Allah'a Kopmaz, Sarsılmaz Bağla Bağlanmak
Rabb’ine sığınan insan, hızla akan nehirde akıntıya kapılıp sürüklenmeyen bir yaprak gibidir. Ara sıra akıntının şiddetinden sarsılsa da, güçlüdür, sürüklenip gitmez.
"“Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” — Neil Armstrong"
"“Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” — Neil Armstrong"
Rabb’ine sığınan insan, hızla akan nehirde akıntıya kapılıp sürüklenmeyen bir yaprak gibidir. Ara sıra akıntının şiddetinden sarsılsa da, güçlüdür, sürüklenip gitmez.
Allah pek çok ayetinde Kuran'ın kolaylaştırıldığını, anlaşılır olduğunu ve her örneği barındıran noksansız bir Kitap olduğunu bildirir. Ancak bir kısım insan "Tamam Kuran noksansızdır ama şu şu Kuran'da yazmaz, onları nebinin sözlerinden öğreniriz" der. Bu samimiyetsiz yaklaşımı çürütmek için ilgili ayetleri ekleyip, sonra sorularımı sırasıyla soracağım.
Zaaflarını yenerek Allah’ın hoşnutluğu amacıyla kendisini kontrol edebilen insan, ruh terbiyesinin ilk adımını atmıştır. Yapması gereken; nefsini besleyerek et yığını bir beden olmaktan çıkmak, ruhunu beslemek, onu, kavuşmayı umut ettiği cennete uygun hale getirmektir.
Kitâbı Sünneti, İcmâı kaldırıp attık;
Havâssı maskara yaptık, avâmı aldattık.
Yıkıp Şerîati, bambaşka bir binâ kurduk;
Nebîye atf ile binlerce herze uydurduk!
O hâli buldu ki cüret: Yecûzu fit-tergîb
Medyanın toplum üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğunu hepimiz biliyoruz. Hergün gazete, televizyon ve internet aracılığıyla, istenilen bilgi, haber, yorumlar insanlara ‘istenildiği’ gibi verilmekte ve beyinler çok ince ayarlarla kontrol altına alınmaktadır.
Geçmişte de günümüzde de inkar edenlerin birlikteliklerinin asıl amacı, Allah’ın beğendiği üstün özellikler olan özverinin, samimiyetin, dürüstlüğün, vicdanın ve adaletin, kısacası Kur’an ahlâkının yeryüzünde hakim olmasını engellemektir
Halk arasında yanlış bilinen bir konuyu ayetlerle delillendirerek anlatmak istiyorum. Toplumumuzda ölen kişinin mezarı başında Kuran okumak ya da ilerleyen zamanlarda Kuran okuyup ölünün ruhuna göndermek gibi bir takım adetler vardır. Ancak bilinmelidir ki ölen kişinin amel defteri ölümüyle beraber kapanır. Ve herkes, hayattayken -kendi- yapıp ettiklerinden sorumludur.
Bu metin, çocukları yetiştirmenin sadece maddi bir görev değil, derin bir manevi sorumluluk olduğunu vurguluyor. Kur'an-ı Kerim'den alıntılarla desteklenen yazı, çocukların birer ilahi imtihan olduğunu ve ebeveynlerin onları sadece dünyevi başarı için değil, Allah'ın rızasına uygun bireyler olarak yetiştirme görevini hatırlatıyor. Günümüzde çoğunlukla maddi ihtiyaçlara odaklanan ebeveynlik anlayışına
Bir kişiye veya topluma bir konuda bilgi vermek istediğinizde, o toplumun veya kişinin dili ile mi bilgi verirsiniz, yoksa hiç anlamadığı bir dilde mi anlatırsınız? Elbette makul ve mantıklı olan, mesaj vermek istediğiniz toplumun veya kişinin dilini kullanmaktır.
Allah’ın, Kuran’ı Kerim’i tebliğ etmesi için seçip beğendiği elçisi Hz. Muhammed, Kuran ahlakına uygun yaşamı, Allah’a olan bağlılığı ve inancı, Kuran’ı tebliğ ederken gösterdiği üslupla müslümanlara örnek olan Kutlu bir insandır.
İslam'da şirkin tehlikelerini ve insanın iç yolculuğundaki doğru-yanlış ayrımını inceleyen bu metin, Kur'an'dan alıntılarla manevi düşüşün nasıl gerçekleştiğini anlatıyor. Aşk ve melankoli arasındaki ilişkiyi ele alarak, Allah'a ortak koşmanın kişiyi nasıl derin bir boşluğa sürüklediğini ve benliğini kaybetmesine neden olduğunu vurguluyor.
Bayramın olmazsa olmazları arasında yer alan bayram şekerini de borca alarak durumu idare etmeye çalıştım.
“Borç almak” da tarihe karışıyor yavaş yavaş.
Borç vermenin sadaka olduğunu bile bile borç verme ve alma kültürümüzü de kaybediyoruz.
Geriye kaldı kredi kartlarla alış-veriş…
Bir Pazar sabahı şehrin sokaklarını dolaşmaya çıkarsa kötülük, neşesi yerindeyse, derin derin nefes almak, gökyüzünü ciğerlerine çekmek istiyorsa; korkma zarar vermez sana
İslam'da tebliğ önemli bir ibadettir. Her Müslüman tebliğ yapmakla sorumludur.
Hakikaten, samimi olarak, gönülden ve içten bir inanç ile inandım. Tabi ki eksiklerim olduğunu, düzeltemem gereken (çok şükür çok büyük olmayan) hatalarımın olduğunu kabul ediyorum. Ve onları da düzeltmeye, daha iyiye yolculuklara hazırlanmaya çalışıyorum. İlmin, irfanın ve hakikatin değerli olduğunu düşünüyorum. İyi niyetli ve hakikate dair olan herkesi