..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Doğallık sahip olunan değil, kazanılması gereken bir erdemdir. -Cervantes
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ferna...
Servet Alkan
Şiir > Sürrealizm

Adil olduğumu göstermek zorunda idim; Bende kendimi güne uladım… Şehrinin kurtuluş gününe O Gün beni göndermiştin…Kurtuluşum/Saltanat hasta… Yoktun var diyemiyordum…Şiiri hatalı Vardın yok diyemiyordum…Mısrası murdar Şairin dediği gibi idi her an;ne eksik ne fazla… Herşeyin bir fiyatı vardır.’’Size huzur verdim diyenler,bizden ne aldığını söylesinler’’ Bir kısır döngü içinde idi zaman ve mekan… Ferna Ayri gayri. Cesur olduğumu göste

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
81 
 Faiz 2  (Bayram Kaya)

Tarihsel olanı bilmeyen mantık, "günün hal ve icabına göre faiz alınabilir" demekle hem zırvalıyor hem bocalıyordu. Hem kapitalist olacaksınız. Hem kazanç yapmayacaksınız! Aklınız alıyor mu? Âlimseniz aklınız alır.
82 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 2_3  (Bayram Kaya)

Olağan ve verili düzende sürekliliği olan bir istismarı otaya koyamıyordu. Kişiler yıldırımdan kaçınma gibi temel referans değeri olukla görülen kimi groteski imajları haz-elem bazlı seçme ayıklama mekanizmasına uygun biçimde seleksiyonlar yapmıştı. Doğal olan, doğru olan ve temel olan tutum buydu.
83 
 Faiz 5  (Bayram Kaya)

Bir zamanlar üreten gruplar çevresinde barbar ve yamyam gruplar vardı. Yamyamalar üreticileri ve üreticilerin mezardaki ölülerini çıkarıp yiyorlardı. Üreticiler hem kendileri yenmesin diye barınak dışına kurtulmalık yiyecek bırakıyorlardı.
84 
 Faiz 3  (Bayram Kaya)

"Yün eğirip ip dokumak" işi köleci sürece vahiy edilmemişti. "Yün eğirip ip dokumak" kadim köleci kültürün bilici, bulucusu olduğu bir üretim süreci olmayıp; "Yün eğirip ip dokumak" işi kolektif üretim biçimiydi.
85 
 Faiz 8  (Bayram Kaya)

İlk steril ortamda borcu veren de verdiği borcu kat kat geri alanda feodal efendilerin kendisiydi. Böyle olunca faizde neydi? Faizin haram olması da neydi? Bu yola hikmetle olan Salihlerin yolu deniyordu. Salihlerin yolu köleci tecrübeyle şöyle belirleniyordu. "Aranızdaki borç ilişkisini (ne demekse) adaletle yazın, hiç bir şeyi eksik bırakmayın" diyen El buyruğu; hem borç alıp vermeye izin veriyordu.
86 
 Evrim 10  (Bayram Kaya)

Diğer bir olasılıkla belirli olmayan üssü kuantum durumlar olamdı. Belirenin belirsizi bir enerji durumla fizikti. Fizik maddenin anti fizik maddesiydi. Madde ile anti maddenin birbirini yok eden enerjiydi. Birbirini yok eden denge durumun enerji seviyesiyle boşluk durumun girişmesiydi. Boşluk durumun enerjisi, boşlukta var oluşu belirler. Bu nedenle boşluk her an belirenle belirsiz durumların enerji içermesidir.
87 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 6  (Bayram Kaya)

Erken dönem kardeşlikleri temas etme, dokunma, birlikte yaşam ve ortak anı oluşturmayla; hepsi biri, birinin de hepsi olmanın kardeşliğidir. El mantıklı kardeşlik inanç üzerinde soyut absürt, kardeşliktir. El mantıklı kardeşler erken dönem kardeşleri gibi yaşama, gerçeğe dayanmaz.
88 
 Bileşim ve Bileşimin Kolektif Özelliği 4  (Bayram Kaya)

El kendisine geçen soyut kolektif güçle davranıyordu. Ama dıştaki somut kolektif gücü El; şirk saydı. Kendisine bühtan saydı. El bu eşleşme içinde kolektif etki olanı çekip kendisine alıyordu. Bu durumda kolektif yetenekli yüklerin tümü El ‘e geçen bir anlam yüklenimi olmasıyla; kolektif kapasiteyi El de bulmanız kaçınılmaz olurdu.
89 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 4  (Bayram Kaya)

Dinler bir kez köleci yapının temeline mülkün sahibini ve mülk sahibinin takdirini koyduktan sonra, siz ne yaparsanız yapın; mülk sahibinin sözünü ve takdirini değiştirilemezdiniz! Bu değiştirilmez ilik içinde özgürlük gibi bir kavramın esamisi okunmamakla siz öğretilmiş bir çaresizliğine teslim oluyordunuz.
90 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 10  (Bayram Kaya)

Ya da 3 ün 2 ye (3/2= 1,5) veya 2 ‘nin 3 e (2/3 =0,666…) oranındaki gerilme gibi genleşme ve çoğalma olmakla aralarında mutlak bir 2/3 oranı vardır. Kolektif alana üçüncü boyut olan eklenme, üretmenin hacim boyut olmasıydı. Hacim boyutlu genleşme kolektif alanın yüzey gerilimini yırtar. Alanı böler, parçalar.
91 
 Bileşim ve Bileşimin Özelliği 1  (Bayram Kaya)

Belirsizle durum kendisine belirsizle olan bir durum değildir. Dışta ölçüşme veya girişme koyamayan bir davranışa belirsizle durumdur.
92 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 5  (Bayram Kaya)

Aslında El ismiyle tezat olmanın imgesiydi. Bilmez ama bilir. Gücü yetmez ama yeter. Adaletsizdir ama adalet timsalidir vs. İşte bizler şimdiki El ‘i o bilmediğimiz tüm zamanların da El 'i olarak konuştururuz.
93 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 1  (Bayram Kaya)

Zihinsel yatkınlıklar oluştuktan sonra aralarında ahit olacak anlaşma koşullarını tadat edecek iman akdini, önce sözle; sonra da kutsal metinlere dökülenin yazılı şartname işi geriye kalan konu olacaktı. Ahdi anlayışı, bu tür zihinsel alışmalı yatkınlıkların fikri oluşumunu tamamlayacak olan fiili durumlardı.
94 
 Alan Açma ve Kolektif Kuvvet 9  (Bayram Kaya)

Acıkan kişi elma ağacına doğru yönelimli iken yönelim, sağlama yapacak kuvvetten ötürü alanın yönüydü. Acıkan kişi elma ağacına doğru giderken dere aşıyor; bayır tırmanıyor; kişinin önüne kurt çıkıyor veya elmanın ağaçtaki en yüksek yerde buluyor olması ile bunların tümü alan yönüne zıt kuvveti oluşurlar. Bu engeller fazladan güç harcanması olmakla, direnci büyüten; tersten karşı konması gereken kuvvettiler.
95 
 Thomas Samuel Kuhn'un Bilim Anlayışı  (ali osman yeten)

Kuhn bilim felsefesi alanındaki görüşleriyle son elli yıla damgasını vuran bir felsefecidir. Kuhn akademi hayatına bir fizikçi olarak başlayıp; üniversitede bilim tarihi dersleri vererek bu alanda ilerlediğinde bilimin bilindiği gibi kümülatif değil, bilinenin dışında devrimsel bir ilerleme içersinde olduğunu fark etti ve bilim felsefesi alanında uzmanlaşarak bu alandaki görüşlerini ortaya koydu. Kuhn kendi bilim anlayışının çıkış noktasını bilim tarihine dayandırır. ona göre bilim tarihi ne Poper in dediği gibi (yanlışlamacı),ne de pozitivistlerin dediği gibi (doğrulamacı) dir.
96 
 Heidegger ve Zaman: Dasein Analitiği Çerçevesinde Zaman Analizi  (ali osman yeten)

“Yıldızlara yürüdüm, hepsi bu…” mezar taşındaki bu söz Heidegger hakkında çok şey anlatır. O hayatı boyunca hakikati arayan bir düşünür olmuştur. Heidegger varoluşu felsefenin konusu haline getirerek felsefenin hayatın dışında olmadığını; bizzat dünya-içinde olduğunu anlatmaya çalışır. Hayatın içinde olan bizlerin hakikatin dışında kalamayacağımızı vurgulayan Heidegger; önceki filozoflarca kabul gören insan ve varlık arasındaki özne-nesne ilişkisini ‘varoluş’ düşüncesi ile ortadan kaldırır. Varlığın anlamı? Sorusuna o; soruyu soran kişiyi de dahil ederek cevap arayışına girişir. O okuyucusuna hazır cevaplar sunmak yerine sorular sorar ve bu soruların nasıl cevaplanacağının yöntemini belirlemeye çalışır. Soru ile başladığı eserlerini yine soru ile bitirir.
97 
 Liderlerin Bilmesi Gereken 101 Etik İlkesi  (Ece ZEYBEK)

Merhaba, Etik dersimiz yapmış olduğum bir çeviri metninin özetini sizlerle paylaşmak istedim... Burada hepimizin yapmak istedikleri, ama yapmamak için nelere sığındığımızı göreceksiniz... Saygılarımla
98 
 Gülme Dürtüsü  (Yaşar ÇETİNKAYA)

Aslında dostlar bence -psikanalizciler belki kızacak ama- insanın doğumunda sahip olduğu eğilimlerden biri de 'gülme dürtüsü'dür. Cinsellik, saldırganlık ve gülme dürtüsü...
99 
 Varoluşçuluk  (Diren Yardımlı)

Varoluşçuluk felsefi bir dizgeden öte, ‘felsefi temeller’ barındıran bir ruh hali ve bir yaşam yaklaşımı olduğundan temelleri rahatlıkla Varoluşçuluk kavramı ortaya atılmadan çok öncesine kadar götürülebilir.
100 
 Türk Modernleşmesinin Öncülleri  (Mehmet Fatih Doğrucan)

Kıta Avrupası modernleşmesinin öncülü özellikle burjuvazist ve merchantalist bir gelişimin ürünü olarak açıklanırken, ada Avrupasının modernleşmesindeki, aristokrasi inkar edilemez bir öneme sahipti. Hatta bütün batının doğu üzerindeki modernleşme etkisi söz konusu edilirken, Türk modernleşmesinin öncüleri de, Türk Sosyo-kültürel yaşamının en etkin sınıfının merkezinde ortaya çıkacaktı. Şüphesiz ki en etkin sınıf, en eğitimli ve en kurumsal varlığa sahip bir sınıf olarak hasta adam Osmanlı’nın ordusu yani Türk ordusu idi.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Faiz 24
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Faiz 23
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Evrim 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.