"“Dram nedir ki? Hayatın sıkıcı kısımları çıkarılmış hâli.” — Alfred Hitchcock"

James Brown 16

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

yazı resim

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

16 parlardı bakışlarda. Ve trajikomik. Bir kurbağayla bakışmadan ne kadar zevk alır insan? Zeynep’in içine bir gülme gelir, onu tutardı, bazen tutmazdı.

“Çay vereyim?” “Yok; az sonra gideceğim.” “Nereye?” “Elif’i göreceğim.” “Bırak şu manyağı!” diyecekti, “takılma onunla,” demedi. “Hı” dedi. Yusuf, önüne baktı, çayından içti, ineklere baktı. “O kız delinin teki” dedi takılır tonda. “Peki sen?” Yusuf güldü umursamazca: şapkanı çok sevdim. Bana verir misin Olmaz. Birkaç günlüğüne. Olmaaaaz. Yusuf abi edasıyla dedi ki: “Bırak Elif denen çılgın kızı. Ondan sana delilik bulaşır.” “Onunla ne alıp veremediğin var?” “Bahçesinden birkaç salatalık alırken demediğini bırakmadı, çok ayıp etti.” “Ama sen bir sürü salatalık almışsın. “Ya kapılarına koyacaktım, toplamamışlar. Salatalıklar güneşle yanıp sararıp mahvolmaya başlamış.” “İzin almadan toplamışsın. O hassas bu konuda.” “Ama üç beş salatalık için söylenmez ağza alınmayacak laflar etti.” “Sen konuşmayı biliyor musun ki?” “E herhalde?” “Söyle bakalım; kız diyelim perdeyi açık unuttu mesela, soyunuyor ya da giyiniyor, sen evin dibine salatalık toplamaya gidiyorsun, başkasının aklına öyle şeyler gelir. Özrün kabahatinden beter!” “Defol git!” “Malın tekisin Yusuf! Bir kere bile bana güzel bir şeyler demedin. Saçın sıçan gibi olmuş demen sürekli çınlar kafamda, sen aklıma geldiğinde.” “Sonra özür dilemiştim.” “Geçmedi. Sen konuşmayı bilmiyorsun. “Öğrensen iyi edersin!” “Ya git işine! Bana kıçını göster desem iyi mi? Hep merak etmişimdir. Kesin çok güzeldir.” Zeynep güldü, ilk kez ondan sarkıntılık ve iltifat arasında ilginç bir söz duymuştu. Biraz huzursuz oldu, ama onun içinin iyi olduğunu bildiği için bunu parlak bir iltifat olarak algılamak istedi. Hayret, ilk kez böyle demişti. Sevindi. Zeynep: “Neyse uzatmayalım tartışmayı, birbirimiz kırmayalım.” “Özür dilerim.” “İşler nasıl gidiyor? Dertleri sonsuza dek bitirebilecek misin savaşçı?” Güldü. “İşler sarpa sarıyor her zamanki gibi. Dümende yapılan en ufak hatayla gemi çok yanlış bir yere gidebilir Bermuda şeytan üçgeni. Ama hataları eksikleri kafaya takmamak şart. Üçlük basketleri kaçırsam da bu ara ikiliklerde şansım yüksek. Kendime güvendiğim sürece başarabilirim. Zamanı gelince hayatımın büyük devrimini yapacağım.” Zeynep, acı bir umutla ona baktı, güldü.

Yorumlar

Başa Dön