Ölümü sorarsın Hena Yaşam nedir ki?
Kapıyı bilirsin Hena Seni sana sorarım Açık olanı mı kapı, Kapalıda olanı mı kapı?
Hangi bağıntısıyla kapı? Hangi deneyimlememizle yaşamız?
Ot neye çelişkidir bilir misin? Adem neye çelişkidir anlatabilir misin?
Ölüm olan mı yaşam Yaşam olan mı ölüm?
Hangi sevgiyle dirildin de, Hangi ayrılığa ölüm dedin?
Ölüm bilincine erdin mi ki Yaşam bilinci olsun derdin!
Sitem ederken Hangi bilinç haliyle sin Hena? Varoluş bilinci mi, Ölüm bilinci mi?
Yoksa deneyimleyemiyor iken ki Yaşam bilinci mi?
Her biri farklı boyut, farklı bir alan devimi
Bencilliklerimiz olmasa Erdem bilincimiz olur muydu?
Bencilliğimiz ölmese Erdemlerimiz sürer miydi?
Bencil bilinç mi, özgecil bilinç mi? Hangisinin ölümü diğerini gerektirmez?
Hangi görünüşün var oluşu, bir diğerini erektir mez?
Yaşamı anlamadık Hena Bir görünüşe yaşam dedik...
Ölürken yaşıyordun Bencilken de şaşıyorsun
Her bir yaşamı, her bir yaşamla Otken, bulutken de bağrında taşıyordun
Eh işte, doğru söyleyişle yaşam da bu olsa gerek
Ölürken ota, denize, buluta dirilmek Denizle, otla bir başka boyut bilincine girilmektir.
Denizin bilinci fırtınayken Ot, fotosentezi deneyimlerken Damlanın bilinci kesikli sürekli oluşumladır.
Toplumun bilinci üretemeyen sürünün ölümüyle dir

