..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Paranız varsa toprak alın. Artık üretmiyorlar. -Mark Twain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İsmi Cismi Kızıl Ruanda Kayısı.
Servet Alkan
Şiir > Yeraltı

Neden direniyorsun dedim yüreğime? İnanıyorum hala; döktüğüm göz yaşlarına Bal damlası kokan fırtına da/Küheylan Sevmek Hüzzam,Sen Tam,Cümle Noksan…. İpin kopacağı anı görmek istiyorum dedi. Neden Direniyorsun dedim ruhuma? İmrendim; kaderimde ki kederin pembe haline Bu feryat arafta dursun da/Seklavi Sevmek Noksan,Sen Hüzzam,Cümle Tam… Ateşin yakmadığı anı görmek istiyorum dedi. Neden direniyorsun dedim gözlerime? Karınca duası,k

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
 Yaşlı Amcalara Metroda Kıyak  (Ahmet Zeytinci)

Üç dört durak sonra oturacak yer kalmadı, açık artırma bile yapsalar, kimsenin, gençlerde dahil yerinden kalkası yok. Duraklardan binen bir iki yaşlı bey ile bir yaşlı teyzemizde gençlerin gözünün içine bakıyor ki yer versinler, hiç tınmıyor gençler. Şimdi kalkıp bir şey söylesen zibidilere, bu sefer hır çıkacak. Ama bir şeylerde yapmak lazım. O an da şimşekler çakmasın mı kafamda... Yaşlı amcalardan birine, bir de Hidayet beye göz kırptım, anladılar hemen...
 Aman Karpuz Kestim Yiyen Yok  (Ahmet Zeytinci)

Bir de kabak çıktı mı karpuz, o zaman işte insanın başından aşağıya kaynayan kaynamayan bütün sular dökülüyor. İyi de kardeşim zurnada peşrev olmaz ne çıkarsa bahtına, karpuzda da durum aynen böyle billahi... Hayır elime alıyorum karpuzu, tık tık vuruyorum, ne iş oğlum kabaksan söyle diyorum, onda tık yok.
 Yerli Malı Arif  (Ersin KURT)

Nadiren de olsa mahallemizde, çevremizde, yöremizde yaşayan sivri akıllı ve varlıklı tiplerin hayatına değinen bir anlatı...
 Babanı Rüyamda Gördüm  (Ahmet Zeytinci)

Bir cumartesi günü selamünaleykümün de samimiyetine ve sıcaklığına güvenip dükkanından içeri daldım. Aleykümselam hemen bana doğru uçarak geldi... ''Çay içer misin Ahmet?'' çayı da severim de aslında, boş ver. ''Yok ağabey içmeyeyim sabah dükkanda çok içmiştim.'' O sırada tezgahta da bir taraftan iş yapıyor. ''Biraz çıkma yapsan ağabey şu sıralar bize, biz de sıkışığız sen piyasayı biliyorsun.'' Biraz başını, biraz mabadını kaşır. Lafı döndürür dolaştırır. ''Hallederiz Ahmet'im ne demek, hem bak ne diyeceğim sana, geçenlerde babanı, Şevket Ağabeyi rüyamda gördüm.'' Hadi ya diyecektim ki tam! ''Ağabey ne Şevketi babamın adı bir kere Cevdet.'' Tüh ki tüh! ''Tabi ya Cevdet diyecektim de dilim sürçtü işte, Cevdet Ağabeyi gördüm rüyamda.'' Allah Allah ben daha göremedim bunca senedir, babamı rüyamda bu nereden görüyormuş ya! Bozulurum vallahi şimdi babama... Yok canım neler saçmalıyorum ki ben de... Atıyor işkembe-i kübradan... Dönerim yine Hüsameddin Ağabeye... ''Ağabey rüyada sana görününce bir şey söyledi mi babam?'' Biraz öksürür, aksırır, biraz kaşınır Hüsam Ağabey... ''Önce bir zaman konuşmadı, sonra da sen iyi adamsın bizim oğlanlara borçlarını ödersin.'' Ben de dönerim hemen. ''Eee iyi işte ödesene o zaman ağabey.'' biraz daha öksürür... ''Dur evlat lafımı bitirmedim ki, ödersin de yine de benim oğlanlara söyle seni fazla sıkıştırmasınlar.'' dedi... Allah, Allah bana senelerdir görünmeyen babam, Hüsameddin Ağabeye adeta konferans vermiş, şaştım kaldım vallahi...
 Yırtık Dan Yırttık  (Ahmet Zeytinci)

Utangaç çocuklar gibi, bir ayağımı öbür ayağımın üzerine getirsem, o da olmayacak. Ev sahipleri, başka başka misafirlerde tam karşımda oturuyorlar... Yok yok, en iyisi ben yine bir ayağımla öbür ayağımın üstünü kapatayım bakayım, onlar çakana kadar, çakarlar ise koca başparmak yırtık dondan çıkar gibi çıkacak ve ben nakavt olacağım misafirlikte...
 Burun Kılı Makası  (Ahmet Zeytinci)

Bunun için keskin bir burun kılı makası lazım. Uzadıkça gerçekten çok kötü bir görüntü oluşturuyor burnumuzun kılları. Burada Tarkan'ın ''Kıl Oldum Abi'' diye de bir şarkısının olduğunu fakat bu şarkının burun kılları ile de bir ilgisi olmadığını belirtelim... Kime kıl olduysa artık Tarkan birader, onu da bilemiyoruz, bilmekte istemiyoruz. Bize ne?
 Her Şeyi Sayıyor da Bir Bizi Saymıyor  (Ahmet Zeytinci)

Bu yaşamımızın vazgeçilmez parçası, her şeyi biliyor, bilmediği bir şey yok. Topluyor, çıkartıyor, bölüyor, çarpıyor. Bilgileri sayıyor. İyi de kardeşim bu meret evimize girdiğinden beri hem vallahi hem billahi aile bağlarımız zayıfladı yahu! Sizlerde durumlar nasıl bilemem ama biz de böyle arkadaşlar. Biz dört kişilik klasik Türk ailesi diyebileceğimiz bir aileyiz. Anne, baba, bir erkek, bir de kız evlat. Bu görünüşte ve kullanışta harika alet sayesinde birbirimizin yüzünü evimizin içinde bile göremez olduk. Her şeyi sayıyor da bir bizi saymıyor.
 Yer Değiştirme Şampiyonu  (Ahmet Zeytinci)

Neredeyse bir hafta var Ramazan Bayramına, çocuk olduğumuzdan ve de okula gittiğimizden biz ancak cumartesi ve pazar günleri tekne orucu tutuyoruz. Yani Hoca öğle namazında Allahu Ekber dedi mi biz homini gırtlak sofrada ne varsa götürüyoruz...
 Yssah Hemşerim Khk İle  (Ahmet Zeytinci)

- Babaaaaa harçlığım bitti azıcık para versene, hem bu sene harçlığıma zam yapacaktın yapmadın, zam istiyorum... - Ne zammı oğlum, ne harçlığı, sen duymadın mı çocuklara harçlıklar bundan böyle üç haftada bir verilecek, ayrıca da harçlıklara zam olayı da yok, eskiden ne harçlık alıyorsan o, Kanun Hükmünde Kararname ile hepsi düzenlendi... - Nasıl yaaaaa baba, sen şimdi harçlıklarıma zam yapmayacak mısın? - Yok oğlum zam mam, yasak yasak, Kanun Hükmünde Kararname ile kanuna karşı gelinir mi? - Tüh desene Tülin ile buluşmaya gidemeyeceğiz cepte para yok... - Tülin ile buluşmak da yasak. - O da mı Kanun Hükmünden Kararname ile yasaklandı? - Yok onu ben yasakladım, hiç beğenmedim de o kızı...
10 
 Arkamızdan Ağladılar mı  (Ahmet Zeytinci)

Sıkıldım artık bu hazır mama muhabbetinden oysa ki annemin sütü ne güzeldi cokur cokur emip duruyordum, pek bir tatlıydı be! Biraz zaman geçsin yemeklerden de vermeye başlarlar bunlar bana. İyi de her yemeği de sevemem ki ben de minnacık bebeyim...
11 
 Sinirlendim mi Oluyor Bunlar  (Ahmet Zeytinci)

İş yerinde ticaretimizi sürdürürken illaki sinirlenmeler oluyor müşterilere... Ancak ticaretin en önemli iki kuralından birisidir ''Müşteri her zaman haklıdır.'' Hemen aklınıza gelecektir mutlaka, ikinci kural nedir diye? Durun canım acele etmeyin onu da söyleyeceğim, söylüyorum şimdi. İşte ikinci kural, müşterinin haklı olmadığı zamanlarda, başka bir müşteri haksız olan müşteriye hak verirse sonuçta ikinci kural gereği müşteri yine haklı çıkar. Yazıda da turada da hatta para dik gelse bile utanmadan sıkılmadan, haklıdırlar... Öyle dik gelen paralar varmış billahi... Ben de İnternet sitelerinin yalancısıyım...
12 
 Zorunlu Trabzonsporlu Olduk  (Ahmet Zeytinci)

Tek kalan eldiveni bir çekmeceye kaldırdım haliyle, yine de atmadım çöp sepetine, bakarsın bir umut bir yerlerden çıkar belki diye... Bordo eldiven de sabahları işimi görüyor, bayağı sıcak tutuyor ellerimi... Bir kaç günde onunla kanka olduk, sevdi beni galiba bu bordo eldiven, tam da diyordum ki haydaaaaa! Onun da bir teki kayboldu... Güleri misin, ağlar mısın, yoksa sinirden elinde kalan eldiveni mi ısırırsın? Ben hepsini yaptım billahi...
13 
 Parayı Sevmiyorum Kız  (Ahmet Zeytinci)

Kız inanmıyor musun bana? Hakikaten sevmiyorum ben bu parayı yaaaaa! Geçen gittim, baktım banka hesabıma ooooh bir dolu para göndermişler, yatırmışlar hesabıma, çalıştığım, mankenlik yaptığım ajanslar, dizilerde rol aldığım bölümlerin paraları bir de... Onlarda bilirler benim parayı sevmediğimi... Yeter da yeter, bu kadar para gönderiyorsunuz bu manken Damla ablanıza, O da dayanamıyor harcıyor. Burada ki (O) ben deniz oluyorum az buçuk. Durur mu ben de para? Hemen gittim bir son model BMV araba aldım. Yok arkadaş yok para beni bozuyor ya, mezara mı götüreceğim, hemen harcarım. Altı ay önce aldığım geçen senenin BMV sini de bir gariban manken arkadaşıma hediye ederim artık, hediye ederim dediysem, parasını aldıktan sonra tabi, hediyesi yüz bin dolar olur canım, ben öyle aç gözlü bir insan olsam üüüüüf nelerim nelerim olurdu şimdiye kadar. Yatlar, katlar, kürkler, kotralar, uçaklar, hatta uçak gemileri... ''Duyamadım uçak gemisini şahıslara vermiyorlar mı dediniz?'' Olsun canım olsun, ben de sadece gemisi olmayan uçak alırım da dudağınız uçuklar... Bana da yakışır her türlü uçaklar...
14 
 Bankamatikler Yüzünden Kilo Alıyorum  (Ahmet Zeytinci)

Atölyeci Turhan ağabey gelir yanıma. Hem de her ayın yirmi üçünde hiç sektirmez yanıma gelme işini... - Ooo Ahmetçiğim güzel insan nasılsın bakalım? --Ne olsun Turhan ağabey yuvarlanıp gidiyoruz işte sen nasılsın? - Ben de iyiyim bu gün senin de emekli maaş günüydü değil mi? --Evet ağabey ver kartını sen ben birazdan benimkini çekmeye giderken seninkini de çekerim bankalarımız aynı nasılsa elime mi yapışır ağabey... - Ha yaşa Ahmetçiğim kartım yanımdaydı zaten gelirken getirmiştim. Tatlı hakkın baki biliyorsun. --Ağabey boş ver ya ne tatlısı elime mi yapışır benimkini çekerken seninkini de çekiyorum. Basit aslında para çekme işi gel bir gün öğreteyim sana. - Ya boş ver kim öğrenecek bu saatten sonra o işi.
15 
 Gece Uykularım Kaçmıştı Sabah Kapıda Bekliyormuş Beni  (Ahmet Zeytinci)

Bazen gözlüğümü nereye koydum diye sağa sola bakınıyorum. Oradan kızım hemen sesleniyor ''Baba gözlüğün gözünde ya'' ben de ''Hay Allah kahır of ki of vay anam ben aslında sizi denemek için şaka yapmıştım'' diye geçiştiriyorum, sonra da dönüp dönüp kendime kızıyorum. Kızmakla da kalmıyorum bazen de kendime ceza veriyorum. Gidiyorum Ceza'nın CD'sini müzik setine koyuyorum ve sesi de sonuna kadar açarak dinliyorum ki aslında hiç de sevmem adamların müziğini... Bu da bana iki türlü bir ceza oluyor...
16 
 Zeytin Çekirdekleri  (Ahmet Zeytinci)

O simsiyah zeytinler benim hanımın kömür gözleri gibi, sofrada ''Beni ye beni ye'' diye bas bas bağırırlar hepimize, biz de kayıtsız kalamayız ''Hay hay'' diyerek girişiriz zeytinlere... Bir tabak biter de sonra hanım yine takviye kuvvet getirir buzdolabından. Ben biraz hızlı yerim, çekirdeklerini de rastgele her yere koyarım. Tabi bu seferde hanımda şalterler atar, ne dese haklı kadın. ''A Kocam şu zeytinlerin çekirdeklerini tabağının kenarına koysan da bana eziyet etmesen nasıl olur?'' Olmaya olur da huyum kurusun işte... ''Tamam bir daha ki sefere söz tabağın içine atacağım canımın içi.'' Hanım bu hiç inanası gelmez. ''Hiç zannetmiyorum ama çalışırsan başarırsın gibi Ahmet.'' Tembellik mi, umursamazlık mı yoksa, ne sayarsanız sayın... ''Ya hayatım ben koyuyorum tabağa zibidi çekirdekler oradan firar ediyor, özgürlüğüne düşkün çekirdekler bunlar herhalde. Sıçrayıp dışarıya gidiyorlar.'' Kakara ve kikiri gülüşmeleri sonrasında...
17 
 Zırt Bank Zort Bank Hırt Bank Hep Yanınızda  (Ahmet Zeytinci)

- Selam Zırt Banklı kardeşlerim ben geldiiiim... - Ne iyi ettiniz de geldiniz. - Göreceğiz bakalım... - Biz hep yanınızdayız. - İyi o zaman ben sizden bir dönem tüketici kredisi kullanmıştım. - Aman aman ağabeyim ne güzel etmişsiniz. - Hem de sizden emekli maaşı alıyorum. - Oh oh ne ala ne ala... Emekliyorsunuz demek...
18 
 Kalemim ile Sohbet  (Ahmet Zeytinci)

Kaç yaşından beri tanıyordum onu? İlk önce elime aldığım zaman daha okula bile gitmiyordum sanırım. Akşam babam eve getirmişti, hem de çeşit çeşit renklerde... Kim bilir belki de o canlı renkler mi cezp etmişti beni? Kısa zamanda evi kâğıttan bir çöplüğe çevirmiştim. Tabi bunun sonucunda anneden ve babadan bir dolu fırça... Parlamıştım bayağı o fırçaların sonunda...
19 
 Kâhya  (Ahmet Zeytinci)

Güzel, pırıl pırıl bir pazar günü, ev de kanepede ayaklarımı uzatmış yatıyorum. Arada şekerleme yapıyorum, arada gözlerimi açıyorum, manasız manasız tavana bakıyorum. Kâhya da yanımda azıcık ötede. Yemek yiyeli epey oldu da canım biraz meyve çekti bu yaz günü. Yaz meyvelerinin hepsini severim. Allah var onlarda beni sever. Kavun, karpuz, şeftali, kayısı vs. Kâhya'da anlamış olacak ki gözlerimden, durmadan dürtüyor beni ''Kalk çok yattın,, dolapta mis gibi karpuz var mideye indir onu bir kere hemencecik.'' Kâhyayı dinlememezlik edemezdim tabi ki usulca yerimden kalktım ve dolaba doğru bir nokta operasyonuna karar verip kapağı açınca kan kırmızı karpuz ile göz göze geldik. Bu kahyaya ne kadar minnettar olsam azdır beni karpuza yönlendirdiği için... Döndüm O'na...
20 
 Böyle Giderse Batarız  (Ahmet Zeytinci)

Tabi çocuklar bayağı terliyorlar. Terleyince de su içiyorlar. Haliyle su içince de tuvalete sıkışıyorlar. Sıkışınca da dışarıdan gelen çocukların bazıları bizim eve tuvalet kullanmaya geliyorlar... Canları sağ olsun, hepsi de benim evlatlarım, çocuğumun arkadaşları, pırıl pırıl çocuklar. Bir çoğu yüksek öğrenimde ...

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Yssah Hemşerim Khk İle
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Aman Karpuz Kestim Yiyen Yok
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Parayı Sevmiyorum Kız
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Asansör Mü Merdiven mi
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Burun Kılı Makası
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yer Değiştirme Şampiyonu
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yok Artık
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bir Ellilik Bir Yüzlük
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Babanı Rüyamda Gördüm
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yaaaaylalar Yaylaaalar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.