artık kişi bu duygularıyla koşullu refleksin tavrı oluyordu. Dinler sosyal sözleşmelerden ön toplumsal sözleşmelerden çok sonra vardır. Kolektif gücü özelleştiren mülk ilişkisi içindeki; mülk sahibinin paylaştırmasına göre olan sosyo toplumsal baskıyı yerel alan içinde kişiye yöneltmenin baskı basınç duyuşudurlar. Yani din, dış dünyanın baskı ve basıncından çok sonra üreten ilişkileri köleci tarzla paylaştıran yapı içinde gelip; kişideki groteski duygularla birlikte kişi duyumlu salınımı büyüten sosyo toplumsal bir yatıştırıcı olmakla yatıştırıcı; teslimiyetçi; öğütçü; ödevli şartlı öğrenmedir. El ihale unsuru bir mana fikridir. El kolektif zenginliği "mülk benim. Ben mülkümü dilediğime verdim. Ben mülkümü pay ederken siz şahit miydiniz? Diyerek kolektif mülkiyeti seçkin kişilere ihale emenin meşruiyet mantığıydı. El köleci yapıdan günümüze kadar, günümüz de dâhil; kamunun kaynaklarını kolektifin kaynaklarını ihale eden, tanrılaşan güçtü. El mülk sahipliğinin ve mülk sahibi yönetme gücünün üretilen içinde aslan payını almasıydı. Bir zamanlar yeryüzünde otuz beş bin tane El tarzı mutlak monarşini mülk sahipliği temsilcisi olan küçük egemenlikler vardı. Ve bunlar tarih kitaplarına yanlış bir algılatmayla, geçmiş süreci unutturan söylemle birçok tanrı, çok tanrılık düşünce söylemiyle geçmiştir. Bu otuz beş bin köleci ve monarşi temsilcisi tanrı efendiler sentezi ile oligarşinin temsilcisi olan tevhidin tanrıları ortaya çıkmıştı. Amon-Ra, Yehova, Ahura Mazda vs. bu tanrılardan sadece bir kaçıydı. Tarih bilinci genel bir akıştır. Dinler genel akışlı sürekliliğin içinde mahallî tutumlu geçmişten intikal eden söylemle mevcut durumda beliren sorunsallara göre olan çıkarımlardı. Yine günümüze gelen süreçte otuz beş bin tane tanrı efendilerin oligarşin sentezinden geriye Yahudilik, Hristiyanlık, Budizm, Şintoizm, Konfüçyüs gibi büyük sentez dinleriyle bunlar dışında belki de ancak bin kadar din kalmıştır. Otuz beş bin efendi tanrının sentezinden geriye kalan 4300 kadar dinin çoğu 50 yüz kişilik grup, topluluk dini boyutunda olmakla çoğu bahse bile konu olmazlar. Monarşin inşaca duruma göre söylenen sözlerden biri daha örnek olarak söylenecek olursa şu tür bir söz monarşin yapı içinde söylenen bir lafız olmakla söylenebilir. "O her şeyi hakkıyla bilendir". O her şeyi hakkıyla bilirse, söylediği her söz de haktır ( doğrudur) yönetendir. Yine bu bağlamla "siz bilmezsiniz o bilir" der. Doğru da. Çünkü siz kolektif olanı biliyorsunuz. Ama "mülkün sahibi o" gibi tekile göre olanı bilmezsiniz O zaten kolektife karşı, kolektif olmayanları sayıp dökmekle; özel sahipli mülk egemenliğini (monarşi olanı) söylemekle; monarşiye ait olan gücün her şeyini biliyordu. Kim? "O". "O kim?" Mülk sahibi. Bir gerçek daha vardı. Her şeyi hakkıyla bilen, kolektif ligi bilmiyordu. Kolektif ligi görmezden geliyor, kolektif ligi giderek unutuyordu. Unutulan kolektif gerçeklik, her şeyi bilen tarafından söylemce "merhamet, lütuf, acıma olarak; rahman ve rahim olanın" harcama ve tasarrufu olan gizlemelerle hatırlanacaktı. İlk köleci monarşin inşa içinde "o" olan, kendisinin kolektifleri (ortaklar veya ortakları yok diyordu). Bilmezlik burada başlıyordu.

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 2 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Eski ahde göre tekil egemenliğe göre olan söylem ve zikirden doğan çelişme, biz demenin zikri içinde çoklukta tekil olan yeni bir tevhit dilini doğuruyordu. Bu dil "biz" diyen oligarşinin gücüydü.

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 2 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Eski ahde göre tekil egemenliğe göre olan söylem ve zikirden doğan çelişme, biz demenin zikri içinde çoklukta tekil olan yeni bir tevhit dilini doğuruyordu. Bu dil "biz" diyen oligarşinin gücüydü.

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 3 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Monarşi "O'ydu" Değilse bir yapının adı ne olursa olsun o yapı çokluğun ortaklaşma gücü olmaktan asla kurtulamıyordu. Çünkü atom ve atomik inşa ile her şey molekülerdi (bileşen, bileşik yapılardı).

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 4 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Doğa bileşenli söylem bile tekil söylem gibi olmakla bir girişmenin, bir bütünlüğün adıdır. Girişme ya parçalar arası uyum veya uyumsuz durumla; fark durum, firen etkili durum, kıyas, oran durumlarıyla birbirini destekleyen, birbirini sönümleyen durumlar gibi türlü türlü girişmelerdir.

  Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 5 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2020 Felsefe 

Oligarşiye göre de güç ve yönetim ortakları olan ortaklaşışla bir irade ve yönetim anlayışıydı. Tekil olan ortak tanımayan monarşin bir anlayıştı. Biz ise yönetim de karar alma da mülk sahiplik ilişkileri içinde ortaklaşmayı tanıyan tevhit diliydi.

  Toplum 3 (Bayram Kaya) 22 Temmuz 2020 Felsefe 

Küçüklüğün dünyasından büyüklerin dünyasına doğru geçişte türlü faz hatları vardır. Bu tür faz durum içinde olanlardan birisi iyon hareketidir. İyon hareketi bir yanıyla proton hareketiydi. Diğer yandan da bir kuark olan elektron hareketiydi.

  Toplum 1 - 2 (Bayram Kaya) 22 Temmuz 2020 Felsefe 

İnsan çevresinin ürünüdür. Yani hayat doğal ve organik oluşumlu özne sistemin ürünüdür. İnsan organik bir özne nesnellik, kolektif bir özne sosyallik ve üstel çarpanla kolektif bir özne toplumsaldı. Bana göre insanın insanlığı önce tüm diğer sosyal hayatlar gibi sosyal zekâyla belirimdi. Sonra da kolektif ile üreten toplumsal zekâydı. Zaten insan insanlığını üreten, ittifak eden kolektif zekâ içinde elde etmişti. Değilse ben insanım diye peyda olmamıştı.

  Toplum 4 (Bayram Kaya) 23 Temmuz 2020 Felsefe 

Yani kişi kendi içinde bulunan kritik değerli boşluklu tanecikli iç içe enerji alanlı bitişik zamanları iş bölüşümü yapan kolektif alan içinde her biri bir iş kolu üzerinde ayrık zamanlara dönüşür. Kişi ile var olan tümel enerji gün boyu ayrı ayrı eş görevli gruplar üzerinde, akıyordu.

  Toplum 5 (Bayram Kaya) 24 Temmuz 2020 Felsefe 

Hayat bu tür simetri kırılmasını hangi düzlemden referans ediyordu? Ya da, hayat hangi düzey ve düzlem ilişkilerini değişen dönüşen benzer tekrarlarıyla makro düzlemin üstel durumlusu yapıyordu?

  Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 1 (Bayram Kaya) 18 Ekim 2020 Felsefe 

Zihinsel yatkınlıklar oluştuktan sonra aralarında ahit olacak anlaşma koşullarını tadat edecek iman akdini, önce sözle; sonra da kutsal metinlere dökülenin yazılı şartname işi geriye kalan konu olacaktı. Ahdi anlayışı, bu tür zihinsel alışmalı yatkınlıkların fikri oluşumunu tamamlayacak olan fiili durumlardı.

  Alan Açma ve Kolektif Etki 2 - 3 (Bayram Kaya) 20 Ekim 2020 Felsefe 

Olağan ve verili düzende sürekliliği olan bir istismarı otaya koyamıyordu. Kişiler yıldırımdan kaçınma gibi temel referans değeri olukla görülen kimi groteski imajları haz-elem bazlı seçme ayıklama mekanizmasına uygun biçimde seleksiyonlar yapmıştı. Doğal olan, doğru olan ve temel olan tutum buydu.

 

 





 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Bayram Kaya, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 21.10.2020 04:29:46