..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir kimse, neden oltasını, içinde tek bir balık olmadığını bildiği bir göle sarkıtır? -Adalet Ağaoğlu
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Toplum
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Krizantem Mevsim
Tayyibe Atay
Şiir > Aşk ve Romantizm

durmaksızın yırtıp sislerimi bir şiire yattım son dizesinde... (krizantem giyindim) sesinle çiziktirdim ilk harfini elini resimledim ilk hecesine (kokuna fesleğen iliştirdim...) durup dururken ilk sözcük ihanet etti imgelerime (sen sevişmeye gittin...) nehrin tam ortasına düştü kirpiğim ölü gözlü balıklar yapıştırdı göz kapaklarına aynasını sürmeledi suların, içmedin! .. oysa aşktı, temmuzdu biraz yaşamak istediğim şimdi

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Toplum
281 
 Özgürlük Duygusu  (KERİM ALİ)

Ne güzeldir korkuları bir kenara iterek, düşünce kırıntıları toplamak, aramak ve yürümek hep. Farklı bir ışık görmek her bir düşünce de.
282 
 Neden Okumuyoruz?  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Sizlere “ Türk nedir?” diye sorsam, çoğunuzdan alacağım yanıt; “Türkler Orta Asya’dan…” şeklinde başlayıp, Göktürkler, İmparatorluk halinde birleştiren ilk büyük Hun hükümdarı Teoman Yabgu, Osmanlı ve dedelerimize kadar uzanan nesiller olacaktır.
283 
 Ne Zaman İnsan Olacağız?  (Arap Kurt)

Sevginin hoşgörünün, saygının inşası için neler yapmalıyız? Bizleri yönetenlerin, toplumu oluşturan dinamiklerin görev ve sorumlukları nelerdir? Topluma faydalı birey yetiştirmekle görevli aile kurumu ne kadar bu görevini yerine getiriyor?
284 
 Bir Tebessümle Başlar Her Şey!..  (Mehmet SALİH)

Yetmedi mi, neden bir de mezarlıkta ki yakınlarınızı ziyaret etmiyorsunuz. Hayatın ne kadar kısa ve sorunları büyütmenin anlamsızlığını anlayacaksınız.
285 
 Var Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı  (Ahmet Zeytinci)

Ünlü Çek yazar Milan Kundera'nın da bir kitabının adıydı ''Var olmanın dayanılmaz hafifliği'' yıllardır düşünür dururum. Var olmak ağırlık mıdır, yoksa hafiflik mi? Romanı okuduğumu söyleyemem dört dörtlük, şöyle bir sayfalarına göz gezdirmiştim...
286 
 'Kürtaj' ve Yaşam Hakkı Üzerine  (Canip Doğutürk)

İnsanın kendi bedeni, kendisinde saklı ve özeldir. Kendisinden başka hiç kimseye, hele devlete ait olamaz. Eğer ki devlet insan bedenine, insanın ruhuna ve bedenine ait bir karara böylesine bir müdahale yapıyorsa ve bunu kamusal alana taşıyarak yaptırım gücünü artırmaya çalışıyorsa bunun adı doğrudan faşizmdir.
287 
 Hapı Yutmak  (Osman AKTAŞ)

Bir düşünün “hapı yutmak” değimini, ne kadar korkunç bir şey ifade ediyor. Bizi umarsızlıkta en uç noktaya ulaştırıyor. Geriye dönüşü yok. Peki, hiç düşündünüz mü? Hapı yutmak bu kadar korkunç ise, ya hap ne hissediyor yutulurken? Acaba kim daha şanslı, yutan mı, yutulan mı?
288 
 Siyah Palto  (Alp Şahin)

Alışveriş merkezinin yürüyen merdivenlerinden yukarı doğru çıkıyorum. Bir anlığına müşterisine siyah paltoyu satmaya çalışan sarışınla göz göze geliyorum. Hatun kişi gayet tatlı ama sesindeki farklılığı ve hareketlerindeki anlamsızlığı yürüyen merdivenlerden bile fark edebiliyorum
289 
 Büyükler Ne Söylüyor, Küçükler Ne Düşünüyor?  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Alışveriş Merkezi tatil günü olduğundan kalabalıktı. Herkes alışveriş çılgınlığı ile kartlarını cırtlatmanın telaşındaydı. Zemin katta geniş bir alana kurulan “Enstalasyon Sergisi” yazısı gözüme takılıyor. Merak ediyordum ki, sevimli bir çocuk elime serginin katalogunu tutuşturdu. İlk sayfasını okuduğumda bu sözcüğün, “kavramsal sanat”, yani estetik kaygı gütmeksizin toplumsal mesaj içeren mekân düzenlemelerine verilen ad olduğunu öğreniyorum. Stant gerisindeki birçok öğrencinin yaptığı projeler ilginçti. Onları tek tek dinlemeye karar veriyorum. Serginin başındaki ilk projede dünya küresi ve altında da siyah bir çöp poşeti vardı.
290 
 Mirasyedilerin Baba - Oğul Savaşı  (Zafer ŞIK)

Çinli talebeler Konfiçyus’a sormuşlar: “Hocam, ülkenin başına geçseydiniz ilk iş olarak ne yapardınız?” o da cevaben: “Dili düzeltmekle başlardım” demiştir.
291 
 Hukuk ve Guguk  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Günün onca yorgunluğundan sonra evinize gelip, stresten bir an olsun uzaklaşmak istediğinizde, belki de ‘iyi bir haber’ olasılığı ile televizyonun tuşuna dokunursunuz. Görüntüden önce gelen sesle, Ergenekon’dan tutunda, düğünlerde artık tabanca kesmeyen ve makineli tüfekli, (Belki de gelecekte tank ve topla kutlayacağız!) haberlerin, kene gibi yapışmasının bilinmezliğini seyredip, sonra da şaşkınlık içinde yatağınızı boylarsınız.
292 
 Ortalama Türk  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Son günlerde hesap yapmaktan kafam allak-bullak oldu. Öyle enflasyonun TÜİK tarafından yıllık % 9,6 olarak açıklanmasına ve ATO Başkanı Sinan Aygün’ün örneklerle gösterdiği ve mutfakta %50’lere varan enflasyondan bahsetmesi de değil. Yağın,
293 
 Kamera ve Yönetim!  (sedat)

Şöyle bir düşünce talimi yapalım beraberce. Ülkede tüm kamera sisteminin, tüm güvenlik güçlerinin 24 saat devre dışı kaldığını varsayalım.Veya tüm kontrol, polisiye hizmetlerin 24 saat greve gidecekleri duyurulsa, ne olur ?
294 
 Türk Milleti'nin Öz'ü  (Mustafa Kemal İzgi)

...Atatürk, insanlara özgürlük verdi, İslam ülkelerindeki gibi yasaklardan bunalıp üstlendikleri sıfata rağmen, içinde bulundukları duruma riya katan insanların olduğu bir toplum istemedi. Bırakın, insanlar istediği gibi yaşasın, sonuçta onları değerlendirecek olan Allah'tır, doğrusunu, yanlışını, hatasını Allah bilir. Tabi ki gönül ister ki herkes hakikati seçsin. Yine de insanlar gönüllerini temiz tuttular, büyük hatalardan kaçındılar, ufak tefek nefsi hatalarını da azaltmaya çalıştılar, daima iyilik ve insan haklarını koruyarak yaşadılar. Bu kadarı bile belki de o insanların cennete gitmesine yetecek, bunu sadece Allah bilir. Yine de hakikati okumak ve neyin ne demek olduğunu, nasıl düşünmemiz gerektiğinin ilmini anlayabildiğimiz kadar anlamak gerekir...
295 
 Zeus'un Kızı; Valslerle Dansetmek  (Aysun Güven)

Besteci Johann Strauss’un Tritsch-Tratsch-Polka - sı eşliğinde çakıl taşlarının bütün bir kış hareketlerinden yorulmuş dalga, bu sabah onları sakince sevmeye yeltenmiş, bebek uykuları kadar dingin deniz, ben duyamıyorum kimin umrunda….
296 
 Bahar Yazısı  (ENGİN ÖZTÜRK)

Okuyunca anlayacaksınız
297 
 Termik Santrale Nereden Bakmalı?  (Yunus Emre Coşan)

Dağses Gazetesi Yazıları
298 
 Tarih Bize Ne Anlatıyor 7  (Öner KARADAĞ)

köşe yazısı
299 
 Tıksırıncaya Kadar Yiyin!  (Ertuğrul ERDOĞAN)

TIKSIRINCAYA KADAR YİYİN!... Şu fani dünyada, gülmek, ağlamak arasında, ‘bir varız, bir yokuz’ Hepimiz için öyle zamanlar oluyor ki, bazen insanın insana yaptığı kötülüklerden, bazen de hayatın ağır gelen onlarca yükünden sonra başımızı alıp, dağlara, ovanın yemyeşil ve yalnızca kuşların serenat yaptığı sessizliğine, belkide; çevresinde hiç evin olmadığı, lapa lapa yağan karlı bir havada, şöminede yanan odunların sıcaklığı ve çıtırtısında, dinlendirici bir müziğin eşliğinde, içinde yüz milyarlarca nöronların dolaştığı ortalama 1,3 kg ağırlığındaki beynimizi boşlatmak ve kendinize gelmek isteriz.
300 
 Gözünüz Aydın, Telekulağınız Oldu!  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Oh be! Hele şükür bu kez dinlenmekten mutluyuz! İyi ki varsın tele kulak! Küçükken konuşmak istediğimizde “ Sus bakalım! Küçücük boyunla sen ne anlarsın!” diye susturdular. Öğretmenlerin, “ Susun bakalım! Dersime başlayacağım. Sınıfta ‘çıt’ istemiyorum” direktifiyle, anlatılanları yarım yamalak dinleyip üzerinde yorum bile yapmadan, zilin o rahatlatıcı sesiyle, bahçenin özgürlüğüne koşardık

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Kadın...
Ebru Otuzbir
Deneme > Toplum
2020 Bit Artık
Aysun Güven
Deneme > Toplum

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.