Kadın milletinin dayanılmaz tutkuları
Hem indirim hem de kredi kartlarına 3567(!) ay taksit. Bedavaaaaaa!
"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"
"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"
Hem indirim hem de kredi kartlarına 3567(!) ay taksit. Bedavaaaaaa!
„Kadınlar ne ister?“ Son günlerin bu hayli moda olan sorusunun yüzlerde yarattığı muzip gülümsemeyi , sorunun içeriğindeki hinliğe bağlarsak çok rahat bunun „erkek“ orjinli bir soru olduğu sonucuna varabiliriz elbette.
Eve gidersin ağız burun kan içinde, ne oldu diye sorar sizinkiler bir panikle.Sende kaza yaptım dersin.Onlar sanarlarki araba haşat sen içinden zor kurtuldun.Yok öyle birşey; hafif tamponuna dokundurduğun arabanın şöförü, hayvanat bahçesinden kaçmıştır o
Silkelerim Lan İlham bir köşede kunduralarına çokmüş elindeki tesbihini, sessiz sinema filmi gibi çekmektedir. Maksadı iyice bir dolup narasını atmak ve de İbo’yu nasıl lime lime edeceğini,Yemede Yanındayat Melahat’a göstermektir.
Evden çıktım hava çok soğuk, her yer kar. Kendimce bişeyler düşünüyordum. Ellerim cebime alıştığından, dengemi kaybedip sırt üstü buza çakılmam çok kolay oldu. Başımı kaldırıp sağa sola baktım, varmı lan acaba beni gören diye düşündüm.
Sana emmimin oğlu mu desem, yengemin torunu mu desem ne deyeceğimi bilemiyorum AB, bak gene gözlerim yaşardı, senin hasretine dayanamıyorum, yani beni hep gözü yaşlı, postacının yolunu gözleyen biri olarak mı tutmak istiyorsun?
Askere gitmeme kalmış 12 gün, vay bee 2 hafta bile değil. Son günlerimde sanki ölecekmiş edasıyla yaşayarak değerlendiriyorum. Şubat aylarındayız hava buz gibi gece saat 01:00 suları, Derya’yı aradım bir kaç duygusal konuşmayla evinden çıkmaya ikna ettim. İkna etme konusunda çok iyiydim çok fazla uğraştıramazlardı beni.
-Ya sen ne uzatıyorsun gardaşım. Bak sana vişne likörü vereyim, simiti batırıp ısırdığında reçel yemiş gibi olursun. Hem biraz da gafayı bulur, sen de bir çok insan gibi, günün dertlerini hissetmeden stres dışında yaşayabilirsin.
Aşk bir delilik hali denir ya sevgi onun akıllı olanıdır işte. Aşkın sevgiye dönüşümüne hiç bir zaman inanmadim ben; aşk ya vardır ya yoktur, varlığı ile yokluğu o denli belirgindir ki; o dönüşme masalına inandırmak kolaydır da… inanmak, zordur.
Bir gün Nasreddin Hoca’ya sordular:
—Adam olmanın şartı nedir? Hoca, elini kulağına götürüp cevap verdi:
—Kulaktır.
Tekrar sordular:
—Nasıl yani? Açıkla da anlayalım.
Kadın olup da „hayatımda bir kere bile tacize uğramadım“ diyen birine rastlamadım bu güne kadar. Siz o tacize uğramamış mutlu azınlıktansanız ya da tanıyorsanız böyle birini en azından, yine de bu yazıyı okuyup tacizin bir kadının iki kaşının
Tarihteki pek çok konuya açıklık getiren ya da tarihte farkedemediğimiz noktaları düşünmemizi sağlayan yazı ve kitaplar genelde en çok okunanlar listesinde yer alıyor. Yenemediğimiz merak duygumuzdan olsa gerek bu tür konulara olan ilgimiz bilemiyorum. Ama zaman zaman ya bir dost sohbetinde ya da bir düşünme anında benimde aklıma
"kariyer senin neyine! Ama çıkarsaydın şöyle “İlham Periniz Size Saygıyla Sunar” diye bir başlık atsaydın, eminim son yüzyılın en prestijli bestselini yapardın. Da Vinci Şifresi, Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter da neymiş; dönüp bakmazdın bile!"
İçimden geldiğimce, bazı şeyleri düşündüm,düşüncelerimi paylaşmak adına çabamın boşa gitmeyeceğini umarım.
Olayların evveliyatı vardı elbet. Bir insan boş yere zıvanadan çıkıp hastaneye girmez değil mi ya!
Ahmet Ümit