Deneme > Doğa ve Dünya
Genellemeler
Şöyle bir düşünelim, genellemeler olmazsa; detaylardan, tüme varmaya çalışan yazarlar ne yazardı hiç düşündünüz mü? Ya da edebiyat sürekli olarak size, yaşam kalitesi için -şiir değilse-, vasiyetiniz kadar özel sırlarınızı giriş gelişme ve sonuç noktasında daha da acıklısı anafikri olan bir düzyazıya dönüştürme mecburiyetini dikte etseydi ne yazardınız
Bir Paçavra Hastalığı: Koronavirüs
bütün bunların yanında her gün gelinim ve oğlum ihtiyaçlarımızı kapıya kadar getirmeleri, ayrılırken bulunduğumuz balkona el sallamaları.. duygulandıran anlardan bazıları. insanın aranılması hal-hatır sorulması tabi ki güzel bir durum, ancak hastalık günlerinde uzun telefon görüşmeleri iyi olmuyor. mecbur kalınırsa, birkaç cümleyi geçmeyen telefon görüşmesi olabilir veya mesajla geçmiş
Farklı Bir Yönetici,
Bu sözleri duyunca hayret ettim. Şaşırdım. Çünkü günümüzde bu şekilde düşünen kaç insan vardı? Gerçekten yardım etmek isteyen ve bu aşkla tutuşan kimler vardı? Etrafımıza şöyle bir baktığımızda bırakın yardım etmeyi, bırakın sosyal sorumluluğu, hırsızlıklar, yalan, dolan, üçkâğıtçılık, sahtekarlık, alavere, dalavere almış başını gidiyor. Kim kime yardım ediyor
Ağaç Deyip Geçme!
Haberlere göre gökyüzüne cemre düşmüş. Yakın bir zaman sonra yeryüzüne de düşecektir muhakkak. Bir de bakmışız ilk bahar, sonra yaz ayını bitirmiş daha sonra sonbahar ve kışın tekrar gelerek içimizi titretmesini bekleyeceğiz
Zeus'un Kızı; Kaptan June
Kendi doğasına müdahale eden bir insan yaşam hakkını kaybetmeye mahkumdur.Ag
Yedıgım Ictıgım Benım Olsun Sıze Tecrubelerımı/gezılerımı Paylasayım
deneyimlediklerimi bu sayfada paylasmak istiyorum.
Kilim
Bir bardak nasıl mecbursa suyla dolmaya, ben de öyle mecburum seninle olmaya. Çünkü ne dudaklarından uzak durmaya ne de susuz kalmaya tahammülüm var. Ne olur en daraldığım yerden tut beni. Yoksa durdurduğum yerde kırılıp parçalanacağım. Bir bardağın kenarına kondurulan dudak izi gibi öp beni. Bir ömür yapışsın bana
"Zeytinliklerin Altında Sükûn Yok!"
Sinemanın Yeni Gerçekçi yönetmeni İtalyan Giuseppe Di Santisin Zeytin Ağaçlarının Altında Sükûn Yok! adlı 1950 yılında beyazperdeye aktardığı filmin başlığı ile makaleme başlamak istiyorum
Hak Verilmez Alınır ve Şike
Geriye dönüp baktığımız zaman bazen yaşananlara kendimizde inanmıyoruz. Kişinin kendini bilmesi kadar
Erdem olmaz. Bilmezse bet bereket olmaz, uyum olmazsa
devlet olmaz. Bu yazıda gecekonduculardan da bahsettik.
Tanıtım yazımda da kısaca Devletten bahsetmek istiyorum.
89 Yıldır savaşa girmedik, oysa 1945
Kuşların Salıncaklara İhtiyacı Yoktur
Kuşların salıncaklara ihtiyacı yoktur.Çünkü salıncaklar sadece çocukları aldatır.Ve kuşlar kanatlarıyla gökyüzünü kucaklarken, çocuklar yetim kalır.
Kuşların ağaçlara ihtiyaçları çoktur; çünkü ince dallarında yuva yaparlar.Yapraklarının arasında, gün ışıklarıyla beraber hem mutluluğa hem yeme doyarlar.Ayrıca daldan dala atlayarak oyun oynarlar.Oysa çocukların uçurtmaları ağaçlara takılır ve birçoğu ne yapacağını
Dünya Bizim İkinci Evimiz
Dünyamızı yıprattık bütün bu iklim değişikliği nedeni biz yakıt fosil yakıtlar arasında ana sorumlu olarak yakıt aslında kömür karşımıza çıkar küresel ölçekte birincil enerji talebin %27 si kömürden sağlanırken enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının %43 kömür kaynaklıdır kömürü %36 petrol %20 si ile doğalgaz takip eder ...
Yakınma
Yaşama gölge düşüren, doğanın canını acıtan, dünyanın dengesini bozan olayların işlenmesi
Çınar
“Çınar” sözcüğü sizlere neleri hatırlatır? Tevfik Fikret’in “Çınar” adlı şirini mi?
Tevfik Fikret, ne murat etmişti bu şiirde bilmem ama bizim Orduzu’daki çınarı her gördüğümde, gayrı ihtiyarı Tevfik Fikret’in o meşhur “Çınar” adlı şiirin bazı mısraları dilime dolarım; “Enli, boylu, vakûr. /eğilmemiş, mağrûr/ Koca bir gövde;
Yalnızlık Üzerine Bir İnceleme
Bunu lise sonda yazmıştım. En kapsamlı denemem diyebilirim.
Ağlayan Ankaraydı Nisanda Ben Değil
Nisan bir başka sevindirir beni.
Her şeyden hoşnudumdur nisan günlerinde.
Güneş damarlarımdaki kanla beraber umutlarımı da ısıtır.
Düşünceye Takılanlar - 3
\*Beklediğimiz mucize gerçekleşirse ne olacak?Yaşamımız boyunca hep mucizelere umut bağlamak yanlış olsa gerek.Çünkü güneşler her gün doğuyorlar ve her gün batıyorlar.Sayısız güneşten her birisi bir mucize değil de nedir?Asıl olan güneşimizi belirleyebilmekte,seçebilmekte ve onu görebilmektedir.
Gün Aşımı
Atatürk, hilafetten cumhuriyete geçişimiz, Ankara'nın Başkent ilan edilmesi, Kurtuluş Savaşımız Dünyada, 20. asırda özgürlüklere kapı açmış, yankı yapmıştır. Bir ilçe görünümünde olan Ankara'nın kısa zamanda çağdaş, mega bir kente dönüşmesi de Türk toplumunun övüneceği en büyük başarısıdar. Saygılarımla.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20



















