"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

James Brown 5

Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup, Türkiye’de Latife Tekin’in öncülük ettiği o yerel, büyüleyici ve sınırları zorlayan edebi damarla organik bir bağ kuruyor. Tam anlamıyla özgün bir kara anlatı (noir/horor) sentezi.

yazı resim

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup, Türkiye’de Latife Tekin’in öncülük ettiği o yerel, büyüleyici ve sınırları zorlayan edebi damarla organik bir bağ kuruyor. Tam anlamıyla özgün bir kara anlatı (noir/horor) sentezi.

5

Zeynep derin uykudaydı. Annesi Seyyare odaya daldı. “Saat on, inek gibi hale uyuyor musun? Uyan! Sana iş buldum.” Yanıt alamadı. Kızının yanına vardı. Onu dürttü. “Ne var be, dokunma bana!” “Miskin! Uyan. Dün bana iş bul. Karar verdim; tarlada geberene kadar çalışacağım artık dedin ya?” “Haklısın. Tarlada çalışacağım. Gelinebilen en sıra dışı, ilginç noktaya geleceğim ama pes etmeyeceğim. “Pes edersen yerim seni bak!” “Ay tamam be anne!” dedi, yatakta bağdaş kurup oturdu, gözlerini ovuşturuyordu. “Asiye’lerin tarlasında patates toplayacaksın. Sana günlük ve bize kışa yetecek kadar patates vereceğini söyledi.” “İyiymiş.” “Pes etmek yok bak; geçen sefer o işi birkaç saat yaptın. Adam çok bozuldu. Çok utandırdın beni.” “Merak etme, pes etmeyeceğim bu kez.” Kızının yanağını okşadı: “Ne yapacağız tatlım, bundan başka iş yok bize. Okuyup kendini kurtarana kadar böyle. Okumazsan aynı çileye devam. Piyango bize ya da sana vurana kadar.” Güldü. “Benim çok mu hoşuma gidiyor elin tarlasında sürüngen gibi çalışman. Mecburuz. Onu şunu bunu al diyorsun, para kısıtlı, alamayınca bana kızıp bozuluyorsun. Kendileriyle 6, 7 yaşlarındaki çocuklarını tarlaya yanlarında getirip akşama kadar çalıştırıyor kimi. Ya çalışacaksın ya evlenip kurtulursun, dilerim iyi bir adamın eline düşersin. Kendini mi asacaksın. Orospu mu olacaksın. Biri yüzünden hapse mi gireceksin. Piç mi doğuracaksın. Bilemem. Kendini kurtar tek. Ama doğru yolla.” “İçimi kararttın.” Kadın güldü. “Canını yerim senin!” Onu yanaktan öptü. Kız güldü. Ateş gibi canlı annesi de güldü. “Benden akıllı ol. Benden daha vahşi ol. Bak bu tarlalar bunu yapar insana. Asla pes etme bir daha. Bu kez yapma. Benim gibi ezme, ezdirme kendini. İşsiz güçsüz birilerinin kollarına atılıp kendini mahvetme benim gibi.” Güldü. “Kahvaltını yap ve işe git. Bugün gelebilir dedi, öğleden sonra başlayabilir. Yarın da gelebilir dedi ama bugün başlasa iyi olur dedi, kızın biri işi bırakmış. Acil adam lazım. Başkası gelirse işi kapar; karışmam dedi.” “Öğleden sonra giderim.” “12’de orada ol. Akşam paranı alırsın.”

Annesi hastaneden gelmişti, ilaçları odasına bıraktı ve iş yerine gitti.

Zeynep, kahvaltı yaptıktan sonra balkona çıktı. Tek katlı evin balkonu genişti. Geniş tarlalara bakıyordu. Çay içiyordu. Tek katlı, yıpranmış sıvasız evin balkonunda sabahları maaşa bağlanmış gibi takılırdı. Tabi bu evdekilerin hoşuna gitmezdi.

Ama annesi bir düğüne ya da cenazeye gitmek istediğinde Zeynep’i da götürmek ister. “Ya anne orada ne işim var benim?” derdi annesinin kırıldığını anlayınca; “tamam tamam gideriz” derdi. Düğünde başka annelerden iltifatlar almak çok hoşuna giderdi. Annesiyle cenaze evlerine de giderdi. Orada iş yapardı, annesi onunla gurur duyardı, yemek verilecek, yemek yapılacak, bir sürü gelen giden oluru o evde. “Köyün derdi bitmez” derdi annesi. Onun için en rahat, kolay yaşamı hayal ederdi. Seyyare bir akrabasının sığır çiftliğinde çalışırdı, burada yüz sığır vardı ve birkaç çalışan daha vardı, iş bitmezdi; ama zorluğa alıştığı için bu ona çocuk oyuncağı gibi kolay gelirdi. Zaten hayvanlarla içli dışlıydı çocukluktan beri. Büyüdüğü evden hayvan eksik olmazdı. Ahırda ya sığır ya koyu, keçi, tavuklar köpekler gibi.. Ama bazen çok yorulur, işten bezer, oturup delirmiş gibi tek bir noktaya bakıp ailesini düşünür, güç toplamaya çalışır, kendine moral verince iç sesiyle doğrulmaya güç kazanırdı.

13 yaşındaki Zeynep’in büyük umutları yoktu, bir bisiklet hayali vardı en çok.

Burayı severdi ama köy hayatı bir noktadan sonra can sıkıcı olur, kış boyu evlere tıkılı kalırdı insanlar. Yalnız, izin koparabilirse o da milyonda bir, kimi kız arkadaşlarında kalmasına izin verirdi annesi. İyice hazırlandı, aynada kendine bakıp saçlarını güzelce taradı, evden serçe gibi süratle çıktı. Üstünde diz kapaklarına kadar uzun pembe renkli, kısa kollu etek, üstünde ise lacivert tişört vardı.

Köy yolundan ilerledi ve kestirme yola saptı. Patikadan geçti. Mısır tarlasının yanındaki dar ve otlu yolda ilerliyordu. Mısır tarlasının ortasındaki korkuluk dikkatini çekti. Çünkü onun kafasında kırmızı fötr şapka vardı. Basıp tarlaya saptı, mısırlar ve yapraklarını yara yara korkuluğa vardı, karan, derinden bakıyordu simsiyah gözler. Durdu. Tam şapkayı alıp başına koyacakken. Gözlere baktı yine. Simsiyah gözlere. Daha dikkatli baktı. Sağını solunu dikkatle taradı. İyice bakındı. Bir adım daha attı. Korkuluğa çok yaklaşmıştı. Simsiyah ve dayanıklı bakan o bir çift siyah gözün tam dibine geldi. Kapının anahtar deliğinden bakar gibi bir gözle baktı. Sonra diğerine baktı. Ufak yaşlarda bunu yapar ve hep bir şeyler görürdü. Bu oyun bu kez bir şey göremese de tatlıydı. Simsiyah. Hep siyah. Gerilemeyen çekilmeyen bir siyah. Pes etmiyor. Aynen orada. Sinir bozucu. Çocukça inadı tutmuştu, galip gelme arzusu. Sanki arkasında bir şey gizliymiş gibi, ona kurulan tuzağı bozacakmış gibi baktı. Yine siyahlık. Orada durup bir şey görene kadar… Onu yıldırına kadar saatlerce inat edebilirdi. Göremedi ama bu gizemli oyun yine de tatlı geldi. Biraz güldü. Oyun, “ben bitti demeden bitmez dercesine” bir hırsla, oradan ayrılır gibi yapıp şapkayı yıldırım hızıyla kaptı baştan ve fırladı. Suçluluk duygusuyla koşarken gülüyordu. Yamaçtan yukarı doğru sapınca nefeslenmek için durdu. Korkuluğa baktı. Korkuluk yerinde yoktu. Yine baktı. Korkuluk orada değildi. Başını çevirdi başka yöne. Yanlış tarlaya bakıyormuş. Elindeki şapkaya baktı ve şarkı mırıldanarak yürümeye başladı.

Yorumlar

Başa Dön