Cismü Canan 1 (Ruh Ve Beden)
Canan gönlü mamurumu harabeye yıksa da / Ah bu ne güzellik bu ne
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Canan gönlü mamurumu harabeye yıksa da / Ah bu ne güzellik bu ne
Hani başına gelecekleri bilmezsin de / Çok neşelisindir ya /
Sen yaşadıkça / Her bir yaşınla / Zaman sorar.
Üretim gücünden gelen / Katılımcı toplumdan yana / Karşılıklı transfer
Bu şiirin hikayesi: Kendi kendiyle konuşana deli denir ya! Ben kendi kendime konuşurum. Düşünceyi zihnimde sıralamaya
Hena özgürlüğümsün / Özgürlük telde olsa / Dil susar
Duygular / Gerek sevgiliyle / Gerek siyasetle /
Ne derse desin ağzım / Birikse de duygularım söze / Duymadığını anlayamıyorsun / Düşmelerin kalkmaların lazım
Şiirin Hikayesi: "Korkulan oldu;" diyordu haberin başlığı! Ve devamla; "İrandan savaş gemisini vuran ABD ye misilleme"
Çok fazla çabalarsın Hena / Bilmezden geliş ile / Boşa
Oduncu odun verecek / Elindeki odunla dayı erincine erecek /
Harabesiyle Ninova’ya bakınca / Karışıktır duygular / Kâh köpüren deniz
Kalp çarpar / Nedensiz de çarpar Hena / Fizikselinden bahsetmiyorum
Bu şiir, hayatın ve ölümün derin sorgulamasını yapıyor. Kapı metaforu üzerinden varoluşu sorgulayan, bilinç hallerini ve erdem-bencillik ikiliğini irdeleyen felsefi bir metin. Hena'ya yöneltilen sorular aracılığıyla yaşamın ne olduğunu, ölümün nasıl anlaşılması gerektiğini düşündürüyor. Şiir, görünüşün ötesindeki gerçekliği arayan ve yaşamın çelişkilerini açığa çıkaran derin bir düşünce yolculuğu
I / Bilir misin Hena / Mezar taşı niye soğuktur?
"Kamusal Kaynaklar ve Mülkiyet Felsefesi" adlı bu metin, toplumsal kaynakların paylaşımı, mülkiyet kavramı ve Tanrısal sahiplik arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Kolektif alanların meşruiyeti ile bireysel sahipliğin soyut doğası arasındaki gerilimi ele alırken, insanın Tanrı'yı anlama çabasının sınırlılığına dikkat çekiyor. Felsefi derinliğiyle düşündüren, mülkiyet ve ilahi kavramlar arasında bağ kuran
Kamusal zenginlik üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışan kurnaz bir sistemin eleştirisi. "El" kavramı üzerinden bencilliği ve otoriteyi kullanan, yanlış akıl yürütmeyle kolektif alanları sahiplenen zihniyetin analizi. İnsanların kamusal alanı "El" kavramı altında nasıl yanlış yorumladığını ve kurnazca manipüle edildiğini açıklayan düşündürücü bir metin.
Antik Mezopotamya'nın inanç yapısında "El" kavramının dönüşümünü anlatan bu metin, kolektif alandan özel mülkiyete geçiş sürecini tanrısal düzlemde inceliyor. Sümer ve Akad kültürlerindeki tufan hikayeleri üzerinden, monoteizme doğru evrilen inanç sistemlerinin toplumsal yansımalarını ve köleci sistemin dinsel meşrulaştırılmasını eleştirel bir bakış açısıyla ele alıyor. Kolektif bilinç ve mülkiyet
Tanıtım
Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir
Geçmiş
1950 Kırşehir / Mucur doğumluyum
Konum
Ankara
Özellikler
Felsefe. Bilim felsefesi
Benzer Yazarlar
Nazım
Bağlantılar