Mevsim Gülbahar (2. Bölüm/1. )
1970’li yılların sonlarıydı. Müthiş bir bölünme yaşanıyordu ülkede…
İnsanlar, “sağcı” ve “solcu” diye iki kutba bölünmüşlerdi ve sürekli birbirlerini öldürüyorlardı.
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
1970’li yılların sonlarıydı. Müthiş bir bölünme yaşanıyordu ülkede…
İnsanlar, “sağcı” ve “solcu” diye iki kutba bölünmüşlerdi ve sürekli birbirlerini öldürüyorlardı.
Roman bu ya insan inanırsa dünya denen yer küre bile taşınır. Arşimet'in dediği gibi "Bana bir dayanak noktası verin. Dünya'yı yerinden oynatayım."

Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
8 Bölümlük öykü dizisini daha önce öyküler kısmında yayınlamıştım fakat sonra ilk 2 bölüm dışındakileri kaldırmıştım. Bir süredir roman olarak toparlayıp tek parça halinde İzedebiyat sayfalarına geri koymayı düşünüyordum. İşte burada. Daha önce 8 bölümü de okuyanlar için yeni bir şey yok. Okumadıysanız bilim kurgu ve aksiyon macera
Emin olduğu ve gözlerinle şahit olduğu tek şey,kendisi hakkında arama motorunda sürekli olarak güncelenen kısa ve öz bildirimlerdi.Onun hakkında çıkan en son bildirim,İstanbulun sessizliği ve ıssızlığa ile bilinen geniş bir ovanın tam ortasına kurulmuş cayra kasabasına gitmesi gerektiğini anlatan açık ve net cümlelerdi.
Karıncalar şişman, çopur suratlı yeryüzünün umarsız gözlerinden çıkarak ben asla seni sokmam; çünkü sen Nazım Hikmet kadar kanıyla, canıyla hayatıma şeref katamazsın der gibi bana kayıtsız bakıyorlardı. O an hem yeryüzünden hem de ölüler dünyasından kovuldum mu acaba sorusu aklıma takıldı. Karınca yuvasının yanına oturup onları seyretmeye başladım.
Gizemli ve sihirli hikâyelerde geçen masum bir kasaba mutlaka vardır. Ve o kasabalarda mutlu olmayı bekleyen insanlar muhakkak olur. Renkli Düşler Dükkânını harabe bir yerden bir gecede rengârenk tabelalarının olduğu, sevimli ve fantastik eşyaların satıldığı bir yere çevirmek ise Bay Baki Kalır adında gizemli bir gezginin görevidir.
"Corona Yalnızlığı" romanım Ceren Yayınlarından Haziran 2021 yılında çıktı. 280 sayfadır.
1200'lü yıllardaki 'Veba Salgını' gibi Korona'da dünyayı sarsmıştı. Belgesel nitelikteki romanım umarım gelecek nesillere değerli bir kaynak olur.
Sızlanmayacaksın bu hayatta arkadaş sızlanmayacaksın ,
Ya yaşamakla uğraşacaksın , ya ölmekle ama sızlanmayacaksın ... Atakan Korkmaz
kader onları hesaba katmış fakat onlar kaderi hesaba katmamışlardı
35 Yaş şiirini ne zaman okusam içime fenalıklar basar, sinirlenir, tamamını okumadan bırakırımdım. Diyeceksiniz ki, gündem bu kadar yoğunken 35 yaş şiiri de nerden çıktı? Nerden çıktığını bilmiyorum ama, şiirden bahsederken bir arkadaş dedi ki; “Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.” demiş ama kendisi de 46 yaşında ölmüştür..
Kader Sokağın karşısına yerleştirilmiş sarı renkli bir bankın, bana göre romantik hikayesidir.
Bankla bir şeklide temasa geçen bazı insanların kısa hayat öyküleri ve ölümleri romanın görünen konusudur.
Sarı bankın yerinden kaldırılması ile tüm dünyanın yani algılanabilen hayatın değişebileceği fikri ise romanın gizli konusudur.