Bu Yazıyı Okudunuz Mu?
peki siz hiç tamamı soru cümlesinden oluşan bir metin okudunuz mu? eğer okumamışsanız belki şimdi okumakta olduğunuz metnin tamamı soru cümlesinden oluşuyordur?
"Bugün 6 Mayıs 2026, saat 03:00 mü? Demek ki insanlar hala uykuda, ve ben hala haklıyım." – Samuel Beckett"
"Bugün 6 Mayıs 2026, saat 03:00 mü? Demek ki insanlar hala uykuda, ve ben hala haklıyım." – Samuel Beckett"
peki siz hiç tamamı soru cümlesinden oluşan bir metin okudunuz mu? eğer okumamışsanız belki şimdi okumakta olduğunuz metnin tamamı soru cümlesinden oluşuyordur?
Erkenden yatınca erken boşalmıyor insan. Ben boşalmak için boş beyin arıyorum uyku tutmayınca. Ya siz? Boşalmanın dublörü seksi gelebilir size ama ben gülmüyorum. Ev ödevimi hiç bir silgi silmiyor kara tahtada. Silmeye niyetim de yok!
Nereden baksan sahne kokuyor ortalık...
Yüzeysel bir koku gönüllerde, ruhlarda.
Böyle bir dünyanın içine ne yapılır der misiniz bana?
çalıştığım okulda ilgimi çeken birkaç nottan bu manzarayı yazdım bunun devamı da var...
Sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine; geçici çözümlerle sorunları göz ardı etmeye uğraşıyoruz.
Çevremizi süsleyecek, yürek huzuru verecek yeşil alanlar kadar bunların tarih ziyneti olan anıtları kim yapacak? Çocuklarımız, tarihi nasıl öğrenecek?
Tarafgirliğin insanoğlunu çepeçevre sardığı günümüzde; bakış açısını, bir platforma %100 nesnel olarak oturtabilmek mümkün mü, acaba? Ya da insanoğlunun böylesi zamanlarda bitaraf kalması ne kadar mümkün ?
Dürüstlüğün erdem olmadığı, saygının, hoşgörünün ve emeğin önemli olduğu yıllardı.
‘’Yarınlarda umut var mı?
Bilemezdiler bir güvercin kanadına takılıp
Gideceklerini son yolculuğa…
Koştular peşinden,
Yakalandılar kalleş ölüme
delilik öyle korkulacak birşey değildir, buna sığınır herşeyi yapabilme özgürlüğü edinirsiniz...
Yasemin-Ahmet aşkı başından beri kafamıza vurulup duruyor ama bence dizideki en gerçeğe yakın, en doğal, saf ve güçlü aşk Necdet’in aşkı.
Tekel Emekci̇leri̇ni̇n Di̇reni̇sleri̇ne Destek Olan Bu Güzüi̇de Dernegi̇mi̇zi̇n Yapmis Oldugu Destege İsti̇naden Kaleme Aldigim Yazidir...
Eskiden yerli malı haftaları kutlanırdı; şimdiyse her gün ithal malları günü kutlanıyor...
Kapımın önünde beni uğurlamak üzere açmış olan hanımelinin kokusunu çekiyorum içime sindirircesine…
Hiç olmadığı kadar dikkatli inceliyor evimi gözlerim…
Ve sık sık artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak cümlesi dökülüyor dilimden kendimin bile duymakta güçlük çektiği bir kısıklıkta…
Kim bilir neler geçiyor o küçücük yüreğinden ne fırtınalar kopuyor içerisinde.yarın için sözleştik turanla , bakalım hikayemiz nereye yol alacak.
Bu duygusal yazı, 17 Ağustos depreminin yıldönümüyle çakışan bir evlilik yıldönümünü anlatıyor. Yazar, 16 yıllık evliliğinde eşi Zeynep'e duyduğu sevgiyi, minneti ve hayatındaki en büyük şansın böyle güçlü bir eş ve güzel çocuklara sahip olmak olduğunu içtenlikle paylaşıyor. Kendi eksikliklerine rağmen ailesinin koşulsuz sevgisini hisseden bir adamın samimi
Adalet Ağaoğlu