Çikolata - 19
"Her bir kelimen beni kendine daha da aşık etmeni sağlıyor. O kadar bilinçli konuşuyorsun ki..." diyor. Gülümsüyorum.
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
"Her bir kelimen beni kendine daha da aşık etmeni sağlıyor. O kadar bilinçli konuşuyorsun ki..." diyor. Gülümsüyorum.
1.Çok Eskiden adlı kitabın konusu: Çatalhöyükün neolitik çağında yaşayanlarışahıslar ve konuşmaları ve olaylar ile anlatılıyor. İnsanoğlunun yeryüzünde evi icat etmesi tesadüflere bağlı değildi. Abraka araştırmalarının sonucunda killi toprağı buluyor ve deneme yanılma yöntemi ile kili güneşte kurutarak sağlam bir tuğla elde ediyor. Tuğlalarla evini yapınca sorunlar peş peşe
Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
Mehmet Rauf
Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
Ve şimdi, Jordan’ı müzikal yeteneğimle ve gayet sıradan olan çekiciliğimle etkilemem gerekiyordu. “Ah Tanrım, lütfen biri George ve Gerard’a akıl fikir versin!” Belki onlar bu iş için doğru insan olmadığımı göremiyorlardı ancak bu, hayır deme hakkına sahip olmayan ben’i tümüyle rezil olma utancına itmemeliydi. Haksızlık, diye düşündüm ve
Karanlık gerçeklerin peşindeki bir dedektifin, katil olup olmadığından şüphelendiği Kamil'i gözlemlemesi. Cinayetin beklenmedik anlarda, en sıradan insanlar tarafından işlenebileceğine dair düşünceler. Boş sokaklarda, şafak vakti bir şehirde geçen bu gerilimli anlatı, herkesin potansiyel bir katil olabileceği fikriyle okuyucuyu sarsıyor.
Roman bu ya insan inanırsa dünya denen yer küre bile taşınır. Arşimet'in dediği gibi "Bana bir dayanak noktası verin. Dünya'yı yerinden oynatayım."
okunması gereken akıcı bir uslup kullanılmıştır...
"Annemin Uyurgezer Geceleri", geçmişin gölgesinde yaşayan bir anne ve onun açtığı kapılardan geçmek zorunda kalan kızının hikâyesi. Belleğin yük olduğu, tamamlanmamış kimliklerin, yarım kalmış aşkların ve çatlak ailelerin romanı. Unutamama ve affetmemenin getirdiği ağırlık, kuşaktan kuşağa aktarılan yarım hayatlar ve gerçek sevginin ancak geçmişle yüzleşerek mümkün olabileceğini anlatan
okunması gereken akıcı bir uslup kullanılmıştır...
Gaye Boralıoğlu