Komik Fakat Ciddi Sorular - Dil Bilgisi
Öğrenciler için hem eğlenecekleri,hem de sıkılmadan ciddi ciddi uğraşıp çözmeye çalışacakları dil bilgisi soruları hazırladım.Maksadım öğrenmeyi keyifli hale getirmek.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Öğrenciler için hem eğlenecekleri,hem de sıkılmadan ciddi ciddi uğraşıp çözmeye çalışacakları dil bilgisi soruları hazırladım.Maksadım öğrenmeyi keyifli hale getirmek.
Ziya Gökalp bir şiirinde şöyle diyor:
“ Güzel dil Türkçe bize /
Başka dil gece bize /
İstanbul konuşması /
En saf, en ince bize.”
Dünyada bizim kadar diline sırt çeviren ve ihanet eden başka bir millet görülmemiştir. Bunun yansımalarını, adım attığınız her yerde görebilirsiniz. Kendi kendine yeten, hatta başka dillere de çok sayıda kelime veren Türkçe, öz evlatlarının elinde sırtından hançerleniyor. Bunu yapanlar da sözde çağdaşlık kılıfıyla işledikleri her türlü haltı güzel
Türk dilinin tarihi zenginliğini keşfedin! 7. yüzyıla ait Çoyren yazıtından başlayarak, Türkçe'nin binlerce yıllık yolculuğunu anlatan bu metin, dilimizin kökenlerini ve tarihsel dönemlerini aydınlatıyor. Altay Dil Teorisi'nden Eski Türkçe'ye uzanan bir zaman çizelgesinde, atalarımızın bize bıraktığı dilsel mirasın izlerini sürün.
Bakın Churchill ne diyor:
“Ben insanlara yalnız anadillerini bilmedikleri zaman dayak atılmasına taraftarım.”
Bu dizi ya yayından kaldırılmalı ya da formatı değiştirilmeli. Televizyon, radyo,sanatçılar, konuşmacılar topluma örnek olmak zorundadır, köstek değil.
“Kim konuşabiliyorsa insandır. Çünkü konuşma bilgelik, bilgelik konuşmadır.” Luther
İsraf denildiğinde genellikle para, yiyecek ya da malların israfı düşünülür. Oysa zamandan sağlığa kadar Allah’ın bahşettiği her nimetin, Allah rızası dışında gereksiz yere harcanması bir israftır. Ve Allah, “Sonra o gün nimetten sorguya çekileceksiniz.” (Tekasür Suresi, 8) buyurarak insanların, verdiği nimetleri nasıl kullandıklarıyla ilgili ahirette sorguya çekileceklerini haber
“Türkçe soylu bir dildir.” (Tahsin Banguoğlu)
Beldemizin folklorik verilerinin en zengini kanımca, yöresel konuşma biçimidir,yani şivesidir.Yöresel kelimeler ve deyimler incelendiğinde, bunların birçoğunun öztürkçe olduğu anlaşılır. Ancak bu kelimelerin büyük bir kısmı, zamanla bazı harf değişimin
Yüce Allah, özellikle çocukluk dönemine işaret ederek kişiye, anne babasının gösterdikleri sevgiyi, şefkati ve özveriyi unutmamasını tavsiye eder. Onlar yaşlandıkları ya da muhtaç duruma geldiklerinde de alçakgönüllü davranmalı ve güzel söz söylenmelidir.
1981 programında değerlendirmede esas olan düşünce “sonuç”tur. Ancak 2005 programında ise daha çok “süreç” önemlidir. Bu nedenle gözlem tekniği 2005 programında daha çok önem kazanmıştır. Gözlem, öğrencinin gelişim sürecinin takibini yapmaya ve öğrenci hakkında daha sağlıklı karar vermeye yardımcı olacaktır.
Bugün Ramazan Bayramının ilk günü. Sabah kılınan Bayram namazı, Rabb’lerinin huzurunda saf tutan müminlerin kardeşliklerinin göstergesidir. İslam ruhunu sonsuza kadar devam ettirecek olan, işte bu kardeşlik ruhudur… Tüm Müslüman ülkelerde bayramla teneffüs edilen kardeşlik duygusu, umulur ki daha da güçlenir ve müminler, kurşunla kaynatılmış gibi, bir arada, gerçek
Ormanı, suyu, havayı, denizi, çevreyi, enerjiyi ve buna benzer doğal kaynakları çok hor ve hovarda kullandığımız halde, iş sözcük kullanma işine gelince çok ekonomik davranarak kıdım kıdım kullandığımızın acaba farkında mıyız? Yoksa sözcüklerimize kıyamıyor muyuz; tüketmekten mi korkuyoruz için için…
Dilin nasıl oluştuğuna dair çeşitli teoriler mevcut. Belki de kokularımız dilin oluşmasındaki ilk adımdı.
İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özellik konuşma yeteneğidir.Bunu dil sayesinde gerçekleştiriyoruz.Canlı ve dinamik bir vasıta olan dil,milletlerin bir nevi çimentosudur.
Kuşak farkını anladık, kültür farkını da anladık, derken yeni uygulayımbilim (teknoloji) terimleri Anadili sarpa sarmaya başladı canım efendim, dilini kullanamayan konuşma özürlü genç insanım yarım yamalak bir dil inşa etmeye koyuldu, bilgisayarın birkaç verisinden konuşmada altyapı oluşturma çabalarıyla dildeki yozlaşma ciddi ve önüne geçilemez biçimde çığ gibi büyüyor…
Bu metin, "salât" kelimesinin dilsel yolculuğunu araştırıyor. Sanskritçe'deki "nâmati" (eğilmek) fiilinden günümüzde Hindistan'da kullanılan "namaste" selamlaşmasına kadar uzanan bir etimolojik inceleme sunuyor. Kelime, Proto-Hint-Avrupa dil ailesindeki kökleriyle birlikte, dua etmek ve saygı göstermek gibi evrensel kavramların dillerdeki yansımalarını gösteriyor.