"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Kaçiş; James Brown 15

Songül, uydurduğu UFO hikayesiyle insanları etkilediğini görünce, bunu kazanca dönüştürmeyi planlar. Arkadaşı Zeynep'e fantastik bir dolandırıcılık projesi sunar: renkli ışıklarla sahte UFO görüntüleri yaratmak. Başta tereddüt eden Zeynep, sonunda ikna olur. Songül'ün ciddiyeti ve teknik detaylara olan ilgisi, bu çocuksu oyunun aslında düşünülmüş bir plan olduğunu gösterir.

yazı resim

Aniden Songül gülmeye başladı. Hepsini uydurmuştu. Birkaç kişiye daha anlatmıştı hikayeyi. Dinleyenleri sarsmıştı. “Bu işte bana ekmek var” diye düşünmüştü. Projesini Zeynep’e anlattı. “Bunun delilik” olduğunu söyledi Zeynep., “kimse bize inanmaz.” Bu işe yanaşmadı ama dostu başka ortak bulurum demesine kayıtsız kalamadı, bunu çocukken dere kenarında oynadıkları oyunlar gibi görmesi gerektiğini sezip “tamam” dedi. Oysa Songül çok ciddiydi ve işin teknik kısımlarından söz etmeye başladı. Hayal gücü bir yere kadardı, teknik olarak Zeynep’in yardım etmesi şarttı. “Yani Ufo gördüysen kanıtın ne diyecekler. Bazı ekipmanlar lazım. El feneri gibi, ışığı farklı renklerde yansıtan hani şu ilkokulda defter kaplamak için kullandığımız kaplama kağıtları lazım. Sen uzakta bir yere konuşlanacaksın. Orada Ufo varmış gibi ışık dansları yapacaksın elindeki fenerle. Ne bileyim, uyduracağız işte. Mesela uzay gemisinin ışıkları sarı olacak, fenerin önüne sarı kaplama kağıdını lastikle bağlayacaksın.” “Gülmesene be, geleceğimizi inşaa etmekten bahsediyorum; gülüyorsun; olmaz böyle!” “Sahtekar cinci hoca ve onun şeytan zekalı yardımcısı, müridi gibi bir şey olacağız desene! Songül, kahkahayı patlattı. İkisinin gülmesi geçmişti. Kabalama bir şey yapsak da olur, el fenerini son sürat çevirsen uzaktan ilginç bir akan ışık gibi görünür. Yapacağız bir numara. Işık numarası şart. Öyle yaparız ki uzaktan uzay gemisi ışıkları gibi görünecek, tabi önce test edeceğiz numarayı. Test sürüşü gibi. Kırmızı, mor, mavi ışıklar saçacaksın oradan. Tabi sözleştiğimiz gibi, belirlediğimiz renkten başlayacaksın. Yani uzaylılar benle telepati kuruyor, psişik güçlerim var, sizle ispat edebilirim, onlarla telepati kurarsam gelirler dediğimde, sen önceden belirlediğimiz yerde hazır bekleyeceksin, belirlediğimiz bir renkle başlayacaksın, aslında bize harflerle oluşan bir ışık sistemi kurabiliriz. Uzaktan ‘selam dünyalı’ diyebilirsin. Bak akü bağlantısıyla sağlayabiliriz elektrik gücünü. Ama bunun için çok çalışmamız lazım, başta kabalama bir kandırmaca yapmalıyız. Elektrikçi dükkanında bize lazım her şey vardır. Mesela bizimkiler Ufo meselesini duyduğunda bu şeyin gerçek olup olmadığını irdeler. Ama eminim babamın aklı çıkar. Anlamadıkları kelimelerle olaya girdim mi tamam. Ufo’daki uzaylılar bana psişik güçler verdiler derim. Bana özel bir güç hediye ettiler, gelecekte olacak olayları görebiliyorum diyeceğim. Mesela babam bu yeteneğimi kötü amaçlar için kullanmak isteyebilir. O zaman ben kötü, olumsuz amaçlar için gücün kullanımı yasaklıdır derim.” Zeynep şöyle dedi: Foyamızı ortaya çıkardıklarında bir ton sopa yeriz. Hiç kalkışmayalım bu işe.”

KİTAP İZLERİ

İNCİR KUŞLARI

Sinan Akyüz

Zambaklar Ülkesinde Açan Kan Gülleri: "İncir Kuşları" Sinan Akyüz’ün gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı "İncir Kuşları", okuru 1990'ların başında Avrupa'nın kalbinde patlak
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön