..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ağlamak da bir zevktir. -Ovidius
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Pop Kültür > Bahattin Ceyhan




27 Ağustos 2010
Ne Nasihat Ne Musibet  
Marslı'nın Köşesi

Bahattin Ceyhan


Evet! Ne nasihat ne de musibet, değeri kalmadı. Kimse bana karşı çıkmasın. Çünkü gurur büyüdü bir kere, çocuk değil artık. Olgunlaştı... Musibetlerin değeri kalmadı. Çünkü: Heyecan da olgunlaştı. Heyecanı tekrar yaşamak zevk vermeye başladı. Zevk zaten büyüktü. Sadece bir torunu daha oldu! Nasihatlarin değeri zaten azalmıştı. Şimdilerde yok oldu. Ve değer, evet değer artık öldü. Öldü! Ve değersiz hayatlar kariyer kazandı. Bu böyle nekadar inkar ederseniz edin!


:AHHH:
Evet! Ne nasihat ne de musibet, değeri kalmadı. Kimse bana karşı çıkmasın. Çünkü gurur büyüdü bir kere, çocuk değil artık. Olgunlaştı... Musibetlerin değeri kalmadı. Çünkü: Heyecan da olgunlaştı. Heyecanı tekrar yaşamak zevk vermeye başladı. Zevk zaten büyüktü. Sadece bir torunu daha oldu! Nasihatlarin değeri zaten azalmıştı. Şimdilerde yok oldu. Ve değer, evet değer artık öldü. Öldü! Ve değersiz hayatlar kariyer kazandı. Bu böyle nekadar inkar ederseniz edin!

Meçhule uzanan bir boşlukta insan sürekli gelişiyor. Ve bu gelişim kuşaktan kuşağa daha bir hızlanıyor. Bu gelişimler her zaman iyi yönde de olmuyor. Mesela insanın olgunlaşması. Büyüklerimizin anlattığına göre bir zamanlar nasihatler insanın hayatını yönlendirirmiş. Nasihatler dinleyip büyük insan olurlar mış... Sonrasında insanlık yeni bir kuşağa geçtiğinde bu değişmiş. Nasihat dinleyen pek kalmamış. Ve dikkafasına giden insanlık musibetlerle tanışmış. Başına musibet gelen hık demiş. Susmuş ben bunu yapmam diye. VE o musibetler birer gurur abidesi olmaya başlamaış. Musibetten ders almak başka bir şey olmuş. Musibetler insanı büyük insan yapmaya başlamış... Sonra babalarımızın dedelerimizin kuşağıda mazide kaldı şimdi çok farklı bir gelişim evresi var insanoğlunun. Her şeyden önce yapay bir gurur var. Aslında gurur diye bir şey yok, kıskançlık var! En gururlusunda imrenmek var, ama o bile sessiz sedasız.

Anlamayan için açayım.

Bir arkadaşının yada düşmanının hangi hareketini, hangi yaptıklarını yada hangi eşyasını kıskanırsın? Ya da imrenirsin... Hepimizin var. İşte bu kıskanlık geliştiriyor insanı artık. Hiç x ortamına girmemiş bir şahıs bile inat uğruna o ortama gidebiliyor. Veya ağız yoklama yolu ile o ortamın ne demek olduğunu öğrenebiliyor. Akıllı olan bunu tam anlamıyla başarıp yanındakileri iyi kandırıyor... Gelişiyor...

Bu güne kadarki kuşaktan kuşağa insanoğlunun gelişim evrelerini çok önceki zamanda yaşasaydım tahmin edebileceğimi sanıyorum. Ama bundan sonrası için en ufak bir hayalim yok!

Satırlarımı yine bir şarkı sözü ile bitiriyorum.
Manga-Hepsi Bir Nefes

Ey kör anla bu yer bu gök boş
Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş
Şu durmadan dağılan alemde
Hepsi, hepsi bir nefestir
Gerisi boştur boş

Dünya ne verdi ki baksana; hep acı, hep dert
Boşver dünde kalsın o acılar dinecek bir gün elbet
Yıllar günler gibi akmaya başladığında
Kaldır kadehini sen de şairin satırlarına
Şu üç günlük dünyada

Ey kör anla bu yer bu gök boş
Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş
Şu durmadan dağılan alemde
Hepsi, hepsi bir nefestir
Gerisi boştur boş

Dünya ne verdi ki baksana; hep acı hep dert
Ama ne acı kalacak ne de dert perde kapanınca
Zevk almayı öğrenmek gerek çok geç olmadan
Kaldır kadehini sen de şairin satırlarına
Şu üç günlük dünyada

Ey kör anla bu yer bu gök boş
Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş
Şu durmadan dağılan alemde
Hepsi, hepsi bir nefestir
Geriside boş

Ey kör anla bu yer bu gök boş
Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş
Şu durmadan dağılan alemde
Hepsi, hepsi bir nefestir
Gerisi boştur boş



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın pop kültür kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kokular - Bahaneler

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Objektiflik - Enflasyon (Marslı'nın Köşesi 1)

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Düşme [Şiir]
Aşk mı Bu Şimdi? [Şiir]
Deli Saçması [Şiir]
Ecel Anı [Şiir]
Cani - Sin [Şiir]
Yok_sun [Şiir]
Elzem İlaç Sen [Şiir]
Aşkın Kitabı [Şiir]
Aşk Köşe Bucak Sıkışmış [Şiir]
İsyan Çığlığı [Şiir]


Bahattin Ceyhan kimdir?

Doğduğu günden beri çevresinde fark edilen bir tipti Marslı. Lise yıllarında takıldı lakabı ona. Edebiyata ortaokul yıllarında kompozisyonlar yazarak başladı. Sonra şiir geldi. Ve bir gün Metal Fırtına diye bir kitap çıktı ortaya. Çıktığı hafta okumuştu. Orkun Uçar'ı tanımış oldu bu kitapla. Sonra Xasiork'u tanıdı. Xasiork sayesinde öyküler yazmaya başladı. Roman yazıyor, kimbilir belki bir iki yıla ünlü bir yazar olup çıkar!

Etkilendiği Yazarlar:
Orkun Uçar


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Bahattin Ceyhan, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.