"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Roman

Usta Bir Kalemden Mağaranın Kamburu Eleştirisi

Romanı okuyup bitirdikten sonra şöyle bir düşündüm. Eserdeki mağara bir bakıma dünya, bir bakıma da insanın kendisidir. Kat kat aşağılara inerek kötülüklere gark olması, Kuranı Kerimin ifadesiyle esfeli safilin olması kişinin kendi elindedir. Yazarın, büyücünün ağzından söylettiği gibi; Karanlık da ışık da insanın ruhundadır (s. 13); Akıl hep

yazı resim

Kendi Masalını Kendi Yazan Kadınlar/giriş

''Hayat'' almıştı eline kalemi,kimseye tek kelime etmeden yeni bir masal yazıyordu.Anlaşılan o ki,bu sefer dinleyerek ya da okuyarak değil,sadece ama sadece yaşayarak öğrenecektik ''yarın'' ne olup biteceğini.Soru sorma hakkımız da alınmıştı elimizden.''Neden'' diye başlayan her cümlemiz de,''kader'' diyordu birileri tüm bu yaşananların adına;''Allahın taktiri''.Ekliyordu sonrasında;''sakın isyan etme,tevekkül et''.''Peki''

James Brown 16

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir:
Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

Baykuş

Her insanla tanışmak imkansızdır, ama bazen. Bilmeden de tanırsınız. Belki bir gün çıkar karşınıza ya da başka bir hayata kalır. Tüm cümleleriniz.

Platoda Hayatta Kalma Mücadelesi 10

Haydar ve Hasan arasında geçen bu diyalog, yol üzerinde gelişen bir gerilimi anlatıyor. Haydar, Hasan'ın neden somurttuğunu anlamaya çalışırken, Hasan içindeki gerçek rahatsızlığı - köftesinin yenmesi meselesini - dile getiremiyor. İkili arasındaki bu sessiz çatışma, yeni başlayan bir yolculuğun ilk anlarında güven ve açıklık arayışını yansıtıyor. Yorgunluk bahanesiyle

Kitap Tanıtımı: O Ruhu Kurtarmak

Bu kitabı bir macera romanı okur gibi okumaya kalkarsanız bir şey anlayamazsınız. Dikkatinizi eser üzerine yoğunlaştırmalısınız. Tabii bu yoğunlaşma, ister istemez okuma hızınızı azaltıyor. Ancak merak etmeyiniz, bu geçici bir yavaşlama. Esere kendinizi kaptırdığınızda eski hızınıza ulaştığınızı fark ediyorsunuz. Yani eser; okuyucuya, okuma tekniğine göre kendiliğinden bir hız

Karanlığın Gölgesi

Karanlık gerçeklerin peşindeki bir dedektifin, katil olup olmadığından şüphelendiği Kamil'i gözlemlemesi. Cinayetin beklenmedik anlarda, en sıradan insanlar tarafından işlenebileceğine dair düşünceler. Boş sokaklarda, şafak vakti bir şehirde geçen bu gerilimli anlatı, herkesin potansiyel bir katil olabileceği fikriyle okuyucuyu sarsıyor.

Aybastılı Bir Feylesof: Refik Güley

refik güley... nasıl biridir, düşüncesi, felsefesi, dünyaya, hayata bakışı nasıldır, hep ilgimi çekmiştir. İstanbul'da yaşayan köy enstitülü, emekli öğretmen saygıdeğer mehmet kaya ile aybastı üzerine konuşurken yine adı geçti merhum refik güley'in.. ben, kendisini aybastı'da, sadece bir defa bir kahvenin önünde ahşap bir sandalyede otururken gördüm. dedi.

Bedel

gece çökmüştü berlin'e.Tüm canlılar bir tarafa kaçışıyordu.Kimse ne yapacağını bilmeden yaşayamaya çalışıyordu ama umarsızca hiçbir şeye bulaşmadan.Böyle kötü bir ortamda biri geliyordu herkes için umut getiriyordu.Düşmanlarıyla cesurca ve ölümüne savaşıyordu ama bu savaşın sonunda kim ölürdü kim sağ kalırdı o bir bilinmezlik.Karanlığa bir güneş gibi doğmayı umuyordu

Başa Dön