"Yazmak, aslında hiçbir zaman yazmamayı dilemekle geçen bir ömürdür." - Samuel Beckett"

Hena 1

Bu dokunaklı şiir, aşk ve toplumsal varoluş üzerine düşündürüyor. Mezar taşının soğukluğundan başlayarak, insanın kimliğini toplumda bulduğunu anlatıyor. "Hena" adlı sevgiliye yazılmış bu içten seslenişte, şair ayrılık, delirme ve geç kalma hislerini, sosyal bağların önemini vurgulayarak aktarıyor. Hem kişisel hem evrensel bir arayış ve bağlanma özlemi taşıyan, düşündürücü dizeler.

yazı resim

I

Bilir misin Hena
Mezar taşı niye soğuktur?

Ana kütleden kesilmiştir
Kolektif ruhtan ayrılmıştır da ondan

Suya rengini veren kaptır
İnsanın renk kabı da sosyal toplumudur.

Bir Hristiyan ruh, bir İslami ruh
Bir otokrat ruh, bir demokrat ruh sosyal toplumdan

İnsanla değil toplumla demokrat olursun
Toplumsal doğmazsın, yaşamı toplumla bulursun

Bir sosyal toplumun yoksa beliremezsin Hena
Bir sevenin yoksa, deliremezsin Hena!

Boşalan kap yeniden dolar
Bizde kabımıza dolar boşalırız, kesikli sürekli

Benim kabım sın
Sıcaklığım da soğukluğum da...

Bu yüzden delirmelerdeyim Hena!

Kaç ilmek attım Hena
Teyellerim seni kendime bir başka yaşam

Ol zaman bakarsın zalim ve zulüm yıllar
Bu durumla zulmü kazanırsın, ama zalimi kardır*

İllegaline, iyi ki şu zamanda yoktun derken sana
Bence o zamanda tini kurtarmış olurdun travmadan yana

Hangi zamanlasın Hena
Gül bahçen kapı duvar

Galiba bu bir şeye geç kalmak
Zamana erken, yaşamaya geç**

Ervaha tez
Oluşla, soyulurum soğan zarı gibi kaç kez

Sevi bazen ruhun çarmıhıdır
Kaç azap eskittim zarla, kaç gömlek bez

KİTAP İZLERİ

Kendi Işığına Yürü

M. Kemal Sayar

Karanlığın Ortasında Bir Işık: Kemal Sayar'dan Toplumsal Travmaya Edebî Bir İlk Yardım Türkiye'nin kolektif bilincinin pandemi, ekonomik krizler ve depremlerin derin yaralarıyla gölgelendiği bir çağda,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön