Dört Durumla Ancak Teoloji 3
El söylemi neydi? El söylemi teolojiye göre Dünya ve biz bu gün nasılsak, 4 milyar yıl önce de, dünya ve biz aynıydık diyen dogmatik anlayışın tarihi iyi analiz etmeyen söylemiydi.
"Her roman, yazarın kendi cehenneminden bir dilimdir, okur ise o dilimi keyifle yiyen bir iblis." - Stephen King"
"Her roman, yazarın kendi cehenneminden bir dilimdir, okur ise o dilimi keyifle yiyen bir iblis." - Stephen King"
El söylemi neydi? El söylemi teolojiye göre Dünya ve biz bu gün nasılsak, 4 milyar yıl önce de, dünya ve biz aynıydık diyen dogmatik anlayışın tarihi iyi analiz etmeyen söylemiydi.
El zihniyeti içinde kimi kişilerin mal mülk sahipliği vardır. Kurnazlığı, kişisi tapuya çevirme vardır. Kolektifin malını iç etme vardır. İlahi dönemin nesnelliği ve aklı fikri yoktu. Aksine bu mal mülk ilişkisi olan sömürü sorgulanmasın diye zikir vardı. İman vardı. İman sömürü sözleşmesinin köle ve sahiplik mantalitesiydi.
Takas ve ittifaklar üreten ilişkili üreten hareketin üssel açılımıydılar. İyilik, kötülük, ahlak, gasp, darp, öldürme, adil olma zulüm, sadaka, zekât vs. de El mana anlayışlı düşüncenin kolektifçe üretilenleri, paylaşım asamasın da El takdirine göre uygulaması yapılacak olan üssel durumun açılımlarıydı.
Bu ardışık ikizleşmeler nedenle Marduk; elli kollu. Elli kulaklı. Elli gözlüdür. Bu söylem hem tekil olmanın hem de tekil oluştaki sentez katkının söylemidirler.
Kolektif geçmiş köleci sistemle kesintiye uğratılmıştı. Ortak geçmiş, hatırlanamamakla geçmiş ile geri bağlanım yapılamıyordu. Her şeyin başına El in irade ve takdiri konmakla Düz mantık oluşuyordu. Düz mantık içinde özne nesnel geri bağlanım, ancak köleci öğreti olan El takdiri ile başlayabiliyordu. Köleci öğretiyi referans alan her çözüm de
İki deniz dil oluyordu, kıstak oluyordu, engel (berzah) oluyordu. Yasak oluyordu. Görünmez perde oluyordu. Hele de en uçuğu; tuzlu, tatlı sular yorumunu şuur-bilinç-beden sayanlar, hızını alamamakla bunları orijin benlik sayıyordu. Daha tanımlamanın hayvan diye belirtilmediği dönemde, kendisini hayvana göre tanımlamanın anlatımı olmayan dönemde, “insani mana; tuzlu suyu kendisini
Nie’nin kelimeleri de özgürdür. Bazen cümlenin anlamına ters bir kelime o cümle içinde geçer. Bunun amacı; okuyanın zihninde o kelimenin çınlamasıdır.
Yani, Nietzsche okuyanlar; düşünür durur...
diyalektik kavramına (sartre etkilenimli) salt insan boyutundan bir bakış.çok kopukluklar var bu yazımda.çoğu yerini düzeltmeye çalıştım.yalnız yine de çok eksik.kusurlarımla...
sıcak bir yaz günü, ünlü bir diş doktoru bir kentten bir başka kente gitmek için bir eşek kiralar. eşek sahibi önde, diş doktoru eşeğe binmiş halde yola devam ederler. tam öğle sıcakları başladığında ortalıkta tek bir ağacın bile olmadığı bir çölde mola verirler. hava o kadar sıcak ki
Bir de kavram icat ettim ve buna “sıfır tabanlı düşünme” adını verdim. Benden önce birilerinin böyle bir laf edip etmediğini bilmiyorum, bunu kendi başıma üfürdüm inanın…
Kusursuz: Ben olmayan, benim dışımda olan, olacak olduğum, hiçbir zaman olamayacağım…
Kusur, çok olmayandır...
Yeniye hazır değilsek eğer, üzerimize gelen yenilikleri, suratımıza birer tokat gibi yiyebiliriz.
Sessiz bir gecede gürültülü bir uyanış gerekli ise gecenin sessizliğini kim bozacak?
Alevilik; maddi zenginliğe dayanılarak kazanılan itibar, iktidar, ibadet ve siyasetin her zaman insanı küçülttüğünü belirtir. İnsanlığın bunlara kurban gitmemesi için insanın insani karakterinin eğitilerek yüceltilmesini ilke edinir.
Umut, filizlerini vererek kırmızı bir güle yaşam sunmuştu. Ve bir faniye de mefkure... Lakin maksuda varmak çok sancılı olacaktı. Şimdiden doğum sancıları Aklı büyütür olmuştu ki; hakikatte vesvese olmayıp da vücut bulma ihtimali göz önüne alındığında, zindanda kendine rastlaması nasıl bir karmaşaya netice verir kestirilir şey değildi. Mahzenin
Tarih ve Antropolojik araştırmalar ışığında, insanın ilk ataları sayılan Primat ve Neandertallerin gelişim ve yaşamları, M.Ö.12 milyon yıllarında Homo Hubilasın el ve ayakları üzerine yürüdüğü dönemle başlamıştır.
Üst Düşünme Yetisi; dünya ve doğanın fiziksel deviniminden hareketle, diyalektik olarak insanın beyin içerisindeki hücrelerin sayısal açıdan daha fazlasını çalıştırmasıyla meydana gelen merak, sorgulama ve araştırma mekanizmasıdır.
Ozan Deniz Sarıtop Sözleri, Ozan Deniz Sarıtop / Düşünce Terminali...
baruch de spinoza 1632’de, amsterdam’da dünyaya gelir. dinsel ağırlıklı bir eğitim alır. sinagog tarafından aforoz eder, yalnızlığa itilir. hayat onun için zorlaşmıştır...
M. Kemal Sayar