"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

Ben Ne Arıyorum?

Hiç usanmadan beklemekle başladı herşey...

yazı resim

Akıp giden zamanı, durgun şekilde izlemektir beklemek...

Hani otobüs yolculuklarında camdan dışarıyı seyrederken, ağaçları, çiçekleri, çocukları dünyayı seyrettiğiniz anlar olmuştur, sonra kendiniz seyredersiniz onlara bakarken, işte o anlar...

Geçmişinizi düşünürsünüz, çocukluk yıllarınızı,zamanın ne kadar çabuk geçtiğini,
O an(a) şimdiki zamana gelir yüreğiniz,
Kamburlaşan bedeniniz,üzüntüleriniz,
Mutsuzluklarınız çarpar gözlerinize,
sonra gülümsersiniz geleceğinize...

Hani mucizelere inanan çocuklar gibi mucizeleri beklersiniz,ne olacağını ve ne beklemeniz gerektiğini bilmeden mucizeleri bekler durursunuz o anlarda ...

Ama hayat geçip gitmektedir, bir mucizenin göz kırpışını beklemeyecek kadar kısadır hayat...

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var der şairin biri,

"Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına

Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır

Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..."

Ve hayat mısralarda adı geçtiği gibiyken ,

Sunulmuş bir armağanken insana,

Hayatın tam içinde olmalı insan,

Beklememeli,

Hayata karşı emin ve hızlı adımlarla yürümeli,

İşte o zaman mucizeler gerçekleşebilir,

Ve mucizeleri gerçekleştirebilir...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön