"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"

İnceleme

Din

Sünneti Gerçek Anlamda Nasıl İhya Edebiliriz?

Allah, yolunda cihad eden kullarını koruyacağını bildirir. Allahın vaadinden dönmeyeceğinin bilincinde olan Müslümanların, "kınayanın kınamasından korkmadan", Peygamberimiz (sav)in sünnetine uyarak Kuran ahlakını insanlara anlatmaları gerekir. Bu, Allahın hoşnut olacağı ve karşılığında insanları rahmeti ve cenneti ile müjdelediği iman alametidir.

Rauf Denktaş"ın Ardından…

Ecel atı çok uzaklardan gelip bir yiğidi daha çekip aldı aramızdan. Bir çınar daha kurudu. Büyük devlet adamı, babacan insan merhum Rauf Denktaş’tan bahsediyoruz. O, gençliğinde Beşparmak Dağları’nda canı koltuğunda bir direnişçiydi. Şimdi Beşparmak Dağları ona ağlıyor. Sadece Beşparmak mı? Kerkük, Musul, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Batı

yazı resim

Hafız İsmail Coşar

Hafız İsmail coşarı anlatan bu yazıya internette okudum ve çok etkilendim sizlerinde okumasını istedim hani kendini değişik şekillere lanse eden , televizyon kanallarını dolaşan çorbasında bazı din adamları var ya onlar gibi değil , devlet memuru ve dört dörtlük bir insan okumanızı istedim…! Mübarak üç aylara girdiğimiz bu

Rüzgara Bırakılan Şiirler: "İpek Yarası" ve Ahmet Günbaş

. Söze, “Halk Hançeri”nden başlarsak; binlerce yıllık Anadolu Kültürünü, söylenceleri, destanları ve masalları ile Gılgamıştan ve Babil tabletlerinden alıp günümüze getiriyor. Halk masallarına değiniyor, Alaaddin, Kırk Haramiler, cinler gibi masal motiflerine gizlenmiş, çocuk tekerlemelerinin arasına sızan binlerce yıllık bir sözel tarihten bahsediyor. Bu sözel tarihin ana temasını haksızlık,

Masal Gibi Gerçekler

İstenen,haktır adalet.
Arayıp duruyorum,bulurum bir gün İnşallah.Der iken...Şükür Allahıma.
Atalar �Yanlış hesap Bağdattan geri döner� Derler ya,aynen öyle imiş.
Ferit�in yanlış hesapları kendine geri dönmüş.Amma velakin...
O acı üzüntü ile Feride�nin ACCA hastalığı.

Türkiye"de Gerçek Manada Müzik Eleştirmenliği "Yapamıyoruz": Önder Kütahyalı

Nadir Nadi döneminde, Cumhuriyet Gazetesi’nde, Cumartesi günleri yazan bir müzik eleştirmeni vardı. Bir gün Nadir Nadi, bu müzik eleştirmenini çağırır ve ‘Bak oğlum, sen müzik üzerine yazacaksın ama bizim Türkiye’de klasik müzik sanatını yaymamız gerekiyor. Onun için kendini tut. Öyle acı, kaka eleştiriler yapma. Olumlu şeyleri yaz’ diye

Bir Kalem Daha Sükût Etti: Erhan Bener

Seksenine merdiven dayadığı bir dönemde aramızdan ayrılan Bener, yaşı ileri bir safhada olmasına rağmen hayal kurmaya ve kurduğu hayalleri okuyucularıyla paylaşmaya devam ediyordu. Hayattan elini eteğini çekmemişti, nefes aldıkça hayat yaşanmaya değerdi. Onun hayata bakışı sevgi ve hoşgörü temeli üzerine bina edilmişti. Doğrusu da bu değil miydi zaten.

Başa Dön