"“İlk kez aldatmaya kalkıştığımızda, ne karmaşık bir ağ öreriz.” — **Walter Scott**"

James Brown 18

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

yazı resim

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

18

Hemen iki eliyle şapkayı çıkarmak istedi.. Öksürüyordu. “Neyin var Yusuf?” Yüzünde boncuk boncuk ter oluştu. Yüzü kırmızı oldu. Bataklık kokusu yoğunlaştı. Genzini, burun deliklerini yaktı. Israrla şapkayı çıkarmak istiyordu. İki eliyle asıldı hemen. Ama tahtaydı sanki. Bir milim kıpırdatamadı. Nefesi boğazında düğümlendi. Böğürdü. Aniden gevşeme oldu. Şapkayı tuttuğu gibi fırlattı. “Sigara dumanından oldu” dedi, “nefesimi kesti.”

Hissettiğini demedi, diyemezdi; dalga konusu olmaktan kaçındı. Zeynep, bir süre öksürüp nefesini düzeltmeye çalışan, karnını tutan Yusuf’a baktı. Kalktı ve şapkayı öteden alıp geldi, başına takarken şapkaya sinen Yusuf’’un kokusunu duydu. Zorlandı, nefesi kesildi, içi yandı. Beli etmedi.

Sessizlik olunca Zeynep bunu delmek için şöyle dedi: “Amerika işi ne oldu?” “Yok; Amerika’ya gitmem. Orası bana göre değil. Düşünsene birisi silahla etrafı taramaya başlarsa? Marketlerde bir sürü insan öldürülüyor. Okullarda. Herkesin silahı var. Çeteler, uyuşturucu. Orası güvenli değil. Sigortacılık sistemi berbat. Diyelim ki ben Amerika’da yıllarca çalıştım ve emekli oldum. Ve evliyim. Trafik kazasında ölürsem emekli maaşım karıma kalmıyor. Bazı durumlarda kadın kocasının emekli maaşını şartlar uygunsa sadece 2 yıl alabiliyor. Düşünsene, kadın ev kadını diyelim. 60 yaşında. Kocası öldü. Kadın dımdızlak ortada kalıyor. Yani çalışmaya mecbur. Tonla Amerikan filmi var. ‘Amerikan rüyası’ diyorlar; ama bence ‘Amerika cehennemi’ diye bir şey var. Sistemleri vatandaşları soyup soğana çevirmek üstüne kurulu. Buradaki gibi değil sağlık sistemi. Paran yoksa ölürsün. Kimse seni tedavi etmez. Küçücük bir diş tedavisi için dünyanın parasını isterler. Orada kölelik düzeni var. Yani Amerika’ya gitmek, vatandaşı olmak en büyük aptallık. Almanya’ya gitmeyi düşündüm. Onların sigortacılık sistemi daha aklı başında. Kaynak işinden anlarım. Hamburg’da gemi tersanesinde kaynaklı olarak çalışabilirim. Amcam orada 9 yıl çalıştı. Almanya’da devasa bir işçi açığı var. Ama orada da getto gibi, Nazi kampı gibiymiş çalışma sistemi. Aklıma Kanada’ya gitmek düştü. Ama orada da fena geçen dört, altı aylık bir kış var. Oraya gidip on yıl kalıp geri dönsem, dönmeden o paraları ülkeye yollasam… sonra dönüş yapar bir iş kurarım. Çiftlik mesela. Dil sorunu var; ama dili öğrenmek çok kolay. Belki de gemi adamı cüzdanı çıkarıp bir gemiyle postu atarım oraya; kaçak olarak. Yurt dışı olacak diye bir şey yok. Burada et çok pahalı. Arazi alıp hayvancılık yapmak akla en mantıklı. Yurt dışında adamlar kilolarca et yer. Biz rüyamızda göremeyiz. Yurt dışına gidip bir halt beceremesem de başka yerler, kültürler görmek insanı çok geliştirir. Ama taş yerinde ağırdır

Yorumlar

Başa Dön