Bi Der ki (1. Yazı)
Anı öykülerle örneklendirilmiş günlük toplumsal olaylar temelinde şekillenen deneme türü yazılar yazmayı murad ediyorum.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Anı öykülerle örneklendirilmiş günlük toplumsal olaylar temelinde şekillenen deneme türü yazılar yazmayı murad ediyorum.
Gazetenin küpüründen çıkıp evlerimize, yüreklerimize giren ve tüylerimizi diken diken eden bir kadın kahraman o, bir şehit eşi ve belki de bir şehit annesi; Gülsüm...
Hep bir yerler yetişme telaşı!
Geç kaldığımız bir randevuya,
Sabah işe gitmek için servise,
Kalkmaya hazırlanan otobüse,
Düdüğünü çalan vapura,
Çeşitli haber kanallarından izlediğimiz ve takip ettiğimiz kadarıyla Türkiye’den 3, Yunanistan’dan 1, İrlanda’dan 1, İngiltere’den 2, Cezayir’den 1 ve Kuveyt’ten de 1 olmak üzere toplam 9 gemiden oluşan ve adına da Hılfül Fudül diyebileceğimiz bir yardım filosu, Allah’ın izniyle bu gece saat 24,00 sularında Antalya limanından hareket edip
Ramazanın o büyülü atmosferi ve uhrevi havası çocukluk yıllarımda daha çok etkilerdi beni.
Öncelikle yorumlarıyla beni şaşırtmayan tüm erkek okuyuculara teşekkürlerimi iletiyorum. Bayanların anlayışı için minnettarım.
Bir çikolatanın nelere sebep olabileceğini çok iyi biliyorum. Bir çikolata tanesinin üzerinden bir melek hayatıma girerken, onun farkına varmadan yıllar geçirebileceğimi ve çok sonra hiç ummadığım bir zamanda o meleğin hayatıma kattığı güzellikleri görünce neler kaçırmış olduğumun pişmanlığını yaşayacağımı asla tahmin etmezdim. Ama oluyormuş, hiçbir zaman ummadığımız güzellikler
Bu duygusal yazı, 17 Ağustos depreminin yıldönümüyle çakışan bir evlilik yıldönümünü anlatıyor. Yazar, 16 yıllık evliliğinde eşi Zeynep'e duyduğu sevgiyi, minneti ve hayatındaki en büyük şansın böyle güçlü bir eş ve güzel çocuklara sahip olmak olduğunu içtenlikle paylaşıyor. Kendi eksikliklerine rağmen ailesinin koşulsuz sevgisini hisseden bir adamın samimi
Alt komşu akşam yemeğini hazırlıyor, kokulara bakılırsa da oldukça lezzetli yemekler yapıyor, hep… Maia da kokulara dayanamıyor… Bana da verirler mi diye mi düşünüyor da, kokulara habire havlayıp duruyor, canı çekiyor zahar… (Ah işte bu zahar da kız kardeşimle dilimize bir şekilde plesenk olmuş ve literatürümüzde yerini çoktan
„- Kim o?“, diye seslendi. Sesi titrekti. Günlerdir süren bir gerginliğin ardından ilk kez kapısı çalınıyordu
zaman bizi kanatmak zorunda mı? bize zarar vermeden geçip gidemez mi? yaralarımızı sarmaya izin veremez mi?
Tarafgirliğin insanoğlunu çepeçevre sardığı günümüzde; bakış açısını, bir platforma %100 nesnel olarak oturtabilmek mümkün mü, acaba? Ya da insanoğlunun böylesi zamanlarda bitaraf kalması ne kadar mümkün ?
İki insanın birbirine verdiği değer bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bir tarafın verdiği değer, diğer tarafı dengelemelidir.
Bir kişiye ne kadar çok değer verirsen, o kişinin sana verdiği değer o oranda azalır. Ya da bir kişinin sana verdiği değer ne kadar azsa, bu senin daha fazla değer
• Bu yılki Nobel Edebiyat Ödülü'nü Fransız yazar Jean-Marie Gustave le Clezio kazanmış. "Yenilikçi şiirsel macerayla ve duygusal coşkunlukla dolu, şu anki medeniyetin sahip olduğunun ötesinde bir insan sevgisini ele alan" eserler çıkardığı için ödüle layık bulunduğu açıklanmış.
Clezio'nun Türkçe'ye çevrilen kitapları: "Çöl", "Göçmen Yıldızı", "Altın
Türkiye' de aile düzenine ne oldu? Batı'nın amacı ne ? Suriye ile savaşa girmek ne kadar doğru?
Kapımın önünde beni uğurlamak üzere açmış olan hanımelinin kokusunu çekiyorum içime sindirircesine…
Hiç olmadığı kadar dikkatli inceliyor evimi gözlerim…
Ve sık sık artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak cümlesi dökülüyor dilimden kendimin bile duymakta güçlük çektiği bir kısıklıkta…
Bünyamin Sürmeli...
Evet, hava durumu deyince aklıma gelen tek isim Bünyamin Sürmeli! Gerçi herkes tanıyor ama, hani şu CNN TURK’ün sempatik Meteoroloji Müdürü.
Hyat tekerrürden ibaret değildir.Sonuçları ve ödenen bedeller daha da ağır olabilir.