"Yazmak, beynindeki tüm dertleri kağıda kusmak gibidir; tek fark, kimsenin o kusmuğu yememesidir." – Charles Bukowski"

Şiir > Başkaldırı

üzgün

Halil'im

Eylül'ün şafak yürekli âsi çoçuğu, / Herşey değişmeli'ydi esmer yılların kahramanı

üzgün

Musalla

MUSALLA / Bir salâ sesiydin kulaklarımda, / Abdest alıyorum aşkın

karışık

Bu Benim Yolum

kralların masalarında mutluluk var diye başlamıştı / henüz çocuktu ve ela idi gözleri

üzgün

İstanbul

Yürek defterimde ayrılığın diğer adıdır İstanbul / Denizi bile hasret kokar,

üzgün

Gittin..!

Anlatacaklarım vardı henüz / Bitmemişti kelimelerim / Gitmeseydin yüreğimden

nostaljik

Sorgu

avuçlarımdan akıp giden hayatım mı / ben mi akıyorum hayatın avuçlarından?

düşündürücü

Gerek

İlklerdeki ihtişama inat, / Sonları gelmeden çekip gitmek.. / Göklerdeki

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku
Başa Dön