Bıyık Handikaptır
Gerçi bu yazı asılıncaya kadar gündem çok ilerleyecek, zaten daha ben yeni bitirmiştim ki, gelişme oldu ama inanın bu hikaye bitmeyecek.
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
Gerçi bu yazı asılıncaya kadar gündem çok ilerleyecek, zaten daha ben yeni bitirmiştim ki, gelişme oldu ama inanın bu hikaye bitmeyecek.
Bu yazıyı, kendi iç dinamiklerini harekete geçiremeyen; dalkavukların ve dalkavukluğun gölgesinde miskinler tekkesi hüviyetine bürünmüş bir ülkenin bahtsız ve sade bir vatandaşı olarak kaleme alıyorum. Çaresizliğimin hıncını kalemimden alarak rahatlamaya
Dünyaya gelişimiz nasıl inkârı mümkün olmayan bir hakikatse, buradan gidişimiz de öyle kesin bir hakikattir. Gidişi hesaba katarak bu şuur içerisinde yaşamalıyız. Azrail defterimizi dürmeden dünyada yapacaklarımızı yapıp ölüme hazır vaziyette beklemeliyiz. Çünkü ölüm vaktinin ne zaman, nerede ve nasıl geleceği hiç belli olmuyor. Bu gerçeği peygamberlere bile
yönetenlerin bazen öfkeyle konuştuklarını,kızdıklarını,birilerini suçladıklarını görünce, naçizane bu saptamayı yaptım!
Dün Irakın Dış İşleri bakanı, Şu anda Irak kuvvetleri ve ABD kuvvetlerinin PKK a savaş açacak bir pozisyonu yoktur.,demiş. Buna da Irakta ki iç savaş riskini engel göstermiş.
Bunların yanında küreselleşmenin bir sonucu olarak kültür etkileşimi ve sınırlarımızdan giren yabancı kelimelerin Türkçe eşdeğerlerinin yerine konulmasında yaşanan gecikme yada umursamazlık bir garip iletişim dilini ortaya çıkarıyor.
Bir baba, şehit düşen oğlu için kalıplaşmış sözleri reddederek toplumsal bir gerçeği haykırıyor: "Neden hep garibanların çocukları ölüyor?" Bu samimi isyan, Türkiye'de terörle mücadelenin yükünü kimlerin omuzladığı sorusunu gündeme taşıyor. Yazar, bu adaletsizliğe dikkat çekerek, karar vericilerin de yakınlarının aynı tehlikelere maruz kalması gerektiğini savunuyor.
Sabah uyandığında hemen ‘aman bugün borsa ne olacak, hükümet düşer mi, akşama bizim başbakan halâ başbakan mı, işe yetişebilecek miyim, eve vaktinde dönebilecek miyim, trafik tıkanmış mıdır, benzin zam görecek mi bu hafta, maaşım beni ay sonuna kada
Ya Voltran'ı oluşturacak parçalar biraraya zaten geliyor olmalı ya da mekan Hakkari ise toplama bilgisayar gibi Voltran oluşturulmalı...
Türk askerlerinin 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de Amerikan askerleri tarafından başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınması, Türkiye'nin onuruna vurulan bir darbeydi. Amerika'nın sonradan dilediği özür yaraları sarmadı. Operasyonun Amerikan Bağımsızlık Günü'ne denk getirilmesi tesadüf değildi; Washington'ın sessiz olduğu bugünde Ankara'nın tepkileri karşılıksız kalacaktı. Bu olay, iki ülke ilişkilerinde silinmeyen bir
Oysa ”gözle bakıp gönülle görmek” hayat felsefemdi benim. Gönlüm gözümün her baktığı şeyde mutlaka bir güzellik görür, mutlu olurdum. Şimdi neden bu sevgisizlik. Hayat dev bir ayna gibi. Bakıyor ve kendimi görüyorum. Heyhat…
ölürdüm de inanmazdım ama; "olmaz olmaz deme olmaz olmaz" denir ya olmaz oldu gerçekten.
Anayasanın 42. Maddesinin 5.paragrafında:İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.hükmü yer alır.
Dışarısı bizi "jeep"lerimiz ve buna benzer komik söylemler ve bu söylemlerin rahatsız edici içerikleriyle tanır...
17 Mart 2005 tarihli gazetelerde, uluslararası bir kuruluşun 'küresek saydamlık raporunda', ülkeler arasında yolsuzlukları algılama konusunda yapılmış bir sınıflandırmanın sonuçları ile
Türkiye’de muhafazakâr duruşun peşinen getirdiği açık ya da örtülü bir önkabul vardır. Bu önkabul, Osmanlı geçmişine, Osmanlı’ya dair her şeye sempati duyma ve bu dönemi “ideal devlet ve toplum düzeni” olarak tahayyül etme biçiminde tezahür eder. Bu düşünüş biçiminin aynı zamanda bir tepkiselliğin sonucu olduğu da kuşku götürmez
Falih Rıfkı Atay